KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Esas no
- 2023/454 Esas
- Karar no
- 2025/270
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/07/2023
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 26.09.2013 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 47.200,00TL Bedenlli Fatura, 26.09.2013 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 47.200,00TL Bedelli Fatura, 02.10.2013 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 85.300,00TL Bedelli Fatura, 02.10.2013 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 85.300,00TL Bedelli Fatura, 26.12.2013 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 342,20TL Bedelli Fatura, 09.01.2014 Tarihli Seri A ...
Sıra Nolu 1.609,89TL Bedelli Fatura, 15.01.2014 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 1.884,58TL Bedelli Fatura, 15.01.2014 Tarihli Seri A ... Sıra Nolu 354,00TL Bedelli Faturalardan kaynaklı ödenmeyen bakiye alacağının tahsili için davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu, hakkında yapılan icra takibinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun gerçeği yansıtmayan bu itirazı, tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, bugüne kadar ödenmemiş olan fatura alacağının tahsilini geciktirmek amaçlı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; kötü niyetli ve haksız itirazı ile takibin durmasına ve alacağın tahsilinin gecikmesine sebebiyet veren davalının, bu itirazının iptali ve asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 2013-2014 yıllarına dayanan faturaların bakiye alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin süresi içerisinde icra takibine itirazı neticesinde alacaklı-davacı tarafça iş bu itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili ... Ltd. Şti ile Davacı ... ... Ltd. Şti. Arasında.
08.06.2012 tarihinde 3 adet oto taşıyıcı ... konulu, 01.11.2012 tarihinde 2 adet oto taşıyıcı kamyon konulu, 06.06.2013 tarihinde 2 adet oto taşıyıcı ... konulu, 3 adet sözleşme yapıldığını, bu sözleşmelere ilişkin edimler davacı şirket tarafından yerine getirilmediğini ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde araçların da teslim edilmediğini, hem de sözleşme gereği yapılması gereken iş, ayıplı, eksik, istenen niteliklere uygun ve kaliteli bir şekilde yapılmadığını, davacı tarafça sözleşme gereği süresinde teslim edilmesi gereken araçlar,
sözleşmede belirtilen sürelerden günlerce aylarca sonra teslim edilmiş ve teslim edildikten kısa bir süre sonra elektrik ve hidrolik sistemlerinde patlamalar olduğunu, ayrıca teslim edilen araçların kaynak yerlerinden kopmalar meydana gelmiş ve muhtelif yerlerden arızalar oluştuğunu, davacı Taraf aleyhine açılmış ve karara çıktığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Sayılı ilamı mevcut olduğunu, iş bu ilam ile Davacı Tarafın kusurlu olduğu ortaya çıktığını, davada ve bu dava kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, davacı tarafın söz konusu araçları geç teslim etmiş olduğu, bu sebeple geç teslim sebebiyle cezai şart ödemesi gerektiği tespit edildiğini, yine bu davalar kapsamında eserlerde ayıp, hata ve kusurlar olduğuna yönelik iddiamıza ilişkin olarak eserlerdeki açık ve örtülü ayıpların zamanında bildirilmediği ve tespiti zamanında yapılmadığı için şuan bir teknik değerlendirilme yapmanın mümkün olmadığı belirtildiğini, yani ürünlerin hatalı,
kusurlu ve ayıplı oldukları anlaşılmış ancak Müvekkili Şirket zamanında bunlara ilişkin bir talepte bulunmadığı için sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmiş olduğunu, müvekkili, alacaklarını ve diğer uğradığı zararların bedelini davalı taraftan tahsil edemediğini, davacı Taraf, Müvekkilinin ödemiş olduğu bu hasar ödemeleri karşılığında bakiye alacağından vazgeçmiş olduğunu belirtmiş ve herhangi bir talepte bulunamadığını, ancak fatura tarihlerinden yaklaşık 10 yıl sonra bakiye bedel için icra takibi açarak talepte bulunmuş olduğunu,
bu sebeple alacak zamanaşımına uğramış olup bu yönüyle de açılan davaya itiraz ettiklerini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın reddine, yargılama harç ve giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER
Davacı taraf delil olarak; .... İcra Müdürlüğü’nün ... Es. sayılı dosyası, Fatura Suretleri, Ticari Defterler, Bilirkişi, Tanık, Yemin, Arabulucu Anlaşmama Belgesi ve sair her türlü yasal delillere dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; 08.06.2012 tarihli satış sözleşmesi, 01.11.2012 tarihli satış sözleşmesi, 06.06.2013 tarihli satış sözleşmesi, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Sayılı ilamı, tanık beyanları, araç teslim faturaları, araçların tamiratı sonrası alınan faturalar ve yasal diğer delillere dayanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası ile 29.313,47 TL asıl alacak 30.816,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.130,35-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği davalının borcu ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğü, davacı takip alacaklısının yetki itirazını kabul ederek dosyanın İstanbul İcra Dairelerine gönderilemesini talep ettiği sonrasında ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip borçlusuna yeniden ödeme emri gönderildiği, davalı takip borçlusunun itirazı üzerine takibin durduğu 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu icra takibi 8 adet faturaya dayalı olarak başlatılmıştır.
Davalı taraf davacı ile sözleşme ilişkisini kabul etmiş ancak, davacının bir kısım malları teslim etmediğini, bir kısımının geç teslim edildiğini ve ayıplı olduğunu, davacı aleyhine açtıkları davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı dosyası ile davacının kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu md. 146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Somut olay yönünden kanunda aksine bir hükümde bulunmamaktadır. Davalı aleyhine başlatılan icra takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olup takip ile zamanaşımı kesilmiştir. Dava tarihi itibariyle de zamanaşımı süresi dolmamıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı dosyası UYAP sisteminden temin edilerek incelenmiş olup, dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine; araçların geç teslim edildiğinden bahisle gecikme bedeli alacağı ve araçların teslimden sonra arızalandığından bahisle tamirat için yaptığı masraflara ilişkin tazminat istemiyle açtığı davada sonuç olarak davacı (dosyamız davalısı) lehine 18.000,00 TL gecikme bedeline hükmedilmiş ve davacının (dosyamız davalısının) teslim edilen araçların ayıplı olduğunu ispatlayamadığından araçların tamiri için yapılan masraflara yönelik talebin reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu halde eldeki davada davalının aynı mallara ilişkin ayıplı ifa savunmasının dinlenmesi mümkün değildir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itirazlar ciddi görülmüş ve bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, mahkememizce uygun bulunup benimsenen 09/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu raporu ile toplanıp değerlendirilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
26/09/2013 tarihli A-... nolu 47.200,00 TL bedelli, 26/09/2013 tarihli A-... nolu 47.200,00 TL bedelli, 02/10/2013 tarihli A-... nolu 85.300,00 TL bedelli ve 02/10/2013 tarihli A-... nolu 85.300,00 TL bedelli dört adet takibe konu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ancak 26/12/2013 tarihli ... nolu 342,20 TL bedelli, 09/01/2014 tarihli A-... nolu 1.609,89 TL bedelli, 15/01/2014 tarihli A-... nolu 1.884,58 TL bedelli ve 15/01/2014 tarihli A-... nolu 354,00 TL bedelli 4 adet faturanın ise sadece davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıt olmadığı anlaşılmıştır.
Bu halde toplam 265.000,00 TL tutarındaki 4 adet fatura, her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükü davacı tarafça yerine getirilmiştir.
Toplam 4.190,67 TL tutarındaki 4 adet fatura içeriğindeki mal veya hizmetin verildiğine ilişkin ise herhangi bir belge sunulmadığı gibi davacı davalı tarafa yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiğinden bu faturalara konu mal ve hizmetin verildiği davacı tarafça ispat edilememiştir. Yine bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere 06/06/2013 tarihli 110.000,00 TL bedelli davalı ödemesi her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlıdır.
04/10/2013 tarihli 80.000,00 TL tutarlı, 04/10/2013 tarihli 50.000,00 TL tutarlı ve 25/10/2013 tarihli 10.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 140.000,00 TL tutarlı davalı ödemeleri ise davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı iken davalı şirket ticari defterlerinde 31/12/2013 tarihli 146.261,60 TL tutarlı virman kaydının bulunduğunu, davacı şirketin defterlerinde kayıtlı ödemeler dışında bir ödeme yapılmış ise ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, davalının ödemeleri ispata elverişli başkaca delil sunmadığı,
davacı şirket defterlerinde kayıtlı toplam 250.000,00 TL tutarındaki davalı ödemeleri, karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu değerlendirilen toplam 265.000,00 TL tutarındaki 4 adet fatura birlikte değerlendirildiğinde 26/11/2021 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 15.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın yemin deliline dayandığı bu kapsamda davalıya yemin teklif edip etmeyeceği hususu hatırlatılmış ancak davacı 24/03/2025 tarihli 6 nolu celse duruşmasında davalıya yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalının ayıplı ifa savunmasının dinlenmesi mümkün değildir. Davalı vekili müvekkilinin ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nce hükmedilen alacağını davacıdan tahsil edemediğini, davacı tarafın da müvekkilinin ödemiş olduğu hasar ödemeleri karşılığında bakiye alacağından vazgeçtiğini savunmuştur. Bu hususu ispat yükü davalıdadır. Ancak davalı davacının bakiye alacağından vazgeçtiğine dair savunmasını ispata elverişli herhangi bir somut delil sunmadığından bu husus da ispat edilememiştir. Davalının usulünce ileri sürdüğü bir takas mahsup defi de yoktur.
Sonuç olarak davacı davalıdan 15.000,00 TL alacaklı olup davalının bu miktar alacağa yönelik itirazı haksızdır. Faturaya konu borcun ödenmesi için bir vade belirlendiği veya davalıya ihtar çekilip ödeme isteminde bulunulduğu, bu kapsamda takip öncesi davalının temerrüte düştüğüne dair somut bir delil yoktur. Bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz istenemez.
Her iki taraf tacir olduğunda davacı takip alacaklısının takip sonrası için avans faiz istemi yerinde olup davalının itirazı bu yönden de haksızdır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan alacak davalı tarafça belirlenebilir olup likit olduğundan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/454, K. 2025/270, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama