KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/772
- Karar No
- 2025/332
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/703 Esas
- Karar no
- 2025/421
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2024
- Karar tarihi
- 26/05/2025
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Hiz. Tic.
A.Ş. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, müvekkili Şirket, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini,
böylece üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, müvekkili Şirket, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkil şirket aracılığı ile ödendiğini, davalı ... ile müvekkili Şirket arasında belirsiz süreli “...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili Şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı, Müvekkil Şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... unvanı altında satış gerçekleştirmiş olduğunu, davalıya ait Firma, Müvekkili Şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili Şirket tarafından icra takibine konu söz konusu bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine T.C. ....
İcra Dairesi 2024/...
Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafından işbu takibe 15/05/2024 tarihinde; müvekkili Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurmuş olduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davalı tarafından T.C. ....
İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından müvekkilimin ikamet ettiği konut depremde hasar almış ve binanın bir kısmı yıkılmış olduğunu, müvekkilinin kimliği ise bu sırada kaybolduğunu, müvekkilinin deprem sonrası geçici konaklama için gittiği Karaman ilinde eski kimliğinin kaybolduğu gerekçesi ile depremden kısa bir süre sonra 27/03/2023 tarihinde yeni bir kimlik çıkarttığını, davacı yanın dava ve dava konusu ....
İcra dairesi 2024/... esas sayılı dosyasına takip dayanağı olarak göstermiş olduğu cari hesap özeti evrakı ise 29/02/2024 tarihli olduğunu, anılı sözleşmenin müvekkili ile hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, bahse konu sözleşme aslının mahkemenize celp edildiğinde yaklaşık olarak 45 sayfalık sözleşmedeki her sayfada bulunan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzaların hiçbiri müvekkiline ait olmadığını, söz konusu sözleşmede bulunan imzaların hepsi birbirinden farklı ve müvekkiline ait imzanın taklit edilmeye çalışıldığı bahse konu sözleşme incelendiğinde mahkemenizce de tespit edileceğini,
söz konusu sözleşmede yer alan tüm imzalar müvekkilime ait olmadığından "...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi" kapsamında yer alan tüm imzalara açıkça itiraz ettiklerini, dosya kapsamında alınacak imza örnekleri ile müvekkiline ait imzaların imza incelemesine gönderilmesini talep ettiklerini, sözleşme de yer alan fatura adresi ve gönderici/iade adresi olarak ... ilinde olduğunu, ancak müvekkili hiç bir zaman Bursa'da bulunmadığını, üstelik ikamet adresi Gaziantep iline kayıtlı olduğunu, Gaziantep'te bulunan ve fabrika işçisi olarak çalışan müvekkilinin Bursa'da herhangi bir ticari bir faaliyeti bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle;
davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELLİLER
Davacı yan delil olarak; ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi ve Ekleri., ...Arabuluculuk Bürosu 2024/... Arabuluculuk Dosya Numaralı Anlaşmama Son Tutanağı, Cari hesap ekstresi, T.C. .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı icra dosyası, Bilirkişi incelemesi, Keşif, Tanık, Ticari Defter ve kayıtlar, Yemin ve sair her türlü delillere dayanmıştır.
Davalı yan delil olarak; Bilirkişi, İmza İncelemesi ,Tanık, Banka Kayıtları, Nüfus Kayıtları, İkametgah Kayıtları, Telefon Numara Kayıtları, Yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davacı tarafın cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatmış olduğu ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin 08/05/2025 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiğini, davalıdan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin başkaca taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 26/05/2025 tarihli mazeret dilekçesinde; duruşmaya şehir dışında bulunması nedeniyle katılamayacağını, işbu dava dosyasında yokluğunda karar verilerek davacı tarafın feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermesini, lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesini talep ettiği görüldü.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307 ve 309 maddelerin hükümleri gereğince feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış ve uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu, bu hususta vekaletnamede özel yetkisinin de bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim .. · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/772, K. 2025/332, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama