KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/874 Esas
- Karar no
- 2024/141
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/05/2013
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalıya kesilen ve herhangi bir itiraza uğramayan faturalara dayalı cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin "Satıcı Firma Sözleşmesine" göre yürütüldüğünü, anılan sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerin düzenlendiğini, müvekkilince sözleşmeye uygun şekilde düzenlenen faturaların, davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlenmediğini, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı borcu bulunmadığını, sözleşmenin 11.1.maddesine göre müvekkili şirketin ticari defterlerinin kesin delil olduğunu, müvekkilince düzenlenen bir kısım irsaliyeli faturaların alınarak ticari defterlere işlenmesine rağmen,
bir kısım faturaların haksız şekilde iade edildiğini veya davacının ticari defterlerine işlenmediğini, alacağın likit olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 14/11/2019 tarih ve 2014/... E, 2019/... K sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2022 tarih ve 2020/... E, 2022/... K sayılı kararıyla. "Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisi "Satıcı Firma Sözleşmesi" kapsamında yürütülmüştür.
Anılan sözleşmenin 3. maddesine göre, satıcının sözleşme konusu bizzat ifa ile yükümlü olduğu, alıcı tarafından aksi yazılı olarak belirtilmediği sürece iş bu sözleşmede yer alan ve sevkıyatı yapılan ürünlerin koşulsuz olarak iade edilebileceği, nakliye ve riskin satıcıya ait olduğu, teslimat ve iadelerin depolardan yapılacağı, depolarda ve işletmelerde mal kabulünün yapılmış olması malın kesin kabulü anlamına gelmediği, teslim alınan emtianın detay kontorolü yapılmadan koli bazında teslim alınacağı, teslim sonrası detaylı incelemede tespit edilecek farkların satıcıya fatura edileceği düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 4. maddesinde teslim edilen ürünlerin kalite kontrolünün ve siparişe uygunluğunun teslim sonrası alıcı tarafından tespit edileceği belirlenmiştir. Sözleşmenin 11/4.maddesinde tarafların tebligat adresleri, sözleşmede belirtilen adres olup, adres değişiklikleri yazılı olarak bildirilmedikçe adreslere yapılacak tebligatların geçerli olacağı bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisi açık hesap şeklinde izlenmiş olup, davacı faturadan kaynaklı 353.568,10 TL cari hesap borcunun tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatmış, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesinde düzenlenen kök raporda tablo C olarak belirlenen 6 adet satım faturasına konu emtianın davacı tarafından teslim edilmediği belirlenmiş, buna ilişkin dava reddedilmiştir. Diğer yandan, bilirkişi raporunda satıcı tarafından emtianın teslim edilmesine rağmen 214.231,13 TL satım bedelinin ödenmediği belirlenmiştir.
Davalı ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 3, 4 ve 11. maddeleri gereğince teslim sonrası kontrol edilen emtiada ayıp bulunması nedeniyle, bu emtianın sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini ve faturaların kargo şirketleri aracılığıyla satıcının sözleşmedeki adresine tebliğ edildiğini, buna rağmen faturaların satıcı tarafından kayıtlarına işlenmediğini savunmuştur. Yargılama sırasında davalı tarafından faturaların tebliği için aracı kılanan ... ve Paz. Ltd.
Şti. ve... ve Loj.Hiz. AŞ. tarafından sunulan cevabi yazılarda, bir kısım belgelerin davacının taşınması ve adres değiştirmesi nedeniyle tebliğ edilemediği belirlenmiştir.
Bilirkişi raporunda, tablo A ile gösterilen 19 adet iade faturası içeriği emtianın iki adetinin (13 ve 15 sıra) isim, imza ve plaka içermediği, diğerlerinin ise teslim edildiği araç ve kişilerin belirli olduğu, ancak bu kişilerin davacı çalışanı olup olmadığının anlaşılamadığı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, davacı tarafından teslim edilen emtianın detaylı incelemesi sonucu, eksik ve ayıplı ürün bulunması halinde bu ürünlerin iade faturası düzenlenerek davacıya teslim edilebileceği açıktır. Ancak bu iade işleminin, usulüne uygun şekilde yapılması ve alıcı tarafından kanıtlanması gerekir.
Davalı alıcı, yargılama aşamasındaki beyanlarında emtia ve faturaların davacı çalışanlarına imza karşılığı teslim edildiği, faturaların da sözleşmenin 11.4. maddesine göre satıcının sözleşmedeki adresine gönderildiğini savunmuş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmemiştir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince özellikle bilirkişi kurulu raporunun tablo A maddesinde gösterilen iki adet imzasız sevk irsaliyesi dışındaki 17 adet sevk irsaliyesinin teslim edildiği araç ve kişilerin davacı ile bağlantısı bulunup bulunmadığı belirlenerek, bu sevk irsaliyelerine konu emtianın davacıya iade edilip edilmediği ve sözleşmenin 11.4. maddesi hükmü değerlendirilerek, faturaların davacıya tebliğ edilip edilmediğinin değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Bu irsaliyelere konu edilen ve alıcı tarafından kontrol edilerek sözleşmeye uygun olmadığı belirlenen emtianın, satıcı veya yetkili personeline teslim edilmesi hâlinde bu miktardan alıcının sorumlu olmayacağı sonucu ortaya çıkacaktır.
İlk derece mahkemesince, tüm deliller toplanıp değerlendirilerek işin esasının karar bağlanması gerekirken, teslime ilişkin önemli delillerin toplanmaması ve sözleşme hükümlerinin değerlendirilmeden karar verilmesi ..." neden ve gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. BAM karar gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla dosya daha önce rapor veren bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 26/10/2023 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kurulu ek raporunda özetle; davalı tarafça geri iade ettiği irsaliyelerde yer alan isimlere, SGK'nın işe giriş-çıkış kontrol listelerinde rastlanmadığı, davalı tarafça tanzim edilen iade irsaliyelerini teslim alan bu kişilerin davacı şirket yetkilisi yada çalışanı olduğunun ispatlanamadığı; davacı tarafça düzenlenen ve davalı kayıtlarında yer almayan ürünlerin satış irsaliyeleri üzerinde yer alan isimlere, SGK'nın işe giriş-çıkış kontrol listelerinde rastlanmadığı, davacı satıcı tarafça tanzim edilen satış irsaliyelerini teslim alan bu kişilerin davalı şirket yetkilisi yada çalışanı olduğunun ispatlanamadığı;
bu kapsamda, 112.932,02 TL bedelli iade faturalarının teslim edildikleri kişilerin davacı yetkilisi ya da çalışanı olup olmadığı davalı tarafça ispatlanamadığı, 101.299,11 TL bedelli faturalara konu teslim evraklarının davalı tarafça dosyaya ve bilirkişi incelemesine hiç sunulmadığı.
120.714 TL bedelli satış irsaliyesinin teslim edildiği kişilerin davalı şirket yetkilisi ya da çalışanı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, BAM kararı öncesi düzenlenen kök ve ek raporlardaki görüşlerini korudukları bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi kuru ek raporu gerekçeli, denetlenebilir, BAM kararı gereklerini yerine getirecek yeterlilikte, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, rapora itirazlar yerinde görülmemiş, BAM kararı öncesi ve sonrası alınan bilirkişi kurulu raporları mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, BAM kararı öncesi ve sonrası alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu ile toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre;
BAM kararı öncesinde mahkememizce verilen gerekçeli kararda ve BAM kararı öncesi ve sonrası alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; usulüne uygun tutulan taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 214.231,13 TL alacaklı olduğu, bu miktara ilişkin davalının fatura içeriğine süresi içinde itiraz etmediği ve kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; dolayısı ile TTK'nın 21/2.maddesi gereği faturalar kapsamındaki malların davalı tarafça teslim alınmış olduğunun kabulü gerektiği;
bu miktarı aşan takip ve dava konusu faturalara ilişkin mal tesliminin davacı tarafça, davalı taraf savunmasına konu iade edilen ürün tesliminin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporlarında tespit edilen 214.231,13 TL alacak miktarına yönelik davalının vaki itirazının İİK'nun 67.maddesi gereğince iptaline; belirlenen-tespit edilen alacak miktarını aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından reddine;
alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen miktar üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/874, K. 2024/141, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama