KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
- Esas no
- 2016/537 Esas
- Karar no
- 2018/480
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 12/05/2016
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde; Davalının abonesi olarak faaliyet yürüttüğü dönemde, davalı tarafın haksız olarak müvekkiline kestiği faturalarda kayıp- kaçak bedeli, bu kayıp- kaç ak bedelini nazara alınmaksızın hesaplanan % 2 TRT payı, perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedelinin hukuka aykırı olarak faturada yansıtılıp tahsil edildiği, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak nedeniyle şimdilik 3.000,00 TL lik belirsiz alacak taleplerinin fatura ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; Davanın zamanaşımına uğradığını, husumetin yanlış yönetildiğini ve EPDK kuralına uygulanan faturalar nedeniyle davannın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı taraf delil olarak; abonelik sözleşmesi, ticari defter ve kayıtlar, fatura kayıtları, her türlü yazılı döküm, bilirkişi incelemesi, yemin özel mütalaa, Yargıtay kararları ve her türlü yasla delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; Faturalar, ödeme belgeleri, ticari defter ve kayıtlar, yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
14/05/2018 tarihli oturumda, davacı vekilince davanın kabulü, kabul olunmadığı takdirde 6717 sayılı yasa ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle bilirkişiye dosyanın gönderilmemesini ve dava açılışında haklılıkları dikkate alınarak lehine vekalet ücret ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklanan faturalardaki bir kısım kalemler yönünden alacak davasıdır.
Davacı vekilinin sunduğu dilekçesi, davalı tarafın savunması ve bilahare ön inceleme duruşmasındaki davacı vekilinin beyanları dikkate alınarak, daha önce bu tür davalara bakan Yargıtay ...Hukuk Dairesinin içtihadı ve direnme kararı üzerine oluşan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına istinaden EPDK mevzuatı uyarınca elektrik abonelerine kesilecek faturalardaki fatura kalemleri ve oranlarına ilişkin düzenlemenin EPDK'ya sınırsız düzenleme yetkisi vermediğinden bahisle yapılan düzenlemenin hukuka aykırı olduğu cihetiyle, bu şekilde açılan davaların kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde içtihat oluşmasına rağmen,
6719 sayılı yasa ile mahkemelerin EPDK kararlarına karşı hukuki denetim değil, yerindeki denetim yapabileceği ve buna göre de oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekeceğine ilişkin düzenleme üzerine mahkememizin de benzer dosyalarda Anayasa Mahkemesine Anayasa'ya aykırılık savıyla bir kısım mahkemelerin yapmış olduğu başvuru sonucunun beklenmesine karar verilmiş,
ancak bilahare Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar üzerine sadece kayıp- kaçak bedellerinin EPDK' nın belirlediği ilgili dağıtım firmasına ilişkin hedef kayıp- kaçak oranlarının aşılıp aşılmadığı yönünde değerlendirme yapılabileceği ve diğer hususların Anayasa'ya aykırılık teşkil etmediği, verilen mahkeme kararlarının da kanun hükmünde olmaması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağına ilişkin başvuruların reddine dair kararı üzerine,
mahkememizce her ne kadar kayıp- kaçak bedellerinin hedef oranlarını aşıp aşmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmakta ise de, davacı vekilinin talebi uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekmediği ve gerek 6719 sayılı gerekse de Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca da davacının davasının konusuz kaldığı anlaşılmış ve bu nedenle de esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir.
Davacının davasının yasa ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca konusuz kalmış olmasına rağmen, dava açılışı sırasında EPDK'ya sınırsız düzenleme hakkı verilmediğine ilişkin Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ve direnme üzerine verilen Yargıtay Hukuk Genel Kararları dikkate alındığından bu tür davalarda oluşmuş bir içtihat ve uygulama bulunduğu, buna göre de davacının davasını açtığı tarihte henüz 6719 sayılı yasanın yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle, talepleri yönünde haklılığı bulunduğu, bilahare davasının konusuz kaldığı, bu nedenle de dava açılmasına davalının sebep olduğu ve haklılık durumu uyarınca dava davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinden ve davacı lehine vekalet ücretinden sorumlu olacağına kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/537, K. 2018/480, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama