KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/201 Esas
- Karar no
- 2025/839
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2023
Karar Metni
860 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalılardan ... arasında yapılmış 28/01/2023 tarihli Taşınmaz Satış Aracılık Sözleşmesine gereğince, sözleşmede belirtilen taşınmazların bu davalı tarafından müvekkillerine devrine karşılık toplam 4.000.000 TL bedelli çeklerin bu davalıya verildiğini ancak, taşınmaz devrinin yapılmadığını, ayrıca çeklerin de ciro yoluyla diğer davalılara verildiğini, müvekkilli şirketlerin diğer davalılarla hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle menfi tespit istemli açtığı eldeki davada İİK 72/2.md gereğince ...
Bankasına ait, ... Seri numaralı, 28.03.2023 vade tarihli, 300.000-TL tutarlı çek, ... Seri numaralı, 30.03.2023 vade tarihli, 500.000-TL tutarlı çek, ... Seri numaralı, 30.03.2023 vade tarihli, 200.000-TL tutarlı çeklerin icra takibine konu edilmemeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu çekler yönünden müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu sözleşmeden kaynaklı davacılara herhangi bir alacağının bulunmadığını ve bu davada müvekkilinin bir tarafının olmadığını, müvekkiline bir husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin dava konusu çeklerin hakkında bir bilgi sahibi olmadığını ve çeklerin devir, teslim veya temlik alacak herhangi bir fiilinin olmadığını ve bu nedenle müvekkilinin isteyerek davacının aleyhine davranmasının söz konusu olmadığını, davacı iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, ayrıca çek sebepten soyut (mücerret) bir kambiyo senedi olduğundan,
çek karşılığının ödenmemesi halinde çek borcunun ortadan kalkacağı, bedelsiz olacağı yönündeki iddia gerçek olmadığını, çeklerin bedelsizliği sınırlı hallerde olduğunu, ancak davacının bu durumu kötüye kullandığını, bedelsizlik def’i şahsi nitelikte olduğunu ve sadece temel borç ilişkisinin tarafları arasında ileri sürülebileceğini,
müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını ve bu nedenle Borçlar hukukuna egemen olan nisbilik ilkesi gereğince müvekkilinin tarafı olmadığı bir sözleşme kapsamında hak kazandırılamaz ya da kendisine borç yüklenemeyeceğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı taraflarca davaya cevap verilmemiş ve cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava, toplam 1.000.000,00 TL bedelli 3 adet çekten dolayı davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespitine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sunulan ve getirtilen deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; dosya içerisindeki sözleşme örneğine göre, davacılar ile davalı ... arasında taşınmaz satış aracılık sözleşmesi bulunduğu görülmüş, davacı dava konusu çekleri taşınmaz satışına aracılık sözleşmesi kapsamında davalı ... Limited Şirketi'ne vekillik eden davalı ...'e elden verdiklerini, sözleşme konusu taşınmaz satışının gerçekleşmediğini, verdikleri çeklerin başkalarına ciro edildiğini beyan etmiştir.
Davacıların dava konusu çekler ile ilgili yaptıkları şikayetin ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma Sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmiş olduğu görülmüştür.
Dava konusu çeklerin fotokopilerinin incelenmesinde; davacılardan ... Teknoloji A.Ş'nin keşideci, davacı ... Reklam...Ltd. Şti'nin lehtar olduğu, davalılardan ...A.Ş, ... ve ...'ın cirolarının bulunduğu, diğer davalıların cirosunun bulunmadığı, çeklerin ön yüzlerine iptal yazılmış olduğu görülmüştür.
Bankadan gelen yazı cevaplarında davaya konu iki çekin ibraz edilmemiş, bir çekin ise ibraz edilmiş olduğu görülmüştür.
Dava konusu çeklerin iptali için açılan davaların feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili dosyaya sunduğu beyanında; davalarında toplam 1.000.000,00 TL bedelli üç adet çek için menfi tespit davası açmış olduklarını, çekte cirosu bulunmayan davalılara çeklerin ellerinde bulunma olasılığına karşılık bu davalılara karşı dava açtıklarını, çekleri teslim aldıklarını ancak çekler nedeniyle yaptıkları ödeme kayıtlarını sunamadıklarını, çekleri ödeme yaparak teslim aldıklarını, ödeme kayıtlarının kendilerinde olmadığını beyan etmiştir.
Tüm dosya ve delillerin birlikte değerlendirilmesinden; dosyada bulunan sözleşme örneği ve çek örneklerinden çeklerin sözleşme kapsamında verilmiş olduğu, çeklerin ön yüzüne iptal yazılarak çizilip davacılara iade edilmiş olduğu, banka kayıtlarında çeklerin tahsiline ilişkin bir kaydın bulunmadığı, davacılarında çekleri ödeme yaparak teslim aldıklarına dair ödeme belgesi, banka dekontu veya bir defter kaydı sunamadığı anlaşılmıştır.
Davacıların davasında toplam 1.000.000,00 TL bedelli üç adet çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istedikleri, çeklerin davacıların elinde olduğu, bu çekler nedeniyle de ödeme yaptıklarına dair delil sunamadıkları; kaldı ki yargılama sırasında çekleri elde ettiğini beyan eden davacının davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmesi gerektiği ancak davacı vekilinin davayı menfi tespit davası olarak sürdürmek istediklerini beyan ettiği,bu haliyle davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Hukuki yarar, HMK'nın 114/1-h md gereğince dava şartı olup; aynı yasanın 115.md gereğince dava şartlarının bulunup bulunmadığı hususu, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınır ve yokluğunun tespiti durumunda, davanın usulden reddine karar verilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacıların davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/201, K. 2025/839, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama