İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/29 K.2025/32

Mahkememizin ..., 05/07/2017 tarihli kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4632 Esas, 2020/6340 Karar, 02/11/2020 tarihli kararı ile bozularak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının…

Esas2025/29Karar2025/32Tarih15 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.990 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2025/29
Karar No
2025/32
Karar tarihi
15 Ocak 2025
Esas no
2021/85 Esas
Karar no
2024/889
Dava
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
30/04/2015
Karar tarihi
18/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.990 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizin ..., 05/07/2017 tarihli kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4632 Esas, 2020/6340 Karar, 02/11/2020 tarihli kararı ile bozularak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı şirketin ... adresinde 25/09/2012 tarihinden bu yana kuyumculuk işiyle iştigal eden bir şirket olduğunu, davacı kuyumculuk işiyle iştigal ettiği için davalı ... şirketi ile 09/05/2013 tarihinden 09/05/2014 tarihine kadar geçerli olmak üzere hırsızlık hasarlarını da kapsayacak şekilde sigorta poliçesi akdedildiğini,

18/05/2013 tarihinde kuyumcu dükkanı açıldıktan bir süre sonra sabah saat 09:30 sularında yüzleri kapalı iki kişi iş yerine gelerek ve çalışanı silahla etkisiz hale getirmek suretiyle vitrinde bulunan 3 kilo 600 gram altını vitrinden alarak torbaya koyarak gasp ettiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle altının gramının 103,00TL olup, çalınan 3 kilo 600 gram altının değerinin ise 370.000TL olduğunu, davacı şirketi temsilen şirket yetkilisi ...'in, davalı ... şirketine başvurarak çalınan 3 kilo 600 gram altının bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davacının bu talepte bulunurken soygun öncesi 7 kilo 960 gram altının şirkette bulunduğunu,

2 kilo 790 gramının soygundan önce harcandığını, bu miktar ile ekspertiz sırasında iş yerinde bulunan altın düşüldüğünde, çalınan altın miktarının 3 kilo 600 gram olduğunu gerçeğe uygun olarak belirttiğini, davacının 18/05/2013 tarihinde gerçekleşen gasp olayında 3 kilo 600 gram altının gasp edildiğini, ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasındaki tüm delilerle ve fatura,

soygun öncesi gerçekleşen satışlar ve ekspertiz sırasında iş yerinde bulunan altınlar çıktıktan sonra sabit olduğundan dava tarihindeki 1 gram altının 103,00TL olduğu göz önünde tutularak 370.000TL sigorta limiti altında kalan alacaklarının ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacı ... İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin 1-5-.../... no.lu Kuyumcu Paket Sigorta Poliçesi ile 09.05.2013 – 09.05.2014 tarihleri arasında sigorta poliçesinde belirtilen şartlar ve limitler uyarınca davalı ...

Sigorta A.Ş.’ye sigortalı bulunduğunu, davacı sigortalıya ait işyerinde 18.05.2013 günü saat 09:30 sularında yüzleri kapalı iki kişinin ve işyeri çalışanını silahla etkisiz hale getirmek suretiyle vitrinde bulunan altınları almak suretiyle gerçekleşen gasp olayı sonunda hasar meydana geldiğinden bahisle hasarın sigorta poliçesinden karşılanması için yapılan ihbar üzerine davalı şirket nezdinde açılan ... no.lu hasar dosyasından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda,

sigorta prim peşinatının riziko gerçekleştikten sonra ödenmiş olmasından dolayı davalı şirketin sorumluluğunun başlamamış olmasının yanı sıra sigorta poliçesi özel ve genel şartları uyarınca sigorta teminatı dışında kaldığından davacının tazminat talebi 16.09.2013 tarihinde reddolunduğunu, kural olarak Sigorta Hukuku'nda sigorta akdinin meydana gelmiş olmasının, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmeyeceğini, TTK.nun 1459. maddesi hükmüne göre, riziko, genel olarak sigorta sözleşmesinin vücut bulması ve yine aynı yasanın 1430 ve 1431. maddeleri uyarınca,

sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde sigorta teminatı içerisinde kabul edildiğini, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için de, TTK.nun 1458 ve 1431. maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması zorunlu olduğunu, dava konusu olayın sigortalı işyerinde sadece bir çalışanın bulunduğu sırada gerçekleştiği sabit olup poliçede hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi için kuyumcuda en az iki çalışanının bulunması şart kılındığından,

dava konusu hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, "İki Kişilik İşyeri Garantisi" özel şart uyarınca işyeri açık iken işyerinde sigortalının en az iki çalışanının bulunması gerektiği şart kalınmış olmasına karşın, poliçe özel şartı aksine davacı sigortalı tarafından gereken dikkat ve özen gösterilmeksizin olay anında dava dilekçesinde de kabul olunduğu üzere sigortalı kuyumcuda sadece bir çalışanının olduğunun sabit olması karşısında davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, dava konusu hasardan dolayı yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirketin herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını,

yine davayı kabul anlamında olmamak kaydı ile davada talep olunan tazminat miktarının gerçek zarar olmadığını, ayrıca dava konusu sigorta poliçesinde Kasa Dışında Bulunan Stoklara " Stok Sigorta bedelinin % 10'u maksimum 50.000.-TL limitle sınırlı olarak " teminat verilmiş olduğunu, davaya konu olayda çalınan altın, ziynet eşyası kasa dışında vitrinden çalınmış olduğundan, dava konusu olaydan dolayı davalı şirketin herhangi bir tazmin sorumluluğu olmamasına karşın hasarın sigorta teminatı kapsamında gerçekleştiğinin kabulü halinde,

sigortacının ancak gerçek zararı ödemekle mükellef olması nedeniyle gerçek zararını resmi kayıtlar ile ispatlaması gerektiğini, bu kapsamda davacının ticari defter ve kayıtları ile dava dışı mal alıp sattığı 3 kişilere ait firmalar arasında davaya konu edilen altın emtiasının alım satımına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının tüm detayları ile birlikte karşılıklı irdelenmesi ve ayrıca davacının ticari defter ve belgelerinde ödemeye ait gösterilen belgelerin menşeinin araştırılarak ödeme olgusunun kaynağının ve sıhhatinin tespit ettirilmesini,

davalı şirketin ancak davacının resmi kayıtlarla ispat ettiği gerçek tazminat miktarından azami 50.000,00.-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini beyanla, davalı şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, davalı ... şirketine sigortalı işyerinde meydana gelen gasp olayı nedeni ile uğranılan 370.000TL zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında davalı tarafından karşılanmadığından, davalıdan tahsiline ilişkindir.

Davacının ... adresinde kuyumculukla iştigal ettiği, davalı ile aralarında 09.05.2013-14 arasını kapsar mahiyette hırsızlık klozunun da olduğu sigorta poliçesi aktedildiği, olay günü olan 18.05.2013 tarihinde saat 09.30 sularında eli silahlı ve yüzleri maskeli iki kişinin dükkana gelerek soygun gerçekleştirdiği ve bir kısım kuyum metalarını alarak kaçtıkları, kamera kayıtlarından, ceza soruşturma dosyasından ve dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf da bulunmamaktadır.

Mahkememizin ..., 05/07/2017 tarihli kararı ile talep hakkında evvela, davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 2017/2371 Esas, 2019/1083 Karar, 14/06/2019 tarihli kararı ile davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu kez davacı tarafça istinaf karar ilamı yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4632 Esas, 2020/6340 Karar, 02/11/2020 tarihli ilamı ile;" davalı sigortacı bakımından geçerli bir sözleşmeden cayma durumu bulunmadığı da gözetilerek,

taraf delillerinin toplanması ile işin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi ve hukukun yanlış uygulanması nedeniyle İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir."denilerek davacı vekilinin temyiz talebinin kabulüne karar verilerek Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Yapılan yeniden yargılama ile, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava Dosyasında bulunan DVD ve dosyada bulunan gerekçeli karar evrakı ile kesinleşme şerhi, davacı şirketin BA - BS formları, 2013-01-12 dönem gelir vergisi beyannamesi dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya CD üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 09/05/2022 tarihli raporda; DVD video kayıtlarının çözümlenmesi yapılarak rapor oluşturulmuştur.

Dosya Kuyumcu, Mali Müşavir, Sigorta Uzmanı, Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Güvenlik uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 09/08/2023 tarihli raporda. Teknik (Güvenlik) Yönden: davacı ... İnş. ve San. ve Tic. Ltd.

Şti.'ne ait ... isimli iş yerinde 18.05.2013 tarihinde saat 09:25 sıralarında meydana gelen soygun olayının yukarıda arz ve izah edildiği üzere önlenebilmesinin %50 ihtimal dahilinde olduğu, Mali Yönden; davalı tarafça dosyaya sunulan ekspertiz raporu ekinde yer alan davacıya ait 18.05.2013 olay tarihli mizan/mali tablolar incelendiğinde davacının ... ve kıymetli Mad.

Şirketinden almış olduğu toplam 7.960 Gr karşılığı 679.983 TL altının davacının mizanında 18.05.2013 tarihi itibariyle stoklarda göründüğünün tespit edildiği, ancak davacı talep ve beyanları incelendiğinde davacının 3.600,82 gr talepte bulunduğu, davacı tarafça dosyaya ve incelemeye yasal defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden stokta görünen toplam 7.960 Gr.

Altının ne kadarının davacı tarafça harcandığı ve hırsızlık saatinde fiilen ne kadar stokunun bulunduğu hususlarında mali yönden herhangi bir tespit yapılamadığı, Sigorta Hususu Yönünden; davacı ve davacının görevlilerinin poliçenin geçerli olması için gerekli ön şart ve özel şartları yerine getirmemesi nedeniyle davalı sigortanın gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağı, Nitelikli Hesaplamalar Yönünden: davacı alacağını sigorta poliçesi kapsamında davalının sigorta poliçesine dayalı sorumluluğuna dayandırmakta olup, ortada geçerli bir poliçe bulunmadığından davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmadığının düşünüldüğü,

Kuyumcu Hususu Yönünden: Teknik güvenlik yönünden oluşturulan kanaate katılınmadığı, sigorta hususu yönünden oluşturulan görüşe katılınmadığı, dava tarihinde davacı tarafın talep edebileceği ziynet eşyaları bedelinin 1.283.400 TL olduğu belirtilmiştir.

Dosya bir önceki heyetten yalnızca Mali Müşavir ve Kuyumcu bilirkişiye yeniden tevdi edilmiş, düzenlenen 16/09/2024 tarihli ek raporda; davacı taraf çalınan altınlarının toplamı 19/01/2024 tarihinde sunduğu dilekçe ekindeki şirket yetkilisi beyanında 4170 gram has altın karşılığı muhtelif takı olduğu, dava dilekçesinde çalındığı iddia edilen 3600 gram altınında has altın olduğu olup, 3600 gr altının çalındığı tarihteki değeri (18.05.2013 ), 3600 grx 81,55 g/TL = 293.580,00 TL olduğu, 3600 gr altının dava tarihindeki değeri (02.02.2021 ), 3600 grx 428,66 gr/TL = 1.543.176,00'TL olduğu,

davacı beyanlarından çalındığı iddia edilen altınların Çalındığı Tarihindeki Değeri (18.05.2013 ) 4170 grx 81,55 gr/TL - 340.063,50TL olduğu, davacı beyanlarından çalındığı iddia edilen altınların Dava Tarihindeki Değerinin (02.02.2021 ) 4170 grx 428,66 g/iTL =1.787.512,20TL olduğu belirtilmiştir.

Poliçe özel şartlarına bakıldığında, dükkanda her daim iki çalışanın bulunması gerektiği ve kuyumların kilitli bölmelerde muhafaza edilmesi gerektiği yönünde şartlar olduğu, buna rağmen soygun eylemi sırasında dükkanda sadece bir kişinin olduğu ve çalınma gerçekleşen bölmelerin kilitli olmadığı kamera kayıtlarından anlaşılmaktadır.

Bu açıdan davacının sözleşme özel şartlarını ihlal ettiği düşünülse bile, soyguncuların iki kişi olması, ellerinde silah olması ve yüzlerinin maskeli olması durumları nazara alındığında, eylemin bu şekli ile poliçe özel şartları yerine getirilmiş olsaydı dahi, yani dükkanda iki çalışanın bulunması halinde ve bölmeler kilitli olsa bile olayın vahameti ile soygunun yine de gerçekleşeceğini kabul etmek gerekmiştir.

O halde, poliçe özel şartlarının yerine getirilmemiş olması ile netice arasında illiyet bağının kesilerek soygunun meydana geldiğini kabul etmek gerekmiştir.

Bununla beraber, poliçe özel şartlarına göre dükkanda iki çalışanın bulunması ve bölmelerin kilitli olması halinde gaspçıların daha az kuyum hırsızlayacaklarını da kabul etmek, bu surette davacının da %20 müterafik kusuru ile zararın artmasına sebep olduğunu soncuna varmak gerekmiştir.

O halde, meydana gelen olayda, davacının %20 kusuru ile zararın artmasına kendisi sebep olduğundan, davalının ancak meydana gelen zararın %80'ninden sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir.

Gerek ceza yargılamasındaki tespitlerde ve gerekse davacının ticari defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemelerinde, davacının gerçekte ne miktar kuyumunun çalındığı net olarak tespit edilememiştir. Ne var ki 6098 sayılı TBK'nın 50/2. maddesine göre olayların oluş biçimine göre hakimin zarar miktarını takdir edebileceği hükmü nazara alınarak, bir tazminata hükmetmek gerekmiştir.

Buna göre, davacının baştan beri alınan beyanlarında ve iddialarında tutarlı olarak 3.600 gr altının çalındığını beyan etmesi, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının dava dışı ... Kıymetli Maden şirketinden aldığı 7.960 gr altının stoklarında görünmesi, bu haliyle davacının iddia ettiğinden daha fazla altın miktarının mizanında görünmesi, buna rağmen bu miktarın yarısından daha azının çalındığını samimi olarak beyan etmesi, kamera kayıtlarında hırsızlanan altınların göz kararı miktarları birlikte nazara alınarak, davacının olaydan dolayı 3.600 gr altınının çalındığını kabul etmek gerekmiştir.

Bilindiği üzere, haksız fiil sorumluluğundan, zarar hesabı fiilin tamamlandığı tarih itibari ile hesaplanması gerekir. O halde, davacı alacağını TL cinsinden talep ettiğine göre 3600 gr altının haksız fiilin gerçekleştiği tarihteki değerinin esas alınması gerekmiştir. Bilirkişilere yaptırılan hesaplamada soygun günü altın kuru üzerinden, çalınan 3600 gr altının ederinin 293.580,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı bu zararın oluşmasında %20 kusurlu kabul edildiğinden, davalının 234.864,00 TL tazminat ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar kısa kararda, matbu olarak karara karşı konun yolu istinaf olarak derc edilmiş ise de, dosya mahkememize Yargıtay bozması sonrası yeniden geldiğinden ve bozmaya uygun işbu yeni karar tesis olunduğundan HMK 373/4.m gereği kanun yolunun, HMK 305/A maddesine göre gerekçeli kararda temyiz yolu olarak düzeltilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

234.864,00 TL tazminatın 16/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 16.043,56-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.318,68-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.724,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 37.578,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 6.318,68-TL Peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan; 27.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 142,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 27.142,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 17.228,86-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafça sarf edilen 324,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 118,33 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/29, K. 2025/32, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/29
Karar No
2025/32
Tarih
15 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/30 K.2025/27
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/30 K.2025/36
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/30 K.2025/33
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/30 K.2025/18
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/30 K.2025/91
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/30 K.2025/71

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.