KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2023
- Esas no
- 2022/396 Esas
- Karar no
- 2023/679
- Dava
- Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/10/2017
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; tarafların yaklaşık on yıldır birlikte farklı sektörlerde projeler yürüttüklerini, alacak ve borç ilişkileri olduğunu, son olarak iki yıl önce davalının yapacağı inşaat projesi işi için davacı tarafından 3.074.000-TL. davalıya borç verildiğini, borcun geri ödenmesi ve şartları konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, ancak davalının paranın kendisine ödendiği 17/02/2016 tarihinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen inşaat projesine başlamadığını ve bugüne kadar da anlaşmaları gereğince ... ili, ... ilçesi, ...
Köyü, ... mevkii 19 pafta 2305 parselde bulunan arsanın satın alınması işlemlerini gerçekleştirmediğini, bu nedenle mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde davalı adına kayıtlı olan menkul ve gayrimenkuller ile davalının üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, davacı tarafından davalıya borç olarak ödenen anaparanın ve kredi masraflarının avans faizi ile birlikte şimdilik 100.000,00-TL.’sinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; davacının dava dilekçesinde ticari bir ortaklıktan bahsetmeyip, davalıya ödünç para verdiğini iddia ettiğini, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, hiç kimsenin bir başkasına ödünç para vermek için kredi kullanmayacağını, kredi sözleşmesi incelendiğinde davacının aslında 4.000.000,00-TL. kredi kullandığının anlaşıldığını, kullanılan kredi tutarı ile ödünç verildiği iddia edilen tutarların birbirini doğrulamadığını, davacının iddia ve beyanlarının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını,
davacı tarafından davalıya gönderilen ödemenin inançlı temlik sözleşmesi ile davalıya ait olduğu halde davacı üzerine tapudan devir ve tescili yapılan bir kısım taşınmaz hisselerinin bedelinin davalıya iade ve teslimine ilişkin bir borç ödemesi olduğunu belirterek davanın reddine; davanın reddi taleplerinin kabul görmemesi halinde BK’nun 139. maddesi gereğince takas-mahsup taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; ödünç sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Davacı; davalıya 3.074.000,00-TL avans olarak gönderdiğini, ancak davalının avansın karşılığını ödemediğini, bu alacağın 8.000.000,00-TL olarak iade edilmesi yönünde taraflar arasında mutabakat oluştuğunu iddia ederek eldeki davayı açmış; davalı ise davacının gönderdiği paranın borcun ödenmesine ilişkin olduğunu, bu nedenle davacıya borcu olmadığını, aksi halde ise davacı yedinde bulunan kendisine ait 2 adet taşınmaz hisse bedelinin takas edilmesini savunmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 190/1 fıkrası ile 4721 sayılı TMK'nın 6.maddesi uyarınca, bir vakadan lehine sonuç çıkaran taraf bu hususu ispat yükü altındadır. Davacı; banka yoluyla gönderdiği 3.074.000,00-TL'yi borç olarak verdiğini iddia etmekle bu hususu ispat yükü altına girmiştir. Dosyaya mübrez banka dekontunda da 17/02/2016 tarihinde 3.074.000,00-TL'nin davacı tarafından davalıya gönderildiği ve açıklama olarak da "İnşaat Yapım Avansı" ibaresinin yazıldığı görülmekle, davacının iddiasını ispatladığı kabul edilmiştir. Bununla beraber dosyaya sunulan e - posta yazışmalarında davalının borcu 8.000.000,00-TL olarak ödemeyi kabul ettiğine yönelik bir beyanı bulunmadığından, davacının 3.074.000,00-TL'nin 8.000.000,00-TL olarak ödeneceğine yönelik iddiası mahkememizce kabul görmemiştir.
Bu durumda davacının borç ödemesi yaptığını savunan davalının bu savunmasını yazılı delil ile kanıtlaması gerekmektedir. Ne var ki davalı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığından davalının borç ödemesine yönelik savunmasına değer verilmemiştir.
Davalının bir diğer savunması ise; kendisine ait olup da davacı yedinde bulunan iki adet taşınmaz hissesinin bedelinin takas edilmesine yöneliktir. Dosyaya sunulmuş olan e-posta yazışmaları her iki tarafın da kabulündedir. Gelen tapu kayıtları, dinlenen tanık beyanları ve tarafların kabulünde olan e-posta yazışmalarından; davalının takas savunmasına konu ettiği iki adet taşınmaz hissesinin inançlı temlik işlemi ile davacı adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, takas definin süresinde olduğu, taşınmaz hisse bedellerinin dava tarihinde 3.000.000,00-TL olduğu hususunda tarafların mutabık olduklarının e -posta yazışmalarından anlaşıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının takas savunması çerçevesinde aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/396, K. 2023/679, 27 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama