KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/438
- Karar No
- 2020/331
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Esas no
- 2018/309 Esas
- Karar no
- 2020/281
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- Dava tarihi
- 16/03/2007
- Karar tarihi
- 02/07/2020
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı aleyhine ...Bölge Mahkemesinde açmış olduğu tazminat davası sonunda 31/07/2003 tarihli kararla 1.157.082 USD’nin ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle yabancı mahkeme kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilamın kesinleştiğine dair ... makamlarınca onaylanmış belge ve tercümenin bulunmadığını, müvekkilinin yabancı mahkemeye çağrılmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını, tenfiz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 08/03/2016 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararla davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2018 tarih, 2016/6967 Esas, 2018/650 Karar sayılı kararıyla. "Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, davalı vekilince yabancı mahkemede yapılan yargılamada davalı tarafa çıkartılan tebligatların davalı çalışanı olmayan kişiye teslim edildiği, bu suretle tebligatların usule uygun bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı savunulmuş, mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmamıştır.
Bu suretle, davalı vekilinin savunması üzerinde durularak, yabancı mahkemece davalı tarafa yapılan tebligatların tebliğ edildiği kişinin gerektiğinde SGK ve ticaret sicil kayıtları da incelenmek suretiyle davalı şirket ortak veya yetkilisi ya da çalışanı olup olmadığının belirlenmesi, böylece davalı şirket ile ilgisinin, yapılan tebligatların usule uygun olup olmadığının tespiti, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin koşulların sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi,
varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir." neden ve gerekçeyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, yargılamaya devam olunmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararına ilişkin yargılama sırasında davalı tarafça yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmadığının tespiti için tebligat yapılan kişiye ve işyerine ait SGK kayıtları dosyaya getirtilmiş, davacı taraf vekilinin 28/01/2020 tarihli dilekçesine eklediği belgeler incelenmiş, yine davacı tarafça bu konuda gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
Getirtilen SGK kayıtlarına göre, yabancı mahkemece davalıya çıkartılan tebligatları alan ... tebliğ tarihinde davalı şirket çalışanı olarak görünmüyor ise de; gerek davacı taraf vekilinin 28/01/2020 tarihli dilekçesine eklediği belgelere, gerekse 27/02/2020 tarihli duruşmada dinlenilen tanık anlatımlarına göre;
usulsüz olduğu ileri sürülen tebligatların yapıldığı 16/07/2003 tarihi itibariyle tebligatları alan ...'in davalı şirketin de içerisinde bulunduğu ... ait aynı binada grup şirketlerinin evrak işlerinin takip edildiği muhaberat kısmında çalıştığı ve tüm grup şirketlerinin evrak işlerini takip ettiği, dolayısı ile adı geçene tebligat yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bunun yanında, tebligat tarihi itibariyle davalı şirketin genel müdürü tanık olarak anlatımlarında, söz konusu tebligatlardan davalı şirket olarak haberdar olduklarını, tebligatların ... tarafından davalı şirkete ulaştırıldığını beyan etmiş olup. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince muhatap tebliğe muttali olduğundan tebligatın geçerli olduğunun kabulü de yasal gerekliliktir.
Bu durumda mahkememizce daha önce bu konuda verilen kararlarda da tartışılıp değerlendirildiği üzere; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yabancı mahkeme kararı tazminat alacağına ilişkin olup, Türk mahkemelerinin münhasır yetki alanına girer nitelikte olmadığı, hükmün kamu düzenine aykırı olmadığı, mahkeme ilamının yetkili makamca onaylanmış tercümesinin dosya içinde olduğu, icra ödeme emri belgesi içeriğinde ilamın kesinleşmiş olduğu ibaresi bulunduğu, davalının yabancı mahkeme tarafından mevzuatlarına uygun olarak duruşmalara çağrıldığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunda belirlenen tenfiz şartlarının yerine getirildiği anlaşıldığından yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı Üye ... · e-imzalı Üye ... · e-imzalı Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/438, K. 2020/331, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama