KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Esas no
- 2015/268 Esas
- Karar no
- 2018/46
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
- Dava tarihi
- 10/03/2015
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde; davalı ...'in müvekkiline kooperatif ortaklık hissesi devrine ilişkin yazılı devir belgesine dayalı olarak davalı kooperatife başvuru yapılmış olmasına rağmen belgelerin esas alınıp, kooperatif hissedarı olduğunun kayda geçirilmediğini, bu nedenle ... Kooperatifinin 20 nolu bloktaki 15 nolu bağımsız bölüme ait ortaklık payının müvekkili davacı ...'a aidiyetini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kooperatif cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ... vasisi sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; vesayet altına alınan ...'in geçirdiği rahatsızlık nedeniyle %93 oranında özürlü olduğ,u hali hazırda konuşamadığı, ancak kooperatifteki hissesini devir etmediğ,i devre dayanak belgenin silah kullanılarak boş olarak , zorla imzalanmak suretiyle alınan bir belge olduğunu, davalının kooperatif hissesine ait borçlarını ödediğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı taraf delil olarak; Hisse devir sözleşmesi, kooperatif belge ve kayıtları vs. Yasal delillere dayanmıştır.
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle dosya, kooperatif bilirkişisi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda. Kooperatiflerde açık kapı ilkesi gereğince kooperatif ortaklığının devri mümkün olup, her ortak anasözleşmede belirtilen ortaklık şartlarını taşıyan dilediği kişiye ortaklığını devredebilir.
Ana sözleşmenin 17’ncı maddesi gereğince devrin yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmesi esası kabul edilmiş olup, devir için ayrıca bir şekil şartı konmamıştır. Ne var ki uygulamada ispat kolaylığı bakımından genelde bu devir işlemleri noter huzurunda yapılmaktadır. Ancak bu noter huzurunda yapılmayan devir işlemlerinin geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Ne var ki kooperatif kendisine sunulan belgedeki imzaların gerçek taraflara ait olup olmadığını bilemeyeceği için bu şekildeki devirlerin kendi huzurunda yapılmasını isteyebilir. Olayda davacı 20/02/2013 tarihli bir devir sözleşmesi ile eski ortak ...’ten kooperatif ortaklığını devir aldığını söylemekte ve bu tarihli bir devir sözleşmesi örneğini ibraz etmiştir. Devir eden ...
03/02/2015 tarihli hastane raporuna dayanılarak İzmir ...Suih Hukuk Mahkemesinin ... tarihli ... esas sayılı kararı ile vesayet altına alınmıştır. Kooperatif hisse devir tarihi bu tarihten öncedir ve vasi de gerek devir senedindeki imza gerekse tarih konusunda bir itirazda bulunmamıştır Bu durumda davacı dayanağı devir belgesi davalı ...'in imzasını havi geçerli bir devir senedi kabul edilecektir.
Davacı ...'ın davalı kooperatif ortaklığını yine davalı ...'ten devir aldığı ve kooperatif ortağı olduğu yolundaki talebinin haklı olacağına dair rapor sunmuştur.
Dava: Adi şekilde yapılmış olan kooperatif hisse devri belgesine dayalı olarak kooperatif hissesinin tespitine ilişkindir. Davacı tarafça, sunulan adi yazılı belgede davalı ... tarafından, diğer davalı kooperatifteki hissesinin devredildiği belirtilmiş ise de iddiası sübuta ermemiş ve davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça dayanılan belge altındaki imzanın davalı tarafça inkar edilmemiş olmasına rağmen tehdit, zorla, alındığına dair beyanları uyarınca, tanıkları dinlenmiş ve dinlenen tanıklar birbirini teyit eder mahiyette davaya konu ortaklık hissesinin devrine ilişkin belgenin davalının iradesi dışında kendisinden zorla alındığını, bu hususun isticvap edilen davalı ... tarafından da teyit edildiği sabittir.
Davalının, davacının dayandığı devir belgesine rağmen kooperatifteki ortaklık hissesinden kaynaklanan borçlarını kooperatife ödemeye devam ettiği, dayanılan belgeye göre 2013 yılında devredildiği bildirilen kooperatif hissesine rağmen davalının kooperatif genel kuruluna katıldığı ve yönetime seçildiği, keza 20/02/2013 tarihinde davacı tarafça kooperatife sunulup üye olarak kaydının yapılmasını talep etmesine rağmen, kooperatif tarafından noter devir belgesi ile veya devir edenin hazır bulunması halinde ortaklık üyelik devrinin kabul edileceğinin davacıya bildirilmiş olmasına rağmen davacının bu yönde her hangi bir girişimde bulunmadığı,
davalının rahatsızlandığı ana kadar beklemede kaldığı ve davalının sağlık sorunları nedeniyle hastaneye yatıp konuşamaz hale gelmesinden sonra bu davayı açmış olduğu, buna göre de davalının kooperatif hisse devir iradesine sahip bulunmadığı,
bu nedenle davacının dayandığı belgenin , davalının kooperatife ilişkin borçlarını ödemeye devam ve yönetime de katılmasıyla bu yönde bir iradesinin de bulunmadığı sabit olduğundan, aksi hususun hayatın olağan akışına da aykırı düşeceğine kanaat getirildiğinden ve dosyadaki davacı ile davalı arasındaki geçmişten gelen ilişkilerine dair beyanları da dikkate alındığında, dosyaya alınan bilirkişi raporuna da bu nedenle itibar edilmeyerek, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/268, K. 2018/46, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama