İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1194 K.2020/907

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2018/1194Karar2020/907Tarih16 Aralık 2020Okuma10 dk · 2.025 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
16 Aralık 2020
Esas no
2018/1194 Esas
Karar no
2020/907
Dava
Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
14/12/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.025 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır yemek sektöründe faaliyet gösteren önemli yemek şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde yürütülen ticari faaliyetler kapsamında davalı banka ile anlaşarak banka ve çek hesapları açtırdığını, müvekkilinin yaklaşık 40 yıldır davalı banka ile yoğun bir şekilde çalıştığını, müvekkili şirketin ilgili hesabı aktif olarak kullandığı süre boyunca davalı banka ile herhangi bir sorun yaşamadığını,

ancak müvekkilinin borçlu cari hesabını ve ... numaralı banka hesabını kapattırmak istemesi ile birlikte davalı bankanın çeşitli gerekçeler ileri sürerek ilgili hesabın kapatılmaması için büyük bir uğraş gösterdiğini, davalı banka tarafından içerisinde 4.035,00-TL. bulunan ... numaralı vadesiz banka/çek hesabına bloke konulduğunu, müvekkili şirketin hesaptaki parasını blokenin kaldırılmaması sebebiyle kullanamadığını ve değerlendiremediğini, yapılan yazışmalar sonrasında davalı bankanın müvekkiline 2.000,00-TL. tutarında bir ödemede bulunacaklarını bildirdiğini,

ancak bloke konulan hesapta en az 4.035,00-TL. tutarında bir meblağın olması gerektiğini, davalı banka tarafından hesap işlem ücreti vb. sebeplerle işbu miktarın 2.000,00-TL.’ye kadar düşürüldüğünü, ayrıca ilgili hesabın müvekkili istememesine rağmen davalı bankaca açık tutulmaya devam edildiğini, müvekkilinin hakkı olan parayı uzun yıllardır kullanamadığını ve para üzerinde tasarrufta da bulunamadığını, enflasyon karşısında ilgili meblağın adeta eridiğini belirterek,

şimdilik 2.000,00-TL.’nin hesabın kapatılmasına yönelik ilk talep tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili ise cevap dilekçesinde özetle; davacının blokenin kaldırmasına yönelik talepleri ve faiz istemine ilişkin olarak davalıya birçok kez yazılı olarak cevap verdiklerini, daha önceki başvurularında müvekkili bankaya iade edilmeyen 5 adet çek yaprağı nedeni ile bankanın alacak ve rehin hakkına istinaden 3.300,00-TL. tutarında rehin haklarının bulunduğunu ve hesapta Vergi Dairesi'nin e-hacizlerinin mevcut olduğunu bildirdiklerini, bloke ve rehin tesis edilmesinin haklı gerekçelerinin davacıya açıkça bildirildiğini,

davacının iade etmediği çeklerin yasal yükümlülük tutarlarını depo etmemesi ya da çekleri iade etmemesi durumunda hesabın kapatılmasının mümkün olmadığını, 5941 sayılı Çek Kanunu'na 6273 sayılı Kanun ile ilave edilen Geçici 3. maddenin 4 numaralı bendindeki düzenleme ile;

bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona ereceğinin öngörüldüğünü, bu itibarla iade edilmemiş çeklere ilişkin yasal yükümlülük tutarları nedeniyle müvekkili bankanın sorumluluğunun yasal düzenleme nedeniyle 30/06/2018 tarihine kadar devem ettiğini, 30/06/2018 tarihinden sonra ise davacının müvekkili bankadan herhangi bir talebi bulunmadığını, davacının 30/06/2018 tarihi sonrasında bir talebi olmadığı için re'sen işlem yapılmasının da mümkün olmadığını,

davacı şirketin başvuru yapmaksızın işbu davayı açmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; davacı şirketin davalı banka nezdindeki ... nolu vadesiz banka/çek hesabına haksız yere bloke konulduğu iddiasıyla 2012 yılından bu yana davacı şirket hesaba konulan bloke nedeniyle hesaptaki parayı değerlendiremediği ve böylelikle kazanç mahrumiyetine uğranıldığı iddialarıyla bundan kaynaklanan zararların tazminine yönelik olarak açılmış belirsiz alacak davasıdır.

Davacı taraf delil olarak; müvekkili şirketin 11/04/2012 tarihli BCH hesabının kapatılmasına ilişkin talep yazısı, müvekkili şirketin 27/01/2013 tarihli talep yazısı, müvekkili şirketin 08/04/2013 tarihli talep yazısı, müvekkili şirketin 14/01/2014 tarihli talep yazısı, müvekkili şirketin 14/07/2015 tarihli bloke hesaptaki paranın vadeli hesaba aktarılmasına yönelik talep yazısı, müvekkili şirketin 11/06/2014 tarihli talep yazısı, müvekkili şirketin ...

Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yazdığı 07/05/2014 tarihli yazı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 30/06/2014 tarihli yazısı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 26/08/2014 tarihli yazısı, müvekkili şirketin ilgili kuruma yazdığı 15/10/2015 tarihli yazısı, ilgili kurumun 06/04/2016 ve 31/05/2016 tarihli cevap yazıları, müvekkili şirketin ... ... Genel Müdürlüğü’ne yazdığı 15/10/2015 tarihli yazı, ... ... A.Ş.’nin 20/06/2014 tarihli yazısı, ... ...

A.Ş.’nin 07/10/2015 tarihli yazısı, ... ... A.Ş.’nin 02/08/2016 tarihli yazısı, müvekkili şirketin 15/01/2014 tarihli talep yazısı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 29/05/2006 tarihli, 2005/5775 E. ve 2006/6299 K. sayılı ilamı, ilgili vergi dairelerince konulan hacizlerin iptal tarihini gösteren belge, ....

İcra Dairesi’nin 03/10/2017 tarihli yazısı ve tebliğ mazbatası, ... ...’nın 11/04/2012 tarihli kurlarını gösteren belge, keşif, bilirkişi incelemesi, isticvap, yemin, tanık beyanı ve diğer her türlü yasal delillere dayanmıştır.

Davalı taraf ise delil olarak; 07/10/2015 tarih ve ... sayılı cevabi yazı, 02/08/2016 tarih ve ...sayılı cevabi yazı, müvekkili banka hesapları, keşif, bilirkişi incelemesi, yemin, tanık beyanı ve her türlü yasal delile dayanmıştır. Dava konusu uyuşmazlık uzmanlık ve teknik bilgi gerektirdiğinden, mahkememizce iddia, savunma, dosyada toplanan ve taraflarca sunulan deliller üzerinde inceleme yapmak ve rapor düzenlenmek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 27/11/2019 tarihli raporda özetle; davalı bankanın 3167 sayılı Çek Kanunu kapsamında davacıya vermiş olduğu eski baskılı çek yapraklarından dolayı hesapta bulunan parayı hem yasal hem de sözleşmesel olarak bloke etme hak ve yetkisinin bulunduğu, davalının bu hakkının 5941 sayılı Çek Kanunu'nu değiştiren 6273 sayılı Kanun'un geçici 3/4 maddesi kapsamında 30/06/2018 tarihine kadar devam ettiği, huzurdaki davanın ise 14/12/2018 tarihinde açılmış olduğu göz önüne alındığında davalı bankanın 5 adet çek yaprağından dolayı yasal yükümlülük ve sorumluluk süresinin dava açılmadan önce 30/06/2018 tarihinde dolduğu,

dolayısıyla davalı bankanın yasal sorumluluk süresi dolduktan sonra davacının müracaatı halinde bloke hesapta tutulan parayı davacıya iade etmek durumunda olduğu, davacının 30/06/2018 tarihinden sonra davalı bankaya müracaat etmeden doğrudan dava yolunu seçtiği, davacının hesabında 12/11/2019 tarihi itibarıyla serbest hesapta 3.627,92-TL. para bulunduğu, söz konusu hesap üzerinde tasarrufu kısıtlayıcı herhangi bir şerhin de bulunmadığı, bu nedenle hesaptaki paranın davacının tasarrufuna açık halde olduğu,

davalı bankaya herhangi bir müterafik kusur da isnat ettirilemediği için davanın açılmasına davacının eylemlerinin sebep olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu her iki taraf vekiline 02/12/2019 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş, davacı şirket vekilince 11/12/2019 tarihli dilekçe ile rapora itiraz edilerek, yeni bir bilirkişiden davalı bankanın arşiv kayıtlarında inceleme yaptırılarak rapor alınması yönünde talepte bulunulmuştur.

Mahkememizce 13/07/2020 tarihli duruşmada; davacı vekilinin arşiv kayıtları üzerinde keşfen inceleme yapılması ve yeni bir bilirkişi tayin edilerek rapor alınması yönündeki talebinin dosyanın ve uyuşmazlığın niteliği ve kapsamı ile dosyada mevcut delil durumu dikkate alınarak gerekli görülmediği kanaatiyle reddine karar verilmiş, ancak davacı vekilinin 11/12/2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bildirdiği tüm hususları karşılar nitelikte ve özellikle incelenen kayıtların ne şekilde ve nasıl incelendiği de ayrıntılı olarak belirtilmek suretiyle dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Kök raporu düzenleyen bankacı bilirkişi tarafından tanzim olunan 21/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda ise özetle; davalı bankanın ibraz ettiği deliller ve ekran görüntülerine göre inceleme yapıldığı, davalı tarafın şube dışındaki arşiv kayıtlarını açıp hazır etmesi halinde ayrıca inceleme yapılabileceği, ancak 10 yıllık saklama süresi bittiği için ihtiyaç duyulan belgeler imha edilmiş ise yapılacak incelemenin sonuca bir etkisinin olmayacağı, mevcut delil durumuna göre kök rapordaki görüşlerin aynen korunduğu belirtilerek görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Bilirkişi ek raporu da her iki taraf vekiline 30/09/2020 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş, davalı banka vekilince 09/10/2020 tarihli dilekçe ile rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Davacı şirket vekili ise 27/10/2020 tarihli dilekçesiyle talep artırım talebinde bulunarak başlangıçta talep ettiği 2.000,00-TL.'yi 3.951,60-TL.'ye yükseltmiştir.

Mahkememizce 16/12/2020 tarihli duruşmada dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle toplanan delillerin, dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının uyuşmazlığı çözmeye uygun ve yeterli olduğu, yargısal denetime elverişli bulunduğu kanaatine varılarak tahkikatın mevcut haliyle tamamlanmasına karar verilmiştir.

5941 sayılı Çek Kanunu ile bankalara yüklenen en önemli yükümlülüklerden birisi de bankaların müşterisi olan keşideciye vermiş oldukları çek defterlerine ait her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutardır. Çek yaprakları için belli bir riziko garanti edilmekte ve çek hesabında nakit bulunmadığı takdirde banka çekin hamiline belli bir miktarı ödemeyi taahhüt etmektedir.

Bankalar her yıl Ocak ayında ... ... tarafından belirlenen ve Resmi Gazete ’de yayımlanan bu tutarı gerekli koşulların varlığı halinde kısmen ya da tamamen karşılıksız yazılan her bir çek yaprağı için muhatap banka sıfatıyla çeki ibraz eden hamile ödemekle yükümlüdürler. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir.

Çek karnesi veren banka ile muhatap arasındaki sözleşme, bankaca keşideci dışındaki hamile ödeme yapmakla yükümlü olduğu tutarlar bakımından bir tür garanti sözleşmesi niteliğinde olup, bankanın sorumluluğu fer’i olmayıp asıl borçtan bağımsız ve asıldır. Bir başka ifade ile çek hamiline ödeme yapma yükümlülüğü altına giren banka, çek hesabı sahibinden kontrgaranti almaktadır.

Bu kontrgaranti, hesap sahibi müşterile açılan gayrinakdi kredi nedeniyle müşteriden alınan bir tür taahhütnamedir.

5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 3/4. maddesinde, bankanın eski çek defterleriyle ilgili Kanunun 3/3. maddesi uyarınca süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutar yönünden sorumluluğunun 30/06/2018 tarihine kadar devam edeceği düzenlenmiştir. Davacı taraf çek yapraklarını davalı bankaya teslim ve iade ettiğini iddia etmiş ise de somut olarak bu hususu kanıtlamayamamıştır.

Bu kapsamda davacı şirketçe teslim ve iade edilmeyen 5 adet çek yaprağı için sorumluluğu 30/06/2018 tarihine kadar devam eden ve davacıdan gayrinakdi kredi alacağı bulunan davalı bankanın bankacılık hizmetleri sözleşmesinde düzenlenen rehin hakkına istinaden davacı hesabına bloke koymasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bir başka ifade ile davalı banka, davacı şirketin dava konusu yaptığı mevduata yasal mevzuat gereğince 5 adet çek yaprağından dolayı 30/06/2018 tarihine kadar bloke koymakta haklıdır.

Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK.’nun “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı her türlü duraksamadan uzaktır.

Bu ilkeden hareketle, dava şartı olarak hukuki yararın varlığı, davaya bakan mahkemece, taraflarca dava dosyasına sunulan deliller, olayın ve uyuşmazlığın niteliği ile dosyadaki olgular dikkate alınarak yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır.

Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297) Yargılamanın temel amacı, maddi hukukun kişilere tanıdığı hakların tanıtılması ve korunması ile toplumda hukuksal barışın kurulması ve devamının sağlanmasıdır.

Dava açmakta menfaat kavramı ise; “açtığı dava çerçevesinde davacının elde etmeyi umduğu fayda (yarar), avantaj, kazanç” olarak tanımlanmaktadır. Davacının açtığı dava ile elde edeceği herhangi bir faydanın bulunmadığı durumlarda, dava açmakta menfaatinin olmadığı kabul edilmelidir.

Somut olayda; gerek dosya kapsamında mevcut belgeler gerekse dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki tespitlere göre. 30/06/2018 tarihinden sonra davacının davalı banka nezdindeki hesabında mevcut bakiyenin (paranın) serbest kaldığı, buna karşın davacının davalı bankada bulunan ve serbest kalan mevduatının kendisine ödenmesine yönelik herhangi bir talebinin ve/veya talimatının bulunmadığı, davacının doğrudan dava açma yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Keza davacı vekili 16/12/2020 tarihli duruşmadaki beyanında açıkça; müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan paranın ödenmesi için davalı bankaya dava öncesinde başvurduğunu, ancak talebin davalı banka tarafından kabul edilmediğini, bu durumun müvekkilinin hesabını kapatmayı talep ettiğinde karşılaştığı bir durum olduğunu, daha sonra banka hesabına bloke konulduğunu belirtmiştir.

30/06/2018 tarihinden sonra ilgili mevzuat gereğince davalı bankanın iade edilmeyen çek yapraklarından dolayı sorumluluğu kalktığından hesaptaki para boşa çıkmış, ancak davacı taraf hesaptaki paranın ödenmesi yönünde 30/06/2018 tarihinden sonra davalı bankadan herhangi bir talepte bulunmamış ve talimat da vermemiştir.

Sonuç olarak dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında da tespit edildiği üzere; davacı şirkete verilen çek defterindeki 5 adet çek yaprağına ilişkin olarak davalı bankanın yasal yükümlülük süresi 30/06/2018 tarihinde dolmuş olduğundan davacı şirketin hesabındaki blokaj 30/06/2018 tarihine kadar devam etmiştir.

Ancak davacı şirketin 30/06/2018 tarihinden sonra davalı bankaya müracaat ederek hesabı üzerindeki bloke kalktıktan sonra boşa çıkan parasını (bakiye mevduatını) dava öncesinde davalı bankadan talep ettiğine dair dosyada herhangi bir kayıt, başvuru, bilgi ve belge bulunmamaktadır.

Davacının dava konusu yaptığı mevduat, davalı banka nezdindeki hesabında serbest kalmış olmakla, 30/06/2018 tarihinden sonra davalı bankaya hesaptaki paranın kendisine ödenmesi yönünde başvuruda bulunulmadan açılan huzurdaki davada mahkememizce davacı şirketin hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçede açıklandığı üzere;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gerekli 54,40-TL karar ve ilam harcının, peşin harç ve tamamlama harcı toplamı 69,25-TL'den mahsubu ile kalan 14,85-TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 3.951,60-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Gider avansının harcanmayan kısmının; kesinleşme şerhi yazıldıktan sonra ilgilisine iadesine,

Dair, HMK.'nun 6723 sayılı Kanunla değişik Geçici 3. ve 341/2 ve devamı maddeleri uyarınca ve miktar itibarıyla kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2020

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1194, K. 2020/907, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1194
Karar No
2020/907
Tarih
16 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2018/1194 K.2020/1448
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1194 K.2020/818
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1194 K.2020/647
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1195 K.2020/1095
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1196 K.2020/837
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1196 K.2020/645

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.