KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Esas no
- 2018/632 Esas
- Karar no
- 2019/201
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/07/2018
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirket hesabına havale yolu ile 25/12/2017 tarihli, 200.000 TL bedelli ve 26/12/2017 tarihli, 150.000 TL bedelli olmak üzere toplam 350.000 TL yatırıldığını, bu borca karşılık davalı şirketten 27/01/2018 tarih ve 350.000 TL bedelli çek alındığını, çekin bankada karşılığı olmadığını, davalının itibarının bozulmaması için çeke karşılıksız kaşesi yazdırılmadığını, aradan geçen süreye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından havale ile gönderilen meblağların tarafların başka ticari ilişkileri nedeniyle alınan ödemeler olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, çekin bankada karşılığı olmadığı yönündeki iddiaların kötüniyetli olduğunu, çek aslının incelenmesi neticesinde çek üzerinde bankaya ibraz edilmiş olduğunu yada karşılıksız olduğunu gösterir herhangi bir ibare mevcut olmadığını, davacı tarafından çekin yazdırılmamış olmasının söz konusu çek meblağının davacıya ödendiğinin açık ispatı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu hakkında davaya dayanak 27/01/2018 keşide tarihli, 350.000 TL bedelli süresinde bankaya ibraz edilmemiş çekten dolayı alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen 27/01/2018 tarih ve 350.000 TL bedelli takip ve dava konusu çeke dayalı alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Takip ve davaya dayanak çek yasal süresinde bankaya ibraz edilmediğinden çek vasfını yitirmiş olup, yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu haliyle çeke dayalı talepte bulunan davacı alacaklı tarafça alacağın varlığı, tanık dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanması olanaklıdır.
Somut olayda; davacı takip alacaklısı çekin lehtarı, takip borçlusu ise keşidecisidir.
Davacı taraf takip ve dava konusu çekin daha önce davalı hesabına borç olarak gönderilen toplam 350.000 TL'lik iki adet havale için düzenlenip davalı tarafça kendilerine verildiğini ileri sürdüğüne, incelenen dekontlardan davacı tarafça davalı hesabına çek bedeli kadar havale yapıldığı sabit olduğuna ve davalı tarafça da söz konusu havalenin takip ve dava konusu yapılan çek dışında başka bir hukuki ilişki için gönderildiği kanıtlanamadığına göre; söz konusu takip ve dava konusu çekin davalı hesabına gönderilen bu havaleler için düzenlendiğinin kabulü gerekmiştir.
Diğer yandan, davalı taraf taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ederek davacıya verilen takip ve dava konusu çek arkasının yazdırılmamasının, çek bedelinin ödendiğinin ispatı olduğunu savunarak takip ve dava konusu çek bedelinin ödendiğini ileri sürmüş ise de, borcun ödendiği hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde yasal delillerle ispatlanamamış, ayrıca çek üzerindeki imzaya da itiraz edilmemiştir.
Dolayısıyla çeke dayalı davalı hakkında girişilen icra takibinde davalı borçlunun asıl alacağa yönelik itirazın yukarıda açıklanan nedenlerle haksız olduğu ve bu nedenle iptalinin gerektiği; takipten önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden davacı tarafın işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen miktar üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/632, K. 2019/201, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama