KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/689 Esas
- Karar no
- 2025/316
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 17/09/2014
Karar Metni
1.901 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi bulundukları müvekkili bankanın 23.10.1998 tarihinde Bankalar Kanunu’nun 64.maddesi kapsamına alındığını, bağımsız denetim firması ve banka müfettişleri raporları ile davalıların şahısları ve grup firmaları adına kullandırdıkları krediler yoluyla anılan tarihte (108) trilyon TL (eski) net zarara uğrattıklarını ve değinilen idari tasarrufa sebebiyet verdiklerini,
bankanın 01.04.1999 tarihli genel kurul toplantısında bankanın 23.10.1998 tarihinde ...’ye devrine kadar geçen sürede görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılması kararı alındığını, bankanın mali bünyesinin bozulmasının tespitinden sonra ... İnş…A.Ş. ve ...
Holdingi temsilen davalılardan ... ve ... arasındaki anlaşma uyarınca bu davalının müteselsil borçlu ve kefil sıfatı ile ödemeyi taahhüt ettiği (300.000.000) USD’yi ödemediğini ileri sürerek, (108) trilyon liranın (eski) 24.10.1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte TTK’nın 336/5, 342 vd. maddeleri gereğince davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; sorumluluk iddiasının ilişkilendirildiği olguların açıklanmadığını, ceza davasında mükerreren alacak talep edildiğini, 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun 69. maddesinde yazılı dava açma koşullarının oluşmadığını, denetçilerin sorumluluk koşullarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi savunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi bulundukları müvekkili bankanın 23.10.1998 tarihinde 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun (3182 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi kapsamına alındığını, bağımsız denetim firması ve banka müfettişleri raporları ile davalıların şahısları ve grup firmaları adına kullandırdıkları krediler yoluyla anılan tarihte 108 trilyon TL net zarara uğrattıklarının ve değinilen idari tasarrufa sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini,
bankanın 01.04.1999 tarihli genel kurul toplantısında 23.10.1998 tarihinde ...’ye devrine kadar geçen sürede görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmeyerek haklarında sorumluluk davası açılması kararı alındığını, bankanın mali bünyesinin bozulmasının tespitinden sonra ... İnş. A.Ş. ve ...
Holding'i temsilen davalılardan ... ve ... arasındaki anlaşma uyarınca bu davalının müteselsil borçlu ve kefil sıfatı ile ödemeyi taahhüt ettiği 300.000.000 USD’yi ödemediğini ileri sürerek, 108 trilyon liranın 24.10.1998 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce 15.12.2015 tarih, .... sayılı kararı ile davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece daha önce 101.181.210 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen 28.02.2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tereddüt olmamak kaydı ile aynen tekrarına, davalılardan ...,
... hakkında bu davalıların davayı kabul nedenleri ile 108.000.000 TL'nin 24.10.1998 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin verilen 16.06.2006 tarihli karar Yargıtay incelemesinden geçip kesinleşmiş olmakla infazda tereddüt olmamak kaydı ile aynen tekrarına, davalılardan ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılardan... hakkında açılan davanın reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın yapılan tahsilat nedenleri ile konusuz kaldığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
davalılardan ... hakkında açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 108.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte infaz aşamasında tahsilde tekerrür olmamak üzere bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 11. HD'nin 08.06.2017 tarih, 2016/4261 E. ve 2017/3524 K. sayılı kararıyla davalı ...’ın sorumlu tutulduğu usulsüz tesis edilen kredi dosyaları ile ilgili olarak sorumlu şirketler, kefiller ve şirketlerin kanuni temsilcilerinden de tahsilatlar yapıldığı, düzenlenen protokol uyarınca da ödemeler sağlandığı,
davalı ...’ın sorumluluk tutarından açıklanan sorumluluğuna dayanak işlemlere ilişkin alınan ödemeler ile maaş haczi ile yapılan tahsilatlar tutarının düşülmesi gerektiği, söz konusu tahsilatlar dışında kalan ... yazısında belirtilen diğer tüm tahsilatların münhasıran davalı ... lehine yapılmış gibi mahsubu ile adı geçen davalının sorumluluğunun sona ermiş olduğunun kabulünün yerinde görülmediği,
davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bulunan bizzat kendi maaşının haczi neticesinde yapılan tahsilatlar, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle yapılan tahsilatlar ve protokol hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği, davalı ... açısından da davalılardan ... hakkında açılan davadan feragat edildiği,
müteselsil borçlulardan biri hakkında yapılan feragatten diğer müteselsil borçlular da yararlanacağı, davalılardan ... hakkındaki davadan feragatin adı geçen davalının belirlenen sorumluluk miktarı nazara alınarak müteselsil sorumluluk kuralları çerçevesinde sirayetinin belirlenmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkememizin 28.01.2021 tarih, 2019/397 E. ve 2021/47 K. sayılı kararıyla davalı ... yönünden, davalı ... lehine feragat edilen ve kesinleşen miktar 19.936.000 TL olduğundan müteselsil sorumlulukta feragatin sirayeti ilkesi gereği düşümü sonrası, davacının bu davalıdan talep edebileceği zararın 88.064.000,00 TL olduğu, davalı ... yönünden bu davalıdan yapılan tahsilatlar sonrası borcun tamamen ödendiği ve sorumluluğunun sona erdiği,
davalıya yönelik yapılan tahsilatlar nedeniyle borcun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı ...'a yönelik açılan ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'a yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile, 88.064.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 20.07.2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay 11. HD'nin 08.06.2017 tarih, 2016/4261 E. ve 2017/3524 K.sayılı bozma ilamında davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bizzat kendi maaşının haczi neticesinde, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle ve protokol hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülmesi, Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilerek bir karar verilmesi, davalı ... açısından da davalılardan ... hakkındaki davadan feragatin etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere davalılardan ... hakkındaki davadan feragatin adı geçen davalının belirlenen sorumluluk miktarı nazara alınarak müteselsil sorumluluk kuralları çerçevesinde yine davalı ...’ın sorumluluk miktarı da nazara alınarak sirayetinin belirlenmesi ve diğer davalı ...’ın sorumluluğuna ilişkin bulunan bizzat kendi maaşının haczi neticesinde yapılan tahsilatlar, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle yapılan tahsilatlar ve protokol hükümleri neticesinde yapılan tahsilatların adı geçen davalının belirlenen sorumluluk tutarından düşülerek,
Kurum yazısında gösterilen yapılan diğer tahsilatların ise müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak davalının borcuna etkisi değerlendirilmesi hususunda rapor alınmak üzere dosya bozma öncesi rapor veren bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişiler SMMM ..., YMM ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 20/07/2020 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 20/07/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davacı kurumun, müteselsil borçlu davalı ...'inde içinde bulunduğu tüm davalılardan 108.000.000 TL zarar talebinde bulunduğu, yapılan yargılama sonucunda ...
ATM'nin 28/02/2006 tarih, ... sayılı kararıyla ...'in sorumluluğunun 19.936.000 TL olarak tespit edildiği, işbu kararın temyizi sonucunda davalı ... lehine kararın bozulduğu, akabinde bu kez davacı kurumun davalı ... aleyhine açtığı bu davadan feragat ettiği; davalı ... aleyhine takdir edilen sorumluluk miktarının 19.936.000 TL olduğu, bu itibarla davalı ... lehine davacı kurum tarafından feragat edilen ve müktesep hak teşkil etmekle kesinleşen miktarın 19.936.000 TL olduğu;
diğer müteselsil borçluların müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak feragat edilen bu miktardan yararlanmaları ve bu miktarın davalı ... ve ...'ın sorumluluğundan düşülmesi gerektiği;
Davalı ... yönünden; bozma ilamında açıklandığı üzere, yapılan sair tahsilatlarla 30/06/2006 tarihinde davalı ...'ın borcunun sıfırlandığı, başka bir ifadeyle davalı ...'ın sorumluluğunun bizzat kendi maaşının haczi, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle yapılan tahsilatlar ve protokol hükümleri neticesinde 30/06/2006 tarihinde tamamen sona erdiği; diğer yandan davacı kurumun, davalı ve müteselsil borçlu olan ... lehine feragati neticesinde, her ne kadar davalı ... lehine feragat edilen miktarın müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak anılan davalı borcundan düşülmesi gerekmekte ise de, davalı ...'ın borcunun tamamen ödendiği tarihten sonraki tarihte yapılan feragatin etkisinin bulunmadığı;
Davalı ... yönünden; raporda ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı kurumun talepte bulunduğu 108.000.000 TL zarardan, davalı ... lehine feragat edilen 19.936.000 TL'nin düşümünün gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 28/01/2021tarih ve 2019/397 E, 2021/47 K sayılı kararla davalı ... tarafından kısmen kabulüne, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen karar davacı ve davalı ... taraflarca temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/07/2023 tarih, 2021/7790 Esas, 2023/2525 Karar sayılı kararıyla; "hükme esas alınan bilirkişi raporunun önceki bozma ilamında açıklanan hususlarla ilgili Yargıtay denetime elverişli görülmediğinden ve tarafların itirazları bu raporda incelenip değerlendirilmediğinden bu hususları inceleyecek ek rapor alınmalıdır" gerekçesiyle mahkememiz kararını bozmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yukarıda özetlenen kararının gereklerinin yerine getirilmesi için daha önce 20/07/2020 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan rapor alınmış, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararında ek rapor alınmasına karar verilmiş.
Aldırılan 21/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilam uyarınca Davacı ...'nin davalı ve müteselsil borçlu olan ... lehine feragati neticesinde.
Müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak davacı ... tarafından ... lehine yapılan 19.936.000,00 TL tutarındaki feragat, feragatın sirayeti ilkesi ve müteselsil ve müşterek borçluluk gereği tüm tarafların sorumluluğunun düşülmesi gerekmekte olup, bu kapsamda bu feragat edilen tutarın, davalı ...'ın 10.694.398,00 TL'lik sorumluluğuna orantılanması durumunda davalı ...'ın sorumluluğu ve borcu dava tarihi itibari ile sona ermiştir. ...'ın sorumluluğu da dava tarihi itibarıyla bu feragat edilen tutar düşüldüğünde 81.245.120,00 TL olması gerekmekte olup;
nihai borca ilişkin hesaplamanın yapıldığını, 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamı uyarınca Davacı ... tarafından yapılan tahsilat ve ödemeler neticesinde ise, davalı ...'ın sorumluluğunun bizzat kendi maaşının haczi, sorumlu tutulduğu krediler nedeniyle müteselsil olarak sorumlu oldukları aynı borç için diğer müteselsil borçlulardan yapılan tahsilatlar ve ödemeler neticesinde müteselsil sorumluluk kuralları uyarınca ekte yapılan hesaplamalar çerçevesinde 30.06.2006 tarihinde tamamen sona erdiği,
davalı ...'ın nihai borcunun feragatin sirayeti ve müteselsil sorumluluk kuralları nazara alınarak 15/05/2024 tarihi itibariyle 591.844.699,00- TL olduğu görüş ve sonucuna ulaşıldığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere, kural olarak karşılık alınarak müteselsil borçlulardan biri hakkında yapılan feragatten diğer müteselsil borçluların da yararlanabileceği kuşkusuzdur.
Benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı ... lehine feragat edilen ve kesinleşen miktar 19.936.000 TL olduğundan, diğer davalı müteselsil borçluların müteselsil sorumluluk kuralları gereği feragat edilen bu miktar kadar sorumluluklarından düşülmesi gerekir.
Bu durumda davacı kurum istemine ilişkin 108.000.000 TL zarardan, davacı kurum tarafından davalı ... lehine feragat edilen 19.936.000 TL'nin müteselsil sorumlulukta feragatin sirayeti ilkesi gereği düşümü ve oranlanması sonrası davalı ...'ın sorumluluğu ve borcunun dava tarihi itibariyle sona ermiş olduğu bu nedenle kabul edilen denetime açık bilirkişi raporlarındaki tespitler nedeniyle bu davalı yönünden dava konusuz kalmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamları doğrultusunda aldırılan denetime açık ve dosyadaki delillerle uyumlu bilirkişi kurulu raporlarındaki tespitlerden davalı ...'ın sorumluluğunun, dava tarihi itibariyle 81.245.120,00 TL olduğu kabul edilerek bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/689, K. 2025/316, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama