KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Esas no
- 2022/822 Esas
- Karar no
- 2025/211
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/12/2022
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ...
Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmelerinin yapılmış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davalı şirket tarafından taraflar arasında yapılan Channel Management kullanım sözleşmesinin feshedildiğinin müvekkiline bildirildiğini, davalının fesih bildiriminde hiçbir haklı sebebin bulunmadığını, sözleşmenin erken feshi durumunda davalının davacıya senelik otel başı 3.000 Euro cezai şart bedeli ödeyeceğinin taraflarca kabul edilmiş olduğunu, ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin tahsili amacıyla ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve itirazın yerinde olmadığını beyanla davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini ve davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; hizmet sözleşmelerinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında hizmet sözleşmeleri kurulduğu, bu sözleşmelerin feshedildiği çekişmesizdir.
Uyuşmazlık; fesihlerin haklı olup olmadığı, cezai şart alacağı doğdu ise davacının ne kadar talep edebileceği, ifaya yönelik faturalardan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı noktalarındadır.
Sözleşmeye konu hizmetin verildiğini, rezervasyon sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat yükü davacıya; yönetim sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat yükü ise davalıya aittir.
Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme, irdelenen e-posta yazışmaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı tarafından yüklenilen edimin ifa edildiği anlaşılmaktadır. Aksini savunan davalının ise aynı güçte delil getirmesi gerekirken bu yönde bir kanıt getirmediği nazara alınarak davacının ifaya yönelik faturalardan ötürü alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki 17/07/2024 tarihli oturumda defter ibrazından kaçınmanın sonuçlarına ilişkin ihtaratın yer aldığı duruşma tutanağı davalı vekiline tebliğ edildiği halde defterlerin ibraz edilmemiş olması da aynı sonucu doğurmaktadır.
Taraflarca aylık %5 oranında akdi faiz kararlaştırıldığı, 3095 sayılı kanunun 4/a bendi uyarınca bunun olanaklı olduğu, yine sözleşme ile kesin vadenin (takip eden ayın 7. ve 15. günleri) belirlendiği (davacı vekilinin temerrüt yönünden dava dilekçesinde 15. günü esas almasının davalı lehine olduğu), buna göre faiz hesabı yapılan bilirkişi ek raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu dikkate alınarak ifaya yönelik asıl alacak ve faiz alacağı yönünden taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde istem kabul edilmiştir. Ayrıca bu miktarlar likit nitelikte olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Cezai şartlar; Rezervasyon Sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat yükü davacıya ait olup yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından davacının hakedişi ödenmediğinden davacı sözleşmeyi feshetmekte haklıdır. İlk kez 12/02/2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin üçer yıllık dönemler halinde yenileneceği kararlaştırıldığından fesih, 12/02/2021-11/02/2024 dönemi içerisinde (04/10/2021) gerçekleşmiş olup sözleşme bu dönemde 235 gün yürürlükte kalmıştır. Yani ifa edilmeyen dönem 2 yıl 130 gün olup resen yapılan hesap doğrultusunda davacının 14.136,98 Euro talep edebileceği anlaşılmıştır.
Management Sözleşmesini ise davalı feshetmiş olup sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini kanıt yükü altındadır. Ne var ki davalı tarafından bu yönde yazılı bir delil getirilmediğinden davacının bu fesih nedeniyle de cezai şarta hak kazandığı anlaşılmaktadır. İlk kez 16/03/2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin üçer yıllık dönemler halinde yenileneceği kararlaştırıldığından fesih, 16/03/2018-15/03/2021 dönemi içerisinde (08/01/2019) gerçekleşmiş olup 299 gün boyunca yürürlükte kalmıştır. Yani ifa edilmeyen dönem 2 yıl 66 gün olup resen yapılan hesap doğrultusunda davacının bu fesihten dolayı 6.542,46 Euro talep edebileceği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından cezai şartın tenkisi talep edilmiş ise de kural olarak tacirler bakımından cezai şartın tenkisinin mümkün olmadığı, bilirkişi ek raporunda tenkis koşullarının gerçekleştiğine dair görüş bildirmenin mümkün olmadığının ifade edildiği, davalının hiçbir ticari kayıt sunmadığı hususları göz önüne alınarak tenkis savunması yerinde görülmemiştir.
Son olarak cezai şartta tenkis yapılma ihtimali bulunması nedeniyle cezai şart alacağı likit nitelikte olmadığından davacının icra inkar tazminatı istemi; davacının da icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına ilişkin delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/822, K. 2025/211, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama