KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2019
- Esas no
- 2014/883 Esas
- Karar no
- 2019/321
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/01/2013
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış konusu "...'de 199.603 m2 lik toplam 6 blokta 608 konut, ilkokul, kreş, sağlık ocağı, sosyal tesis, kapalı otopark mimari proje, statik proje, mekanik ve elektrik-uygulama projeleri ve maket hazırlanması" olan 09/08/2011 tarihli Projelendirme Hizmetleri Sözleşmesi gereği, müvekkili tarafından hazırlanan projelerin davalıya teslim edildiğini ancak, avans ödemesi dışında bakiyenin yapılan ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 1.097.618 USD + KDV'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 09/08/2011 tarihli sözleşme gereği davacının üzerine düşen edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, işin zamanında teslim edilmediğini, projedeki eksiklik nedeniyle inşaatın tamamlanmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı yüklenilen iş bedelinden bakiyenin, iş sahibinden tahsili istemine ilişkindir.
Yanlar arasında eser sözleşmesinin varlığı her iki tarafın kabulünde olup; davacı yüklenici iş bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı iş sahibi ise eksik ve ayıplı imalat yapıldığı savunmasında bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşme tarihi olan 2011 yılı itibariyle olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanununda eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 818 sayılı BK'nın 359-363 (TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. 818 sayılı BK'nın 360.maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır.
Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 360.maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisi kullanabilir.
Bu hakkın kullanılması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. 360.maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır.
Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlilik hakların kullanılması gerekir.
Yanlar arasındaki somut uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, davacının talep edebileceği hak ediş alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş, tanık beyanları, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişiler mali müşavir ..., mimar ..., elektrik mühendisi Prof. Dr. ... ve Doç.
Dr. ...'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/11/2014 tarihli raporun, taraf vekillerinin beyan ve itirazı üzerine aynı bilirkişi kurulundan alınan 21/08/2015 tarihli ek raporun, bu kez taraf vekillerinin beyan ve itirazı üzerine aynı bilirkişi heyeti ile heyete eklenen inşaat mühendisi ... ve makine mühendisi... tarafından düzenlenen 31/05/2017 tarihli raporun ve yine taraf vekillerinin beyan ve itirazı üzerine alınan 21/08/2015 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu raporlarında özetle; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi gereği, davacının, sözleşmede belirtilen işleri mimari ve statik projeler ile maketi eksiksiz olarak, mekanik ve elektrik tesisatı projelerini %30 eksik olarak teslim ettiği, sözleşmenin 5.maddesinde, davacının fatura düzenlemesi halinde davalının KDV ödemesi gerektiği, bu kapsamda sunulan tüm kayıt ve belgelere göre davacının davalıdan KDV dahil 1.170.797,46 USD alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi kurulu kök ve ek raporları, tanık beyanları ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği, davacı tarafça yapımı üstlenilen projeye ilişkin, sözleşmede belirtilen işlerin mimari ve statik projeler ile proje maketinin eksiksiz olarak, mekanik ve elektrik tesisatı projelerinin %30 eksik olarak teslim edildiği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri tam olarak yerine getirmediği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere projenin bazı bölümlerindeki eksiklik nedeniyle davacının davalıdan toplam 1.170.797,46 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile harçlandırılmış taleple bağlı kalınarak 1.097.618 USD'nin davalıdan tahsiline ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/883, K. 2019/321, 25 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama