KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen İstanbul 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/300 E Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Esas no
- 2017/184 Esas
- Karar no
- 2018/285
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/06/2004
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/11/2004
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana başta kumaş olmak üzere tekstil ürünlerini üretim, satış , dağıtım gibi işlemlerini yapan firma olduğunu, davalı şirketin ise müvekkili şirketten mal satın alan ve bunları gerçek veya tüzel kişilere satan, dağıtan, kullanan firma olduğunu, ticari ilişki kapsamında davalı yanın satın aldığı mal bedellerine yönelik biriken borcunun ödenmemesi üzerine Şişli ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyadan yapılan takibe itiraz edildiğini bildirerek haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalıdan % 40 oranında icra inkar tazminatı alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyasıyla birleştirilen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dosya yönünden davalı şirkete kefalet veren ... hakkında Şişli ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından yapılan takibe de itiraz edildiğini bildirerek bu itirazın da iptaline, takibin devamına, davalı şahıstan % 40 oranında icra inkar tazminatı alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen... Asliye Ticaret Mahkemesi ...
E sayılı dosyasında davalı şirket ve şahıs vekili olarak verilen cevap dilekçelerinde özetle; sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Adana Mahkemelerinin yetkili olduğu, bu kapsamda mahkememizin yetkisiz olduğu, yanlar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davacı şirket ile ticari ilişkinin başlangıcından bu yana temin (teslimatta gecikme) konusunda sürekli sorunlar çıktığını, ... firmasının çoğu kez bu konuda uyarı yaptığını,
ancak sonuç alınamaması nedeniyle müvekkil firmanın haklı olarak yapılan siparişleri iptal ettiğini ve müşterileri tarafından ayıplı olmaları nedeniyle malların tekrar müvekkil şirkete iade edildiğini ticari ilişkiye kefalet veren ...'nin borçlu gösterilen müvekkil şirketin borçlu olmaması nedeniyle de kefaletinin geçerli olmadığı belirtilerek her iki davanın reddiyle davacıdan asli ve birleşen davaya yönelik kötü niyet tazminatı alınmasını savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 13/05/2014 tarih, ... Esas,...K sayılı kararıyla asıl ve birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 13/10/2015 tarih, ... Esas,... K sayılı kararı ile; "1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin 4.maddesinde, gecikme halinde vade farkı ödeneceği belirtilmiş ise de, vadenin hangi tarihte başladığı açıkça belirtilmediği gibi, uygulanacak vade farkı oranı da boş bırakılmıştır. Bu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda vade farkı hesabının hangi hukuki dayanak gösterilerek yapıldığı anlaşılamadığından, mahkemece bu yönler üzerinde durulup, yeterli araştırma ve inceleme yapılarak, gerektiğinde bu konuda bilirkişiden ek rapor alınmak ya da yeni bir bilirkişi kurulundan rapor almak suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere temyiz eden davalılar yararına hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Sözleşmeden kaynaklanan alacağın likit (bilinebilir,belirlenebilir) olması karşısında hükmedilecek miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu yöndeki talebin reddi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir." neden ve gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuş, taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin de reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş ve yargılamaya kesinleşmeyen yönlerden devam olunmuştur.
Asıl ve birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava; davacı ...A.Ş.tarafından davalılar...A.Ş.ve ...’ye karşı satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazın İİK 67.maddesi uyarınca iptali istemlerine ilişkindir.
Hükmüne uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği gibi davacının vade farkı isteminin yerindeliği açısından dosya bilirkişi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 07/12/2017 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 07/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı şirket arasında 03/01/2001 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşmeye göre geç ödemelerde davalının vade farkını ödeneceğini kabul ettiğini, ancak, sözleşmede vade farkı oranın belirlenmediği, vade farkı hesaplamasında; davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından davacı şirketten Murat Kılıç'a gönderilen faks mesajında vade farkı ile ilgili olarak belirtilen aylık %5 (yıllık %60) faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, buna göre davacı tarafından hesaplama tablosunda yer alan faturalar ve çeklerin tahsil tarihi esas alınmak üzere aylık %5 (yıllık %60) faiz oranı üzerinden vade farkının KDV dahil 6.203,97 TL hesaplandığı bildirilmiştir.
Bozma öncesi alınan 10/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalıdan 276.767,44 TL alacaklı olduğu belirtilmiş, belirlenen alacak miktarı Yargıtay denetiminden geçtiğinden bu yönden yeniden ek rapor alınmasına gerek duyulmayıp, bu yön itibariyle bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmiştir.
Alınan kök ve ek bilirkişi kurulu raporları gerekçeli, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında işaret edilen eksikliği giderecek yeterlilikte, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Taraf iddia ve savunmaları, bozma ilamı ve bozma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi kurul kök ve ek raporları, toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; temlik eden şirket ile davalı şirket arasında kumaş-elbise alım satımı konusunda ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı öncesi mahkememizce verilen ... E-... K sayılı kararda da tartışılıp değerlendirildiği gibi; temlik eden davacı şirketin, davalı şirkete sattığı mallar karşılığı toplam 276.767,44 TL alacağının bulunduğu, alacağın varlığı ile miktarına yönelik mahkememiz kararının Yargıtay ... Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme gereği gecikme olması halinde vade farkı ödeneceği hüküm altına alınmış ancak, vadenin başlangıcı ile oranı belirtilmemiştir. Bozma öncesi verilen kararımız bu yön itibariyle bozulmuş, bozmaya uyularak alınan ve benimsenen 07/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak tartışılıp değerlendirildiği gibi, gecikme nedeniyle davacı şirketin 6.203,97 TL vade farkı alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
Bu haliyle davacı tarafın sattığı kumaş ve elbiselerden kaynaklı alacağı ile gecikmeden kaynaklı vade farkı alacağının tahsili için borçlu ve kefile yönelik icra takibine vaki itirazlar haksız olduğundan iptaline karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan, davacı tarafın alacağı sözleşmeden kaynaklandığından likittir.
Dolayısıyla davacı alacaklı yararına, davalı borçlular aleyhine İİK'nun 67.maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup, açıklanan nedenlerle aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/184, K. 2018/285, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama