KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas no
- 2015/108 Esas
- Karar no
- 2020/625
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/01/2015
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan .... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak sözleşmelerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, borçlu davalı kefiller ve diğer takip borçlusu kefil hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmelerine göre ödenmeyen kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı gerçek kişi icra dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinde ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşıldığından, anılan davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı borçlu şirket , cevap dilekçesinde takip dayanağı genel kredi sözleşmelerindeki atılı imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Bu bağlamda kredi sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle davalı şirket yetkililerinin mukayese belge asılları toplanmış, davaya ve icra takibine konu edilen kredi sözleşmesi aslı celp edilmiş, takibe ve davaya dayanak kredi sözleşmelerindeki imzanın davalı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığı yönünde grafolojik bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek dosya konusunda uzman bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 13/05/2019 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan grafolojik bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu, 13/01/2011 tarihli, 5.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi aslında; 21/04/2011 tarihli, 5.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi aslında; 11/07/2011 tarihli, 500.000 EURO bedelli Genel Kredi Sözleşmesi aslında davalı ... adına atılmış imzanın, şirket yetkilileri ... ve ...'nun mukayese esas örnek imzalarına; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler taşıdığı, söz konusu kefil imzalarının davalı şirket yetkilisi ... ve ...'nun eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmeleri ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 12/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda; davacı banka ile kredi borçlusu dava dışı .... Ltd.
Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden şirkete krediler kullandırıldığı, davalıların kredi sözleşmelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve sözleşme uyarınca kefalet limitlerinin 10.00.000,00 TL ve 500.000 EURO olduğu, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; takip tarihi itibariyle davacı bankanın; davalı şirketten, 790.644,08 TL asıl alacak, 21.962,34 TL işlemiş faiz ve 1.098,12 TL BSMV olmak üzere toplam 813.704,53 TL;
davalı borçlu ...'dan 793.203,60 TL asıl alacak, 44.066,87 TL işlemiş faiz ve 2.203,34 TL BSMV olmak üzere toplam 839.473,81 TL nakdi alacaklı olduğu; kefalet sözleşmesinde çek ve teminat mektubu depo talebine ilişkin herhangi bir ifadenin bulunmadığı, bu nedenle çek ve teminat mektubu taleplerinin yerinde olmadığı; tespit edilen asıl alacak miktarlarına yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinin davalılardan istenebileceği bildirilmiştir.
İmza incelemesi yönünden alınan grafoloji bilirkişi raporu ile bankacı bilirkişiden alınan rapor, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporları, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı .... Ltd.
Şti.'ne kullandırılan ve ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredilerin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalılar hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın, davalı şirketten, 790.644,08 TL asıl alacak, 21.962,34 TL işlemiş faiz ve 1.098,12 TL BSMV olmak üzere toplam 813.704,53 TL; davalı ...'dan 793.203,60 TL asıl alacak, 44.066,87 TL işlemiş faiz ve 2.203,34 TL BSMV olmak üzere toplam 839.473,81 TL nakdi alacaklı olduğu;
gayrinakdi alacağa ilişkin talebin ise benimsenen bilirkişi raporunda açıklandığı üzere yerinde olmadığı; kredi sözleşmesini 10.00.000,00 TL ve 500.000 EURO kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalıların borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği, benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı şirket yönünden 813.704,53 TL; yargılama sırasında öldüğü anlaşılan diğer davalı borçlu ...'nun mirasını reddetmeyen mirasçısı ... yönünden 839.473,81 TL likit alacak miktarlarına yönelik davalı borçluların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği;
bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen nakdi alacak üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, bir kısım davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/108, K. 2020/625, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama