KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/152 Esas
- Karar no
- 2021/522
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/03/2020
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine kısmi alacağın tahsili için başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kefalet sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu; genel yetki kuralı gereği yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olduğunu; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını; esas yönünden ise, sözleşmelerin usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, hükümlerinin geçersiz olduğunu, müvekkili ...'ın kefaletine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkillerine kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalılar ve diğer takip borçluları hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesine göre ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların yetkiye, takibe ve tüm borç ile fer'ilerine vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK 67.md gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket tarafından icra dairesinin ve tüm davalılar tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; takip ve davaya dayanak taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 6.2. maddesinde ... ... (...) İcra Daireleri ile Mahkemelerinin yetkili kılındığı öngörülmüş ve anılan yetki sözleşmesinin HMK 17.maddesine göre geçerli olduğu anlaşıldığından, davalıların icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı ile davalı şirket tacir olup, uyuşmazlığın ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle TTK'nun 4.ve 5.maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 29/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile asıl borçlu davalı şirket arasında imzalanan 50.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığı, davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve kefaletlerinin TBK'daki şekil şartlarına uygun olduğu, kefil davalı gerçek kişinin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; davacı tarafça kısmi açılan icra takibinde, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 6.653.383,80 TL nakdi;
davalı şirketten kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 33 adet çek yaprağı yönünden 52.230,00 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu; kefil davalı gerçek kişinin kredi sözleşmesinde depo yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle, anılan davalının gayrinakdi alacak yönünden sorumluluğunun bulunmadığı; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,00 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisinin istenebileceği bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, davalı taraf itirazları yerinde görülmemiş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişi hakkında girişilen kısmi ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın davalılardan 6.653,383,80 TL nakdi;
davalı şirketten kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 33 adet çek yaprağı yönünden 52.230,00 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişinin nakdi borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği, kefalet sözleşmesinde gayrinakdi depo taleplerine ilişkin düzenleme bulunmadığından davalı ...'a yönelik gayrinakdi alacak isteminin yerinde olmadığı;
benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen 6.653,383,80 TL nakdi alacağa yönelik her iki davalının itirazının ve 52.230,00 TL gayrinakdi alacağa yönelik davalı şirketin vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan nakdi alacak üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen gayrinakdi alacak yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, bir kısım davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/152, K. 2021/522, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama