KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas no
- 2019/654 Esas
- Karar no
- 2021/474
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2019
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden anılan şirkete kredi kullandırıldığını, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan.... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ikamet adresi itibariyle yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını; asıl borçlu şirketin konkordato talebi kapsamında geçici mühlet verilmesine ve sürenin dolmasına rağmen, davacı bankanın gerçekleşen temerrüt sonrası asıl borçlu hakkında kredi sözleşmesinin teminatı için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmediğini, davacı bankanın kefile karşı özen borcunu ihlal ettiğini, hesap kat ihtarı ekinde hesap özetinin bulunmadığını, müvekkilinin sadece imzaladığı sözleşmelerden sorumlu olduğunu, ayrıca işletilen faizin bilirkişi incelemesiyle yeniden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, kefil davalı hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesine göre ödenmeyen kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı borçlu tarafından icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; takip ve davaya dayanak taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 31.2.2. maddesinde ... İcra Daireleri ile Mahkemelerinin yetkili kılındığı öngörülmüş ve anılan yetki sözleşmesinin HMK 17.maddesine göre geçerli olduğu anlaşıldığından, davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçluya tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda; davacı banka ile asıl borçlu ... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete krediler kullandırıldığı, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve sözleşme uyarınca davalı gerçek kişinin kefalet limiti 960.000,00 TL olduğu, davalı kefilin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı gerçek kişiden, 750.632,60 TL asıl alacak, 6.967,00 TL işlemiş gecikme cezası olmak üzere toplam 757.599,60 TL alacağının bulunduğu,
davacının borç tamamen ödeninceye kadar, davalıdan asıl alacak üzerinden %1.8850 oranında gecikme cezası talep edebileceği; davalı tarafça dava tarihinden sonra takibe yapılan, 16/10/2020 tarihli, 17.628,86 TL, 17.828,98 TL, 5.902,46 TL olmak üzere toplam 41.360,30 TL ödemenin infaz sırasında borç bakiyesinden düşülmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, davalı taraf itirazları yerinde görülmemiş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından asıl borçlu ... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ne kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişi hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın davalı gerçek kişiden, 750.632,60 TL asıl alacak, 6.967,00 TL işlemiş gecikme cezası olmak üzere toplam 757.599,60 TL alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini 960.000,00 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişinin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği;
benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen 757.599,60 TL alacağa yönelik davalı borçlunun vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği; bu miktarları aşan davacı taraf isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen alacak üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine; reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/654, K. 2021/474, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama