KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/850 Esas
- Karar no
- 2024/296
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2022
Karar Metni
1.579 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... işletmesi davacı müvekkil şirket tarafından yürütülmekte olduğunu, davalı şirkete ait ... plakalı araçları ile işletme hakkı davacı müvekkil şirkete ait otoyoldan 05.09.2016-30.09.2017 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de,
işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkil şirketçe davalı şirket aleyhine ....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 19.11.2017 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafa ödeme emri 22.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı şirket “borcun tamamına,faize ve her türlü ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine” itiraz etmiş ilgili icra müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın itirazları yersiz olup reddi gerektiğini,
bunun üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinde yer alan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu dava şartı olan Arabuluculuk süreci, ... Arabuluculuk Bürosu'na 24.11.2021 tarihide başvurularak, ... Arabuluculuk, ...
Büro Dosya No ile tamamlanmış olup, hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağında da görüleceği üzere anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile talep ettikleri harca esas değer üzerinden, davalı tarafından ....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile asıl alacak olan ihlalli geçiş bedelleri ile ceza bedellerine temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, davalının İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf takibe geçmekte haksız olup davanın reddi ile haksız takibin iptaline karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde yer vermiş olduğu plakaların ayrı ayrı müvekkil şirkete aidiyetine dair resmi evrak ve kayıt, delil sunmadığı da gözönüne alınarak ilgili plakaların müvekkil şirkete ait olduğunu kabul etmediklerini, usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, öncelikle yetkiye itirazlarının bulunduğunu, icra takibinde genel yetkili yer borçlunun yerleşim yeri olduğunu, müvekkil şirketin yerleşim yeri "...'' olduğunu,
Bağcılar ilçesi yetki olarak Bakırköy Adliyesi'nin yetki alanı içerisinde yer aldığını, bu sebeple takip, borçlunun yerleşim yeri olan Bakırköy İcra Daireleri'nde başlatılması gerekirken İstanbul/Çağlayan adliyesinde başlatılması hukuka aykırı olduğunu, yetkili mahkeme de genel yetki kuralı gereği borçlunun yerleşim yeri olduğunu,
davacının davasını ve iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin yerleşim yeri olan Bakırköy Adliyeleri olduğundan davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmesi gerekirken İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış olması nedeniyle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, İİK madde 67'ye göre alacaklı tarafın açacağı itirazın iptali davası için dava açma süresi 1 yıldır ve bu süre hak düşürücü süre olarak düzenlendiğini, müvekkil şirket tarafından 22.12.2017 tarihinde tebellüğ edilen takibe 25.12.2017 tarihinde itiraz edildiğiğni,
hak düşürücü süreden sonra ikame edilen huzurdaki davanın 1 yılllık hak düşürücü süreden sonra ikame edilmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, bu sebeple de davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı taraf 19.11.2017 tarihinde takibe geçmiş olduğunu, 22.12.2017 tarihinde ödeme emrinin müvekkil şirkete tebliğ edildiğini iddia etmekte olduğunu, 25.12.2017 tarihinde yasal itiraz süresinde ödeme emrine itiraz edilmesinden bu yana 5 yıl 1 ay bir süre geçtiğini,
ihlal edildiğini iddia etmiş olduğu tarihlerin 05.09.2016'da bu yana 6 yıl 4 ay 20 gün bir süre son fiil tarihinden bu yana da 5 yıl 4 ay gibi bir zaman dilimi geçmiş olmakla Kabahatler Kanununda yer alan düzenlemeye göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu sebeplerle ilk önce zamanaşımı def'ilerinin dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarının da bulunduğunu, davacı taraf icar takibine geçmekte haksız olduğunu, müvekkili araçların HGS kayıtlarında yeterli bakiye bulunduğundan tahsil edilebileceğini,
davacı taraf ihlalli geçiş iddiasını somut ve gerekçeleri ile ispat edememiş olup öncelikle bu iddiasını ispatlamasının gerektiğini, ayrıca icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle usuli itirazlarının ve zamanaşımı defilerimiz neticesinde huzurdaki davanın usulden reddine, davacının davasının esastan reddi ile haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan takibin iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddi ile asıl alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalı aleyhine ....İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile geçiş ücreti, faiz ve KDV'si toplamı 38.338,41 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ üzerine yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmekle takibin durduğu, borçlu itirazının davacıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından hak düşürücü süre içerisinde 16/12/2022 tarihinde 17.730,76 TL alacağa yönelik itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalının adına kayıtlı araçlar ile ihlalli geçiş yapıp yapmadığı, ihlalli geçiş yapılmış ise geçiş anı itibariyle davalının ödeme bakiyesi bulunup bulunmadığı ve davacının talep edebileceği miktarın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/06/2023 tarihli rapor ile davalının adına kayıtlı araçlar ile davacıya ait otoyoldan ücret ödemeksizin geçiş yaptığı, yapılan geçişlere ilişkin 15 günlük ödeme süresi içerisinde ödemede bulunmadığı, davacı tarafından 41 adet geçişe ilişkin ihlalli geçiş görüntüsünün sunulmadığı,
mahkememizce görüntüsü sunulmayan 41 adet geçişin ihlalli geçiş olmadığının kabulü halinde davacının 12.663,09 TL talep edebileceğinin rapor edildiği, davalı yanın itirazı üzerine ...
Bankası AŞ'den gelen müzekkere cevabı incelenerek düzenlenen 09/04/2023 tarihli ek rapor ile ; gelen müzekkere cevabında ihlalli geçiş konusu araçların OGS cihazlarına ait bilgilerin yer almadığı, ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen ... plakalı aracın geçiş tarihi itibariyle dava dışı kişi adına kayıtlı olduğu,
bu araç için hesaplanan 1 adet ihlalli geçiş tutarının faiz ile KDV'si dahil 27,73 TL olduğu rapor edilmiş, bilirkişi raporu yapılan tespitleri itibariyle dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve davacı tarafından görüntüsü sunulmayan geçişlerin ihlalli geçiş olarak kabul edilemeyeceği, görüntüsü sunulan ve davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılan araçlar için talep edilebilecek geçiş ücreti, faiz ve KDV'si toplamının 12.635,36 TL olduğu anlaşılmış,
davalı tarafından bu miktar için ödeme yapıldığı ispat edilemediğinden yapılan itirazın 12.635,36 TL yönünden iptaline takibin bu miktar ile sınırlı olarak devamına fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 esas ve 2019/7699 karar sayılı kararında belirtildiği üzere. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Davacının talebinin geçiş ücretine ilişkin olup likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/850, K. 2024/296, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama