KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2021
- Esas no
- 2018/749 Esas
- Karar no
- 2021/844
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/08/2018
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... arasında 30.09.2013 tarihinde ...Ticari Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, davalı ... ise bu sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, dava dışı ... ile davalı borçlu sözleşme ile tanımlanan krediyi kullandıklarını ancak geri ödeme yapmamdıklarını, bunun üzerine dava dışı ... ile davalı borçluya ... 3. Noterliği'nin 17.02.2017 tarihli ...
Yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak ihtarnamede belirtilen sürede de müvekkil bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine dava dışı ... ile davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü ...
E sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, ödeme emri her ikisine de tebliğ edildiğini ve yalnızca davalı tarafın borca ve imzaya itiraz ettiğini, borçlunun itirazı haksız, hukuka aykırı ve takibi uzatmaya yönelik olduğunu, davalının tüm bu itirazları hukuki dayanaktan yoksun, haksız, kötü niyetli ve de müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, bu sebeple bu itirazın iptali ile borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olan itirazın iptali ile takibin devamına,
alacağın %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, tüm yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, daha sonraki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yine davalı asilin 23/02/2021 tarihli imzalı beyanının tetkikinde, kefalet sözleşmesindeki imza kendisine ait olduğunu, dilekçe yazdırdığı kişi imzanın kendisine ait olduğunu bu şekilde yazmasını ancak kredinin kendisine ait olmadığını, kredi çıkması için imza verdiğini söylediğini, bu şekilde yazdıklarını, imza kendisine ait olduğunu bildirmiştir.
DELİLLER
Dava, İİK'nun 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle varsa ferileri ile birlikte borç miktarı, alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Mahkememizin 27/03/2019 tarihli celse üç nolu ara karar gereğince dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak konusunda uzman Bankacı bilirkişi ... seçilmiş, adı geçen bilirkişice sunulan 19/09/2019 tarihli rapor ile 10/06/2020 tarihli ek raporun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu ve ek raporunun tetkikinde, yapılan incelemeler ve hesaplamalar sonucunda, davacı bankanın, takip tarihi 07.04.2017 itibariyle davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... ' dan ... nolu Taksitli Ticaret Kredi Alacağından 17.093,10,-TL asıl alacak, 852,38-TL işlemiş faiz, 42,62,-TL BSMV ve 175,57,-TL İhtar masrafı olmak üzere toplam 18.163,66,-TL alacağının bulunduğu,
davacı bankanın, takip tarihi 07.04.2017 itibariyle davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... ' dan ... nolu Çek Hamiline ödenen Çek Bedeli kredisinden 2.490,00,-TL asıl alacak, 219,12-TL İşlemiş faiz, 10,96-TL BSMV olmak üzere toplam 2.720,08-TL alacağı bulunduğu, davacının davalı kefil ... ' dan takip tarihi 07/04/2017 tarihinden Taksitli Kredi 17.093,10 TL Asıl alacak yönünden Temerrüt Faiz oranının % 40,80 olduğu, Çek Kredisi yönünden 2.490,00 TL yönünden Temerrüt Faiz oranının %72,00 olduğu kanaatiyle raporlar alınmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava davalı tarafından .... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK ' nun 67 maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı banka tarafından dava dışı ...'ın genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredi nedeni ile dava dışı asıl borçlu ile müteselsil kefil davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası ile 07.04.2017 tarihinde toplam 21.033,28 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı ödeme emrinin 03.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 09.05.2017 tarihinde 7 günlük yasal itiraz süresi içerisinde sunulan dilekçe ile takibe ve kefalet sözleşmesinde ki imzaya itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmeksizin 14.08.2018 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusunu davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeni ile kullandırılan kredi oluşturmaktadır. Davalı yan aynı krediyi müşterek kefil sıfatı ile imzalamış olup genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer alması nedeni ile davacı alacağından sorumludur.
Davalı yan icra takibine itiraz dilekçesinde sözleşmede yer alan kefil imzasının kendisine ait olmadığını beyan etmiş , 17.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde kefil olmayı tarafında kredi verilmesi şartı ile kabul ettiğini beyan etmiş, davalı yanın çelişkili beyanları nedeni ile kredi sözleşmesinde yer alan imzanın tarafına ait olup olmadığının belirlenmesi için tarafına isticvap davetiyesi çıkartılmış, davalı 23.02.2021 tarihli duruşmadaki beyanlarında kredi sözleşmesinde ki kefil imzasının tarafına ait olduğunu beyan etmiş, bu sebeple imza incelemesi yaptırılmaksızın davalı yana ait olduğu kabul edilmiştir.
Davacı yan alacağının belirlenmesi teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar dosya kapsamına ve oluşa uygun olmakla hükme esas alınmış ve mahkememizce bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarla bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması , borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y.3HD'nin 09/10/2019 tarih 2019/4054E-2019/7659K sayılı ilamı).
Davacının talebinin likit olduğu anlaşıldığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/749, K. 2021/844, 9 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama