İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/847 K.2026/146

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2025/847Karar2026/146Tarih2 Mart 2026Okuma12 dk · 2.309 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
2 Mart 2026
Esas no
2025/847 Esas
Karar no
2026/146
Dava
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
Dava tarihi
23/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.309 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Cebri icra baskısı altında yapılan ödeme ve iade hakkını kesinleştiren protokol hükmüne göre fahiş ve fazladan tahsil edilimiş olan bedelin iadesini talep ettiklerini, davalı ... A.Ş. tarafından müvekkilimiz aleyhine, hukuka aykırı tahakkuklara dayalı alacak iddiasıyla ... 23. İcra Müdürlüğü’nün ....

E. sayılı dosyası ile bir icra takibi başlatıldığını, davacının taşınır ve taşınmaz malları üzerindeki cebri icra tazyikini, haciz tehdidini ve hukuki zorlamayı bertaraf etmek amacıyla, borcun tamamı olduğu iddia edilen toplam 2.000.000,00 TL’lik (iki Milyon TL bedelli) fahiş bedeli muhtelif tarihlerde ödemek zorunda kaldığını, ancak bu ödeme, borcun ikrarı veya kabulü anlamına gelmemektedir.

Zira taraflar arasında tanzim edilen 12.12.2024 tarihli PROTOKOL'ün son derece açık ve kesin bir hüküm içerdiğini, davalı tarafça ölçülülük ilkesine aykırı ve kabul edilemez fahiş bedel tahsilatı yapıldığını, haksız zenginleşme hükümleri ve istirdat davasının hukuki dayanağının davacı lehine olduğunu, dava şartı olarak öngörülen zorunlu arabuluculuk görüşmeleri usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş, ancak davalı kurum, müvekkilden fahiş bedelle tahsil ettikleri miktarın iadesi konusunda uzlaşma iradesi ve hukuki iyi niyet göstermediklerini, davalının haksız zenginleşmeyi devam ettirme yönündeki tutumu,

arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, haksız olarak tahsil edilen bedelin iadesi istenirken, müvekkilin paranın kullanımından mahrum kaldığı süre için faiz talep etme hakkının bulunduğunu, davalı şirketin, kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiyle iştigal eden bir ticari kurum olduğundan, haksız yere tahsil ettiği ve kullanmaya devam ettiği meblağa, hakkaniyet gereği ve ticari ilişkinin mahiyeti uyarınca en yüksek oranda uygulanan ticari avans faizinin,

her bir ödeme tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesinin zaruri olduğunu belirterek HMK m.107 belirsiz alacak olarak müvekkilimizin haklı davasının kabulü ile, davanın kabulüne, ...

23. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı icra dosyası kapsamında müvekkilden haksız ve fahiş bedelle tahsil edilen miktarın, yargılama neticesinde uzman bilirkişi raporuyla belirlenecek kesin tutarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL'nin (Yüz Türk Lirası) davalıdan istirdatı yoluyla tahsil edilerek müvekkile faiziyle ödenmesine, tahsiline karar verilen meblağa, her bir ödeme tarihinden itibaren en yüksek (bankalar arası) ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın somutlaştırılmadığını, istirdat davası için hukuki koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça söz konusu bedel ihtirazı kayıtsız olarak ödenmiş olup iadesinin talep edilemeyeceğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yarar olmadığını, Kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, fatura hesaplaması,

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmamaktadır. Şirketimizce uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkil Kurumun herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurumun EPDK olduğunu, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterlidir.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, ehemmiyetle belirmek isteriz ki, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42 ve devamı maddeleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını,

ilgili maddesi belirtilen (EPTHY Madde 46/3) yönetmelik değerince davacının dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı tarihinden önce tespit edilmiş kaçak elektrik kullanımı mevcut olup davacı mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde ... 16. İcra Müdürlüğü ...E.

Sayılı dosyaya ilişkin bilgi verip işbu dosyanın konusunun bu icraya ilişkin alacak olduğunu belirtmiş ise de hatalı ve yanıltıcı bilgi verdiğini, dava konusu olduğunu belirttiği protokole konu icra dosyası ... 23. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası olduğunu, davacının kaçak elektrik kullanımı yaptığı ve hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını ve kullanılmış olan kaçak elektrikten sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de;

dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı, ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, davacının faiz talebini, faizin işlemeye başlayacağı tarihe yönelik talebini, faiz türünü kabul etmiyoruz, usul ve yasaya uyarlı bulunmayan bu taleplerin de diğer tüm talepler gibi reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek öncelikle usuli itirazlarımız dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 23. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, tespit tutanakları, vergi kayıtları, kaçak elektrik tüketimini gösterir video kaydı dosyamız içerisine alınmıştır.

Dava; Davalı ...Şirketinin ... hesap no'lu davacı iş yerinde sözleşmesiz şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen ...tarih ...seri no'lu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden düzenlenen ... no'lu faturanın tahsili için ....23.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe itiraz edilmemiş oluşu ve başlatılan takip kapsamında davacıdan cebri icra tehdidi altında tahsil edilen tutarların iadesi için açılan istirdat davasıdır.

... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 1.076.533,59 TL kaçak elektrik bedeli, 59.747,61 TL geçikmiş gün faizi, 11.949,52 faizin KDV'si olmak üzere toplam 1.148.230,72 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Dosyaya celp edilen ... yazı cevabı ekinde gönderilen fatura incelendiğinde fatura seri numarasının ... olduğu, tüketicinin ... olduğu, hesap numarasının ... olduğu, kaçak seri numarasının ...olduğu, fatura tutarının 1076533,59 TL olduğu, son ödeme tarihinin ise ...olduğu, ... seri no'lu Kaçak Kullanım Tespit Tutanağında ise kullanıcı adının ... olduğu yine ... seri no'lu Kaçak Kullanım Tespit Tutanağında ise kullanıcı adının ... olduğu anlaşılmıştır.

HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.

TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır.

Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.".

21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan,

basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.

6102 sayılı TTKnun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri olduğu sayılmış olup, buna göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTKnun da TMKnun 962 ile 969.maddelerinde; 6098 sayılı TBKnun 202-203, 444-447, 487-501, 515-519, 532-545, 547-554, 555-560, 561-580 maddeleri, Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta borsa, sergi ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve son olarak da bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava olarak sayılmıştır.

Bilindiği üzere, 12.05.2018 tarihli ve 30419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Esnaf ve Sanatkâr Odaları Arasında veya Esnaf ve Sanatkâr Odaları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Bünyesindeki Odalar Arasında Üye Kayıt Zorunluluğu Bakımından Çıkacak Anlaşmazlıkları Çözümlemek Üzere Oluşturulan Mutabakat Komitelerinin Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ"e göre mutabakat komitesi kararlarında esas alınması gereken mevzuat arasında ... tarih ve ...sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ... sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili

maddeleri yer almaktadır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararının "Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı" başlıklı 1 inci maddesinde aynen.

"5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan,

basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,

Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,

b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, kararlaştırılmıştır." hükmü amirdir.

İlave olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında;

"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:

1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000 TL) lirayı aşanlar;

2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar;

3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı aşanlar;

..." denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.

Buna göre, 2024 yılı için geçerli olmak üzere esnaf ve sanatkar sayılma hadleri; yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısı (fıkra 1 - Mal Alım Tutarı: 700.000 TL, Mal Satış Tutarı: 1.000.000 TL, fıkra 3 - Satış Tutarı: 700.000 TL) (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır (Gayri Safi İş Hasılatı : 690.000 TL)

Ayrıca, Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. Nitekim, TTK’nın “Ticari iş karinesi” başlıklı 19.maddesinde “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.

(2)Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Mahkememizce celp edilen vergi kayıtlarına göre davacının " .... 30/01/1992 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının yapıldığı ve 31/07/1998 tarihi itibariyle Dairemizce resen terkin edildiği görülmüştür. Dairemiz yetki alanındaki merkez işyeri adresi son olarak ...şeklindedir. 2018-2023 döneminde dairemizde mükellefiyetinin bulunmadığı görülmüştür. 2018-2023 döneminde dairemizde mükellefiyetinin bulunmadığı görülmüştür." şeklinde cevap verilmiştir.

Dava, davalı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... hesap no'lu davacı iş yerinde sözleşmesiz şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen ... tarih ...seri no'lu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden düzenlenen DA .... no'lu faturanın tahsili için ...23.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe itiraz edilmemiş oluşu ve başlatılan takip kapsamında davacıdan cebri icra tehdidi altında tahsil edilen tutarların iadesi için açılan istirdat davası olup, dosya kapsamında mevcut vergi kayıtlarına göre davacı tacir olmayıp, nispi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi,

TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da mevzubahis olmadığı nazara alındığında, davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmakta olup davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE

2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,

3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 02/03/2026

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/847, K. 2026/146, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/847
Karar No
2026/146
Tarih
2 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/848 K.2026/112
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/849 K.2026/153
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/849 K.2026/157
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/849 K.2026/112
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/849 K.2026/105
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/849 K.2026/103

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.