KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Esas no
- 2016/408 Esas
- Karar no
- 2019/968
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 12/04/2016
Karar Metni
1.990 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacılar vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile.
20/12/2013 tarihinde davalı ...'nın sahibi olduğu, sürücüsü davalı ... olan, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç ile müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde bulunan diğer davacılar ... ve ...'ın içerisinde bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu maddi ve manevi zarar meydana geldiğini belirterek, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik) Maddi Tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın olay gününden başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; davadan önce müvekkili sigorta şirketine müracaat edilmemiş ve hasar dosyası açılmamış olduğunu, müvekkili sigrota şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet yönünden dosyanın ATK ya gönderilerek rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirke aleyhine hüküm kurulmasına kanaat getirilmesi halinde faiz başlangıç tarihi olarak da dava tarihinin esas alınması gerektiğini, başvuruya konu uyuzmaşlık tamamen ''haksız fiil'' den kaynaklanmakta olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak ancak kanuni faiz olacağını belirterek, cevap dilekçelerinde açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde yoldaki buzlanmanın neden olduğunu, davacıların yaralanmalarına, kazadan ziyade emniyet kemeri takmamaları ve çocuk koltuğu kullanmamalarının etmen olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, maddi zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'a davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE...
Davacı taraf delil olarak; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, hastane evrakları, sosyal ekonomik durum araştırması, maluliyet raporu, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, mali durum belgeleri, tanık, poliçe, bilirkişi incelemesi, kaza tespit tutanağı vs. delillere dayanmıştır.
Davalının sigorta şirketine başvuru yapılmadan davanın açıldığı yönündeki davanın ön şartına yönelik itirazda bulunduğu görülmekle; davanın açıldığı tarih ile yasa değişikli tarihi dikkate alındığında, dava ön şartının gerçekleşmiş olduğu, bu dava şartının ve diğer dava şartlarının tam olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; kusur ve maluliyet oranı, tazminat miktarı, bunların tespit şekli, dava ön şartının bulunup bulunmadığı, faiz türü ve tarihi ile manevi tazminat talebinin fahiş olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle dosya;
Kusur raporu alınmak üzere dosya ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve sunulan raporda: Sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor sunulmuştur.
Davacıların maluliyet raporu alınmak üzere dosya ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve sunulan raporda:
-... oğlu ... doğumlu ...’in 20.12.2003 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2(iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğuna dair rapor sunulmuştur.
- ... oğlu...doğumlu ...’ın 20.12.2003 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak düzenlendiği bildirilen mevcut tıbbi belgelerde herhangi bir yaralanma tanımlanmadığı cihetle iyileşme süresi tayinine mahal olmadığı, oybirliği mütalaa olunduğuna dair rapor sunulmuştur.
-... oğlu ...doğumlu ...’in 20.12.2003 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğuna dair rapor sunulmuştur.
-... oğlu ... doğumlu ...'ın 20.12.2003 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması hakkında maluliyet oranının; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi yapıldığı, ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında kişinin maluliyetine neden olacak düzeyde araz mevcut olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı ve iyileşme süresi (iş göremezlik) süresinin 2(iki) aya kadar uzayabileceği oybirliği mütalaa olunduğuna dair rapor sunulmuştur.
-... kızı ... doğumlu ...'ın 20.12.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına yumuşak doku yaralanmasına bağlı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğuna dair rapor sunulmuştur.
Aktüer raporu alınmak üzere dosya...'ya tevdi edilmiş olmakla, sunulan raporda: ...
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından talep edilen ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan Kusur Raporuna göre; müşteki sürücü ...'ın dava konusu olayda olayı önlemek için alacağı tedbir bulunmadığından kusursuz olduğunu, davalı ...'nın olayın oluşumundan asli ve tam kusurlu olduğunu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan rapora göre; a) 1970 doğumlu ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 Sayılı Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmenliği hükümlerine göre.
Kalıcı sakatlık (Sürekli işgöremezlik) niteliğinde olmadığı, iyileşme süresinin 2 (iki) hafta kadar uzayabileceğini, ... doğumlu ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı alarak düzenlendiği bildirilen mevcut tıbbi belgelerde her hangi bir yararlanma tanımlanmadığı, cihetiyle iyileşme süresi tayinine mahal olmadığını, 2001 doğumlu ...'ın geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yararlanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 Sayılı Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmenliği hükümlerine göre.
Kalıcı sakatlık (Sürekli işgöremezlik) niteliğinde olmadığı, iyileşme süresinin 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, oy birliği ile mütalaa olunduğunu, ...'ın 20.12.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı 2 haftalık geçici iş göremezlik gelirinin 1.171,34 TL olduğunu, ...'ın 20.12.20l4 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı 2 aylık geçici İş göremezlik gelirinin 1.698,62 TL olduğu ve İş bu hesaplanan tutarın ...
A.Ş şirketinin limiti dahilinde olduğunu, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatta ... ve ...'nın (işleten sıfatıyla) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının ve/veya Mahkemece manevi tazminata hüküm kurulması durumunda manevi tazminat miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğuna dair rapor sunmuştur.
Dava; Trafik kazası neticesinde oluşan cismani zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki bilgi ve belgeler, alınan detaylı, gerekçeli ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, detaylı, gerekçeli, dosya kapsamı ile uyumlu olan ve bu nedenle de itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca, olayın meydana gelmesinde davalı tarafa ZMM sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın %100 oranında kusurlu davacı ... 'ın kusursuz olduğunun saptandığı, davacı ...'ın maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, davacı ...'ın maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
davacı ... 'ın maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, davacı ... 'ın geçici iş göremezlik gelirinin 1.171,34 TL olduğu, davacı ...'ın iş göremezlik gelirinin 1.698,62 TL olduğu anlaşılmakla ıslah talebi de dikkate alınarak,
davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.171,34 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davacı ... için 1.698,62 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalı ...'dan dava tarihi olan 12/04/2016 tarihinden, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 20/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... için yapılan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat istemi yönünden açılan dava açısından yapılan inceleme sonrasında ise; manevi tazminatın zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, takdir edilen manevi tazminat neticesinde zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olduğu,
hakimin bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği anlayışı gözetilerek, bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; davalı tarafa ZMM sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu,
davacılarda oluşan geçici maluliyet, tarafların kusur oranı ve sosyal ekonomik durumları dikkate alındığında, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin giderilmesi için hakkaniyete uygun bir tazminatın verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, ... için 2.000,00TL, ... için 3.000,00TL ve her ne kadar maluliyeti bulunmasa da olay tarihi itibari ile henüz 10 yaşında çocuk olan ... için yaşadığı acı ve korku nedeniyle 1.000,00TL manevi tazminatın 20/12/2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/408, K. 2019/968, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama