KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2021
- Esas no
- 2020/385 Esas
- Karar no
- 2021/883
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/08/2020
Karar Metni
1.436 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket ... .... A.Ş arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ... ise sözleşmeyi müteselsilen kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri üzerine müvekkili banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca borçluların kredi hesapları, ...
6. Noterliği 19 Kasım 2019 tarihli ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile kat edilerek kredi borcunun müvekkili bankaya ödenmesi hususu ihtar edildiğini, söz konusu hesap kat ihtarnamesi ile tüm muhatapların sözleşmede bildirmiş oldukları adreslerine gönderilmesine rağmen ne borçlu şirket ne de davalı kefiller tarafından kredi borcu müvekkili bankaya ödenmediğini, bunun üzerine borçlular hakkında .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, söz konusu takibin davalılar tarafından haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle esasa, usule ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, borca ve ferilerine yapılar tüm itirazların reddine,.... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı borçlunun asgari % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı bankaya, icra takibinde belirtilen şekilde borcu bulunmamakta olduğunu, zira müvekkillerinden ikisi icraya konu Genel Kredi Sözleşmesinin borçlusu olmadığını, müvekkili ... ve ... iş bu sözleşmede borçlu değil sadece kefil sıfatında olduklarını, temerrüt için gerekli şartların oluşmadığını, müvekkilleri bankanın göndermiş olduğu ihtara yasal sürede itiraz etmiş olduklarından hesap katında bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleşmediğini, söz konusu alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin doğru olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasının UYAP sureti celp edilip incelenmiştir. Mahkememizin 16/02/2021 tarihli celse üç nolu ara karar gereğince iddia, savunma, toplanan deliller ve banka kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak konusunda uzman bankacı bilirkişi ... seçilmiş, adı geçen bilirkişice sunulan 09/04/2021 tarihli rapor ile 06/09/2021 tarihli ek raporun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu ve ek raporunun tetkikinde, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi ve Teminat sözleşmesinin tetkikinden; davacı Banka ile davalı borçlu ... ...
A.Ş. arasında 26.05.2016 tarihinde 500.000,00 TL tutarında, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi düzenlendiği diğer davalıların da her birinin anılan sözleşmede 500.000,00'er TL üzerinden müteselsil kefil olarak kefalet imzalarının bulunduğu, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davalı asıl borçluya söz konusu sözleşmeye istinaden 29.03.2019 tarihinde, 30 ay vadeli ilk 6 ayı ödemesiz sonraki 24 ayı aylık 6.251,18 TL “lık taksitler halinde ödenmek üzere 103.957,06 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ayrıca çek karnesi verilmek suretiyle önceki bölümlerde detaylı olarak gösterilen dava konusu edilen borcun doğduğu,
davacı bankanın, 25.12.2019 icra takip tarihi itibariyle, taksitli ticari kredi alacağından dolayı davalılardan, 111.595,07 TL asıl alacak, 3.921,97 TL işlemiş faizler, 196,10 TL İşlemiş Faizler üzerinden % 5 BSMV ve 660,10 TL Noter ihtar gideri olmak üzere toplam 116.373,24 TL nakdi alacak, iade olmayan çek yapraklarından doğan çek sorumluluk bedellerinden kaynaklı 52.780, TL gayri nakdi alacağı olduğu,
52.780,-TL'nin deposunu talep edebileceği, davacı bankanın ise 111.595,07 TL asıl alacak, 3.937,07 TL İşlemiş Faiz,196,85 TL, % 5 BSMV ve 660,10 TL İhtar Gideri olmak üzere toplam 116.389,09 TL alacak talebinde bulunmuş olup talebin tespitlerimi aşan 15,85 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, gayri nakdi alacak olarak iade edilmeyen 26 adet çekten doğan yasal sorumluluk bedeline ilişkin 52.780,- TL'lik Depo Talebinin ise yerinde olduğu,
davacı bankanın takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar 111.595,07 TL'lik asıl alacak üzerinden % 35,28 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini talep edebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava davalılar tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK ' nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalılar aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası ile toplam 116.389,09 TL nakdi ile 52.780,00 TL gayrinakdi alacak için ilamsız icra takibine başlandığı ödeme emrinin tebliğ üzerine davalı borçlular vekili tarafından icra takibine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmeksizin 07.08.2020 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan diğer davalılar ise kefil sıfatı ile imzaladıkları genel kredi sözlemesi oluşturmakyadı
İcra dairesinin yetkisi yönünden; Yetkili icra dairesi İİK.’nun 50. maddesinin yollamasıyla 6100 sayılı HMK.’ndaki yetki kurallarına göre belirlenecektir.
HMK.’nun 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme (dolayısıyla icra dairesi) davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir.
Sözleşmeden kaynaklanan davalarda ise HMK’unun 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir.
Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi var ise HMK.’nun 17. maddesi uyarınca sözleşmeyle yetkili kılınan yer mahkemesinde de açılabilir.
6098 sayılı TBK ‘unun 89/1 maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ile tacir olmayan gerçek kişiler hariç olmak üzere sözleşme kapsamında çıkacak uyuşmazlıklarda davalı İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 89. Maddesi ile HMK'nun 17. Maddesi gereği taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 13/e maddesi göz önüne alındığında İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davanın esası yönünden; taraflar arasında ki uyuşmazlığın temelini yukarıda anıldığı üzere genel kredi sözleşmesi oluşturmaktadır, bu sözleşme kapsamında davacı yan alacağının miktarının belirlenmesi uzmanlık gerektirmesi nedeni ile mahkememizce uzman bilirkişi ...'tan rapor alınmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 05.04.2021 düzenleme tarihli rapor ile davacının toplam 116.373,24 TK nakdi alacak ile 52.780 TL gayri nakdi alacak talep edebileceği rapor edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya el verişli dosya kapsamına ve hüküm kurmaya el verişli olmakla benimsenmiş ve hükme esas alınmış, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması , borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y.3HD'nin 09/10/2019 tarih 2019/4054E-2019/7659K sayılı ilamı).
Davacının talebinin likit olduğu ve davalıların icra takibine itirazda haksız olduğu anlaşıldığından itirazın iptaline karar verilen nakit alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/385, K. 2021/883, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama