KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Esas no
- 2018/272 Esas
- Karar no
- 2026/288
- Dava
- Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2018
Karar Metni
3.851 kelime·19 dk okuma·7 bölüm
*********************************************************************************
BİRLEŞEN ....ATM.NİN 2023/... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 27/02/2010 ve 29/09/2010 tarihli acentelik sözleşmeleri uyarınca işletme giderlerinin davalı tarafından karşılanması ve ciro artışına dayalı kar payı ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen davalının faaliyet giderlerini güncel ve tam olarak ödemediğini, haksız kesintiler yaptığını, operasyonel hatalardan kaynaklanan müşteri kayıplarına sebebiyet verdiğini, tahsil edilmeyen ... bedellerini ve reklam giderlerini usulsüz şekilde acente alacağından mahsup ettiğini,
ayrıca internet üzerinden yapılan kapıda ödemeli teslimatların komisyon bedellerini ödemediğini ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek belirsiz alacak niteliğindeki toplam 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı ve belirsiz bir taleple açıldığını, usulüne uygun bir talep sonucu bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı şirket defter ve kayıtlarının münhasır kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının her iki acentelik ilişkisini de kendi rızasıyla feshettiğini ve ileri sürülen fesih gerekçelerinin haksız olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, masraf kalemlerindeki artışın güncellenmesi talebinin sözleşme hükümlerine ve ek protokollere aykırı olduğunu,
davacının tüm hak edişlerinin zamanında ve tam olarak ödendiğini, yapılan kesintilerin ise sözleşmeden kaynaklanan rücu hakları ve cari hesap işleyişi kapsamında hukuka uygun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının acentelik ilişkisini kendi iradesiyle sonlandırdığını, haksız fesih tazminatı taleplerinin yersiz olduğunu, şube devirleri sırasında saptanan kasa açıklarının davacının sorumluluğunda bulunduğunu ve bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu,
masraf güncelleme ve hakediş taleplerinin sözleşme ve ek protokollerdeki güncelleme yapılamayacağına dair hükümlere aykırı olduğunu, davacının portföy tazminatı şartlarının oluşmadığını, tüm ödemelerin zamanında yapıldığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen ...- ... ve ... - ... acentelik sözleşmeleri kapsamında sözleşmenin temel mantığı gereği acentelik faaliyetlerine ilişkin tüm masrafların davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini, ancak davalının gerçek faaliyet giderlerini karşılamayacak şekilde eksik ödeme yaptığını, müvekkilinin tahsilat yetkisi olmayan kalemlerde haksız kesintiler yapıldığını, suistimal tutar adı altında haksız borç kaydedildiğini, reklam, demirbaş ve personel kıyafeti gibi davalıca karşılanması gereken giderlerin müvekkiline yansıtıldığını,
ayrıca operasyonel hatalardan kaynaklanan ciro kayıplarının tazmin edilmediği ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ile ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.350.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl dava dosyasının derdest olduğunu, davacı tarafın esas davada ıslah hakkını kullanmasına rağmen aynı alacak kalemlerini yeni bir dava konusu yaparak dürüstlük kurullarına aykırı davrandığını, bu nedenle davanın öncelikle derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının tanık dinletme taleplerine muvafakat etmediklerini,
acentelik ilişkisinin davacı tarafından haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek kendi kusuruyla zarara uğradığını, sözleşme hükümleri uyarınca masraf güncelleme talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, tüm hakedişlerin zamanında ödendiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini cari hesap kesintilerinin sözleşmeye uygun olduğunu ve dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava; dava konusu taraflar arasındaki ... ... ve ...- ... Acenteliği sözleşmesinden kaynaklı alacak kalemleri yönünden maddi tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen dava; asıl davada dava konusu yapılan taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında asıl davaya ek olarak açılan sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı dilekçede talep edilen alacak kalemleri yönünden maddi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili asıl dava değeri olan 50.000,00 TL'yi 640.000,00 TL'ye yükseltmiş ve eksik harç tamamlanarak dosyanın tek hakimden heyete tevdi edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki acentelik sözleşme örneklerinin, cari hesap kayıtları örneği, hak ediş hesap dökümleri ve kira kontratlarına ilişkin örneklerin ve ihtarname örneklerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor düzenlenmesi için ... Nöbetçi ATM.ye talimat yazıldığı, dosyanın talimat mahkemesince SMMM ...'a tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 12/09/2019 tarihli raporun dosya arasında olduğu görüldü.
Düzenlenen 12/09/2019 tarihli talimat raporunda; "...davacı acenteye ait davalı ... ... tarafından düzenlenmiş 27.02.2010 ile 27.12.2017 tarihleri arasında davacı yana ait hakkediş raporlarına ve 27.02.2010-27.12.2017 tarihleri ... ... AŞ tarafından onaylı nüshalarına ihtiyaç duyulduğu..." yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce 12/09/2019 tarihli talimat ön raporunda belirtilen eksikliklerin giderilerek dosyanın yeniden 25/02/2020 tarihli yazı ekinde ek rapor düzenlenmesi için talimat mahkemesine gönderildiği,
Düzenlenen 26/01/2021 tarihli talimat ek raporunda; "...taraflar arasında akdedilen sözleşmede aynı şubenin devir cirosunda, devir tarihinden sonra yaşanacak artıştan "Acente"ye pay verilmesi suretiyle de; "Acente"nin performansına dayalı olarak kâr elde etmesine imkân sağlanacağı, dolayısıyla; "Acente", devir cirosunda artış sağlayamazsa gelir elde edemeyeceği, ancak masrafları "... ...” tarafından sağlandığı için, ciro artışı oluşmasa dahi zarar etmeyeceği denilmiş olmasına karşın davacı acente 2010-2017 yılları arasında davalı yanca acentelik faaliyetleri kapsamında yapılan 7.861.116.49 TL'lik giderin 2.740.774.56 TL lik kısmı karşılanmış olduğu, sözleşme gereği davalı yanca karşılanması gereken gider tutarının 5.156.345.93 TL olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya SMMM ...'e tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından düzenlenen 21/10/2021 tarihli bilirkişi ön raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
21/10/2021 tarihli bilirkişi ön raporunda; "...davalı ... Kargonun davacıya ait ... ve ... Acentelerine düzenlemiş olduğu; suistimal nedeniyle hak ediş alacağından düşülen tutar, hukuka sevk edilen tutar, vadesi geçtiği için tahsil edilmemiş fatura, kasa açığı, mutabakat farkı, tazminat kesintileri, satış irsaliyeli fatura ve banka dekontu tutanaklarına..." ihtiyaç duyulduğundan raporun düzenlenemediği görüşü bildirilmiştir.
Mahkememizce 21/10/2021 tarihli ön raporunda belirtilen eksikliklerin giderilerek dosyanın yeniden bilirkişiye verildiği ve bilirkişi tarafından düzenlenen 31/05/2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Düzenlenen 31/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Davalı ... ... şirketi davacı ... ile ... ve ... şubeleri ile devir tarihleri olan 2017 yılına kadar çalışıldığı, devirlerinden sonra yoğun şekilde; suistimal nedeniyle hak ediş alacağından düşülen tutar, hukuka sevk edilen tutar, vadesi geçtiği için tahsil edilmemiş fatura, kasa açığı, mutabakat farkı, tazminat kesintileri, satış irsaliyeli fatura, banka dekontu, kayıtları 2020 Aralık ayına kadar davacı hesabına borç kaydedildiği, sonucunda davacı taraf 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı tarafa 47.449,47 TL borçlu olduğu,
taraflar arasında 2013 ila 2017 devir tarihlerine kadar hiçbir dönemde mutabık olmadıkları, devir tarihinden itibaren de yukarıda dökümü yapılan ve belgeleri talep edilen işler nedeniyle devam ettiği, ihtiyaç duyulan tutanakların davacı hesabına borç kaydedildiği ve bu sayede davalı tarafa 31.12.2020 itibariyle 47.449,47 TL borçlu olduğu tutarın, kesin ve tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı.. " yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu anlaşılmış, bu nedenle tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve dosya Borçlar Hukukunda nitelikli hesaplamalar uzmanı Özcan Günergök ve SMMM Meryem Tüfekçi'ye tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 16/12/2022 tarihli bilirkişi ön raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
16/12/2022 tarihli bilirkişi ön raporunda;"..davacı şirketin 2010-
2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarına ait Davalı ... ... şirketini takip ettiği cari hesap
muavininin ve talimat raporu ile alınan bilirkişi raporunda yer alan Davacı şirkete ait “fiili yapılan giderler “
yönünden dayanak belge bulunmadığından gider hesapları yönünden aynı yıllara ait 600-700’lü gelir-gider
hesaplarının muavin dökümlerinin, sözleşme yönünden davacının hakkedişinden düşümü yapılan tutarların sözleşmeye uygunluğunun tespiti için
dosyada CD içerisinde mevcut olan hakkedişlerin kalem kalem icmalinin (Motorin-Kira-Kırtasiye…) yapılması
ile mümkün olduğu..." yönünde eksik hususların bulunduğunu ve bu eksiklikler nedeni ile raporun düzenlenemediği bildirilmiştir.
16/12/2022 tarihli bilirkişi kurulu ön raporunda belirtilen eksiklikler giderilerek dosya yeniden bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş; bilirkişi kurulunca 31/08/2023 tarihli bilirkişi ön raporunun dosya arasında olduğu görülmüş ve yine eksik bilgi ve belge nedeniyle rapor düzenlenemediği bildirilmiştir.
31/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bildirilen eksikliklerin giderilerek, asıl dava yönünden ek rapor, birleşen dava yönünden taleplerin değerlendirilmesi için her iki dava yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 08/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 08/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "...davacı ... ile davalı ... ... şirketi arasında ... ... Şubesi için 29.09.2010
tarihinde “Acentelik Sözleşmesi” akdedilmiş olup bu şube hakkediş raporlarında yapılan gider ve bu
giderlere ait yapılan icmalde Davalı şirketin toplamda 1.054.488,00 TL tutarında gideri davacıya ödediği, bu giderlerden 1.531.693,65 TL tutarlık kısmını ödemediği, ... ... Şubesi için 27.02.2010
tarihinde “Acentelik Sözleşmesi” akdedilmiş olup bu şube hakkediş raporlarında yapılan gider ve bu
giderlere ait yapılan icmalde Davalı şirketin toplamda 1.650.406,00 TL tutarında gideri davacıya ödediği, bu giderlerden 3.654.584,85 TL tutarlık kısmını ödemediği, davacının talimatla incelenen ticari defterlerinde cari hesap alacağı yönünden tespitler yapılmadığı, dosya kapsamında yer alan ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat raporunda “Taraflar
arasında akdedilen sözleşmede Aynı şubenin devir cirosunda, devir tarihinden sonra yaşanacak artıştan
“Acenteye pay verilmesi suretiyle de;” Acentenin performansına dayalı olarak kâr elde etmesine imkân
sağlanacağı, dolayısıyla; "Acente", devir cirosunda artış sağlayamazsa gelir elde edemeyeceği, ancak
masrafları "... ..." tarafından sağlandığı için, ciro artışı oluşmasa dahi zarar etmeyeceği denilmiş olmasına karşın davacı acente 2010-2017 yılları arasında davalı yanca acentelik faaliyetleri
kapsamında yapılan 7.861.116.49 TL lik giderin 2.740.774.56 TL lik kısmı karşılanmış olup sözleşme
gereği davalı yanca karşılanması gereken gider tutarının 5.156.345.93 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, ancak icmali dosya kapsamına ibraz edilen giderlerin
incelenmesinde 2010-2017 yılları arasında davalı yanca acentelik faaliyetleri kapsamında yapılan
7.891.172,50 TL lik giderin 2.704.894,00 TL lik kısmı karşılanmış olup sözleşme gereği davalı yanca
karşılanması gereken gider tutarının (1.531.693,65 TL ...+ 3.654.584,85 TL ...=)
5.186.278,50 TL olduğu tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ayakta kaldığı süreçte sözleşmede kararlaştırıldığı üzere
giderlerin tamamının davalı şirket tarafından karşılanmadığı, hakkedişlerden yapılan düşümler sonrasında
kalan bedelin davacı tarafından davalı şirkete fatura edildiği, taraflar arasında her ne kadar sözleşmede
giderlerin davalı tarafından karşılanacağı ifade edilmiş olsa da süre gelen (2010-2018 yılları) ticari
ilişkide mutat olan işleyişin bu şekilde ilerlemediği, davacının kesintileri kabul etmek koşulu ile davalıya
faturalar düzenlediği, sözleşme bitimi sonrasında kesintiler yönünden bu davayı ikame ettiği ve buna
göre sözleşme hükümlerinin tam olarak uygulanmadığı dikkate alındığında bu giderlerin davalıdan sözleşme sonunda talep edilebileceği..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sundukları deliller, daha önce alınan raporlar ve raporlara yapılan itirazlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle taraflar arasındaki her iki sözleşme kapsamından kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hangi kalemlerden ne kadar olduğu ve hangi yıllara ilişkin oldukları konusunda rapor düzenlemeleri için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve dosya SMMM Prof. Dr. ..., SMMM ... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda uzman İsmail Kayar'a tevdi edilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 12/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Aldırılan 12/08/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; "...davacı ve davalı şirket arasındaki acentelik sözleşmelerine göre, şubeden acenteye geçişten
sonra acentenin aylık giderlerinin davalı ... ... tarafından karşılanacağı, acenteye yalnız
ciro artışından pay verileceği, acentenin ciro artışı sağlayamaması halinde gelir elde
edemeyeceği, ancak gider ve masrafların davalı ... ... tarafından sağlandığı için zarar da
etmeyeceği kararlaştırılmış olduğundan, esasen acentenin yürüttüğü ticari faaliyetin devamı
için yapılan tüm gider ve masrafların davalı şirket tarafından karşılanması gerektiği, dolayısıyla
davacı acentenin talep ettiği alacak kalemlerinin esas itibariyle bu kapsamda kalan ve davalının
katlanması gereken gider ve masraflar olduğu, davacı tarafça katlanılan fiili giderler ile davalının yapmış olduğu ödemeler arasındaki farkın
hesaplanmasına dair 08.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit olunan ... ...
Şubesi için 1.531.693,65 TL, ... ... Şubesi için 3.654.584,85 TL olmak üzere
toplam 5.156.345,93 TL olduğuna dair hesaplamanın doğru olduğu, davacı tarafın, kendisinden mahsup edildiğini iddia ederek davalı şirketten talep ettiği tahsil
edilmeyen alacaklar için sigorta şirketlerinden yapılan tahsilatlar, reklam harcamaları,
demirbaş alım ve tadil giderleri ile personel kıyafet giderleri gibi diğer alacak kalemlerine
ilişkin hesaplama yapılabilmesi için, yukarıda tek tek açıklanan bilgi ve belgelerin davacı ve
davalı tarafça dosyaya sunulması gerektiği, taraflar arasındaki Sözleşmenin 4.maddesinde aylık masrafların tutanak altına alınacağı yazılı
olduğu, dosyada bulunan davalı şirketçe sunulu masraf tutanaklarında yazılı tutarların bilirkişi
raporlarındaki tutarlar ile karşılaştırılamadığı, davalı taraça her acentelik ilişkisinin başladığı
tarihten fesih tarihine kadar tevsik edici belgeler ile birlikte tutanakta yazılı tutar ve ödeme
tutarı yazılı tablo oluşturularak dosyaya sunulması halinde davacının sözleşme gereği
tutanaklar ile ödemeler arasında fark olup olmadığının tespitinin mümkün olduğu, bu hususta
sektörel değerlendirme yapılması gerektiği, hesaplanan, davacının gerçek giderleri ile davalı tarafça ödenen giderleri arasındaki
farka yönelik hesaplama dışında kalan taleplerinin davacı tarafça ve davalı tarafça sunulacak
bilgi ve belgelerle somutlaştırması gerekmekte olduğu, bunların sunulmasından sonra herbir talep
yönünden ... sektöründe uzman bir bilirkişi marifetiyle davacı ve davalı arasındaki ticari
ilişkinin ve alacak taleplerinin sektörel açıdan incelenmesinin gerekip gerekmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi raporlar ve ek raporları ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; dosya kapsamındaki sözleşme örnekleri, tarafların ticari kayıtları ve beyanlarına göre, taraflar arasında 27/02/2010 tarihinde imzalanmış olan ... ... Acenteliği Sözleşmesi, 29/09/2010 tarihinde imzalanmış ...- ... Acenteliği sözleşmelerinin bulunduğu, ...- ... Acenteliği'nin 15/06/2017 tarihinde, ...- ...
Acenteliğinin ise 27/12/2017 tarihinde şube devirlerinin davalıya yapılmış olduğu, davacı asıl davasında.
Acentelik Sözleşmesi, Cari Hesap Sözleşmesi, Cari Hesap Sözleşmesi Ek Protokolü ve Zeyilname hükümlerine aykırı davrandığını, devir masraf tutanağında belirlenen giderlerin güncellenmediğini, hakedişlerden kesinti yapıldığını, sigortadan tazmin edilen giderlerin Acente'den de mükerrer olarak tahsil edildiğini, Acente'den reklam giderlerine katkı payı ve demirbaş tadilat masrafı alındığını, müşteri portföyünde meydana gelen azalmalar nedeniyle uğranılan gelir kayıplarının karşılanmadığını, tahsilatı yapılmamış/yapılamamış faturalar nedeniyle müvekkili hakedişinden kesinti yapıldığını, kapıda yapılan ödemeler için uğranılan prim kayıpları,
müvekkili hakedişlerinden yapılan kesintiler nedeniyle taraflarına gider faturası verilmediği için fazladan ödenen vergi nedeniyle uğranılan müvekkili gelir kayıplarının karşılanmasını talep etmiştir.
Birleşen davada ise; asıl davadaki taleplerine ilişkin fazlaya ilişkin haklarını istemiştir. Davalı ise; davacının dava dilekçesine konu ettiği kesinti tutarlarının tamamının Acente'lik Sözleşmesi, Eki Sözleşmeler, Protokoller ve Zeyilnamelere uygun olarak yapılmış olduğunu bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Taraflar arasındaki her iki sözleşmesinin konusu; davalı ... ..., davacıyı, karayolu ile ... taşımacılığı konusunda acente olarak tayin edilmesi ve ticari ilişkinin yürütülmesine ilişkindir.
Taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü Cari Hesap Sözleşmesinin 4. Maddesinde; "İş bu sözleşmenin temel mantığı; “Acente”nin ciro artışına dayalı olarak kazanç elde etmesidir. Bu amaçla “Acente”ye, bağımsız tacir sıfatıyla devredilecek “... ...” şubesinin, devir tarihi itibariyle mevcut aylık gideri tespit edilecek ve bu gider; devir sonrasında da “... ...” tarafından “Acente”ye düzenli olarak ödenecektir. Böylece“Acente”nin devir nedeniyle zarara uğraması önlenmiş olacaktır.
Aynı şubenin devir cirosunda, devir tarihinden sonra yaşanacak artıştan “Acente”ye pay verilmesi suretiyle de; “Acente”nin performansına dayalı olarak kâr elde etmesine imkân sağlanacaktır. Dolayısıyla; “Acente”, devir cirosunda artış sağlayamazsa gelir elde edemeyecek, ancak masrafları “... ...” tarafından sağlandığı için, ciro artışı oluşmasa dahi zarar etmeyecektir. Bu temel mantık çerçevesinde; “... ...” tarafindan “Acente”ye yapılaçak ödemeler şu esaslarla belirlenecektir. Devre konu “... ...” şubesinin, devir tarihi itibariyle giderleri, ana başlıklar itibariyle aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır.
1- Personel özlük hakları, iaşe ve SSK giderleri, 2- Kira, aidat ve stopaj giderleri, 3- Basılı evrak, kırtasiye ve poşet giderleri, 4- Yakıt giderleri, 5- Elektrik, su, telefon ve ısınma giderleri, 6- Acentelik sözleşmesinde belirtilen sigorta primleri, 7- Araçların ve demirbaşların bakım ve onarım giderleri.
Devir tarihi itibariyle; devre konu “... ...” şubesinin mevcut aylık masrafları “... ...” tarafından belirlenecek ve bu aylık masraf tutarı taraflarca tutanak altına alınacaktır. Yine bu aşamada; devre konu “... ...” şubesinin devir cirosu da; devir tarihindeki veriler esas alınarak “... ...” tarafından belirlenecek ve tutar da taraflarca tutanak altına alınacaktır. Bu belirlemeler yapılırken, “... ...”nun muhasebe kayıtları esas olacaktır. Bu aşamada “Acente”nin görüşünün alınmasına da özen gösterilecektir.
Tutanak altına alınan devir cirosu, devir sonrasındaki herhangi bir takvim ayında sabit kalır veya azalırsa “Acente”, bu aylar itibariyle; sadece tutanak altına alınan aylık masraf tutarını almaya bak kazanacak ve bu aylara ait acentelik ücreti; söz konusu masraf tutarına eşit olacaktır. (Acentelik Sözleşmesinin 38. madde hükümleri her halükarda saklıdır.) Yukarıda belirtilen masraf kalemleri, her 6 (alt) ayda bir “... ...” tarafından gözden geçirilecektir.
Bu gözden geçirme sonucunda; söz konusu masraf kalemlerinde, yürürlükteki mevzuat, yürt sathında uygulanan tarifelerdeki birim fiyat değişimleri gibi hukuki dayanaklardan veya iş artış/eksilişinden meydana gelen zorunlu değişimlerin oluştuğu anlaşılır. ise, bu değişimlerin masraf tutarına etkileri “... ...” tarafından hesaplanacaktır.
“Acente”nin de fikri alındıktan sonra; söz konusu değişimlere bağlı artış veya eksilişlerin, masraf tutarına eklenmesi veya çıkarılması komusundaki nihai karar mercii “... ...” olacaktır. “Acente”nin fiilen çalıştığı herhangi bir takvim ayında, tutanak altına alınan devir cirosunda artış ortaya çıkarsa; aşağıdaki artış dilimlerine göre “Acente”ye, masraflarına ilave olarak aylık acentelik ücreti ödenecektir.
CİRO ARTIŞ ORANI (%)
(Aylık ciro tutarı / Aylık Devir cirosu tutarı-1) x100
UYGULANACAK
KATSAYI (%)
0-10 %5 10-20 %10 20-30 %15 30-40 %20 40-50 %25 50 üzeri (sabit) %30
Bu tablodaki ciro artış yüzdelerine tekabül eden rakamsal tutarlar; karşılarındaki katsayı ile çarpılacak ve o artış yüzdesine karşılık gelen acentelik ücreti bulunacaktır. (Misal olarak; devir cirosu 200 (ikiyüz) TL olsun. Bu devir cirosu, “Acente”nin devir tarihinden sonraki herhangi bir çalışma ayında 250 (ikiyüzelli) TL olarak gerçekleşirse, 0 aya ait ciro artışı oransal olarak Y 25 (yüzdeyirmibeş), rakamsal olarak da 50 (elli) TL olacaktır. Bu durumda.
50 (elli) TL'nin ilk 20 (yirmi) TLsi, tablodaki 0-10 satırının karşısındaki oran ile çarpılacak ve bu dilime ait acentelik ücreti bulunacaktır. İkinci 20 (yirmi) TL, tablodaki 10-20 satırının karşısında yer alan oranla, bakiye 10 (on) TL ise tablodaki 20-30 satırının karşısındaki oranla çarpılacak ve bulunan her üç dilime ait rakamsal tutarların toplamı o aya ait, masrafa ilave acentelik ücretini belirleyecektir.
Bu şekilde, artan ciro, kademeli olarak, masrafa ilave acentelik ücretine dönüşecektir. Bu aşamadaki tüm değerlendirmeler aylık bazda yapılacak ve devir cirosuna nazaran artışın olmadığı veya azalmanın yaşandığı aylarda sadece masraf tutarı, artışın oluştuğu aylarda da yukarıdaki esaslarla belirlenen masrafa ilave acentelik ücreti ödenecektir.)" hükmüne yer verilmiştir.
Bu sözleşmenin 5.maddesinde acentelik ücretinin ödenmesine ilişkin; "“Acente” fili çalıştığı takvim ayı tamamlandığında; yukarıda belirtilen tutanakta yazılı masraf tutarına (bu masraflardan; fiilen “... ...” tarafından ödenenler, söz konusu fatura içeriğine dahil edilmeyecektir) ilişkin faturasını düzenleyecek ve “... ...'ya verecektir. “... ...” bu fatura tutarım, faturayı teslim aldığı tarihten itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde acenteye ödeyecektir.
Müteakiben “... ...” fiilen çalışılan takvim ayına ait incelemesini yaparak, “Acente”ye ödenecek artı ücret miktarını tespit edecek ve ciro artışına dayalı olarak ödenmesi gereken artı ücret tespit edildiği taktirde bu miktarı, “Acente” faturası mukabili, fili çalışılan takvim ayını takip eden takvim ayının içerisinde, dört eşit taksitte Acente'ye ödeyecektir. (devir işlemi; takvim ayının başında gerçekleşmediği taktirde ödemelerde kıstelyevm usulü uygulanacaktır.) Acentelik sözleşmesinde geçen Acente ücreti ifadesi; öncelikle artı ücreti, artı ücret yeterli olmadığı taktirde masraf ücretini ifade edecektir." düzenlenmesine yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin bu hükümlerine göre, davacı acentenin sözleşmeler süresi içerisinde sözleşmeler konusu işin yapımından dolayı gider kalemlerinin hangileri olduğu, bunların davalı tarafından ödeneceği ve aylık ciro üzerinden davacıya yapılacak ücret ödeme şekli belirlenmiştir.
Aldırılan bilirkişi raporlarından 12/09/2019 tarihli, 21/10/2021 tarihli, 16/12/2022 tarihli, 31/08/2023 tarihli ve 16/01/2024 tarihli raporlarında, belge eksiği bulunduğu, bu nedenle rapor düzenlenememiş, aldırılan 26/01/2021 tarihli, 08/06/2024 tarihli ve 12/08/2025 tarihli raporlarda davacının toplam 5.156.345,93 TL masraf alacağının olduğu, diğer kalemlere ilişkin belge eksikliği nedeniyle hesaplama yapılamadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce benimsenen ve hükme esas alınan 12/08/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;"....davacı ve davalı şirket arasındaki acentelik sözleşmelerine göre, şubeden acenteye geçişten
sonra acentenin aylık giderlerinin davalı ... ... tarafından karşılanacağı, acenteye yalnız
ciro artışından pay verileceği, acentenin ciro artışı sağlayamaması halinde gelir elde
edemeyeceği, ancak gider ve masrafların davalı ... ... tarafından sağlandığı için zarar da
etmeyeceği kararlaştırılmış olduğundan, esasen acentenin yürüttüğü ticari faaliyetin devamı
için yapılan tüm gider ve masrafların davalı şirket tarafından karşılanması gerektiği, dolayısıyla
davacı acentenin talep ettiği alacak kalemlerinin esas itibariyle bu kapsamda kalan ve davalının
katlanması gereken gider ve masraflar olduğu, davacı tarafça katlanılan fiili giderler ile davalının yapmış olduğu ödemeler arasındaki farkın
hesaplanmasına dair 08.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit olunan ... ...
Şubesi için 1.531.693,65 TL, ... ... Şubesi için 3.654.584,85 TL olmak üzere
toplam 5.156.345,93 TL olduğuna dair hesaplamanın doğru olduğu, davacı tarafın, kendisinden mahsup edildiğini iddia ederek davalı şirketten talep ettiği tahsil
edilmeyen alacaklar için sigorta şirketlerinden yapılan tahsilatlar, reklam harcamaları,
demirbaş alım ve tadil giderleri ile personel kıyafet giderleri gibi diğer alacak kalemlerine
ilişkin hesaplama yapılabilmesi için, bilgi ve belgelerin davacı ve
davalı tarafça dosyaya sunulması gerektiği.." görüşünü bildirilmiştir.
Dosya kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve taraf defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki her iki sözleşme konusu acentelik süresince davacının ücrete hak kazandığı, yapılan hesaplamada ... ... Acentelik Sözleşmesi kapsamında 1.531.693,65 TL, ... ...
Acentelik sözleşmesi kapsamında 3.654.584,85 TL davacının katlandığı fiili gider ödemesinin bulunduğu, davalının yaptığı ödemeler itibariyle her iki acente şubesi yönünden sözleşme dönemi için faaliyet gideri olarak davacının toplam 5.156.345,65 TL farkı ödemesi gerektiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki protokolde de giderlerin davalı ...nin ödeyeceğinin hükme bağlanmış olduğu, davacının asıl davasında sözleşme dönemi içindeki faaliyet gideri ödemesinden dolayı ödenmeyen fark alacağı olarak kısmi dava olarak 40.000 TL talep etmiş olduğu, bu talebini 19/09/2022 tarihinde ıslah ederek talebini 640.000 TL yapmış olduğu,
davacının birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/...
Esas Sayılı dosyasında da asıl dosyadaki taleplerinden saklı tutulan fazlaya ilişkin haklarına ilişkin dava açmış olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere her iki sözleşme kapsamında davacının sözleşme süresi içerisinde ödenmeyen faaliyet gideri alacağı olarak asıl davada 640.000 TL, birleşen davada ise 2.300.000 TL alacağının olduğu kabul edilmiş, asıl ve birleşen davada davacının gerçekleşen faaliyet gideri dışında kalan kalemlerden alacağına ilişkin taleplerin ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının temerrüte düştüğünü ispatlayamadığından alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmiştir. Öte yandan hüküm fıkrasının 2.bendinde, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas Sayılı dosyasında 2.300.000 TL'nin sehven davacıdan alınarak davalıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulduğu, bu hususun açık yazım hatası olduğu anlaşılmakla yazım hatasının "2.300.000 TL'nin dava tarihi olan 18/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde tahsisine, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/272, K. 2026/288, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama