KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/691
- Karar No
- 2025/350
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
1.694 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/691 Esas
KARAR NO: 2025/350
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 02/10/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ---- olan dava dışı borçlu arasında,---- akdedildiğini, davalı; ---- davalı ------ kadar sorumluluk doğuracak şekilde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, imzalanan bu sözleşme çerçevesinde davalılardan ----- numaralı kredi kartının verildiğini ve kullandırıldığını, söz konusu kredi kartı kullanımından doğan borçların vadesinde ödememesi üzerine borçlulara ------- yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilerek,
kredi hesaplarının kat edildiği ve vadesinde ödenmeyen kredi kartı borçlarının, gecikme faizleri ve masrafları ile birlikte 7 gün içinde ödenmesi gerektiği, ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, gönderilen ihtarnamenin, davalı ------ tarihinde tebliğ edildiğini, diğer davalı------tebliğ edilemediğini, davalıların, kendilerine ihtarname ile tanınan 7 günlük süre içerisinde de söz konusu kredi kartı borçlarını ödemediğinden,
müvekkili banka alacağının tahsili için davalılar hakkında ----- esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, icra takibine, davalıların yetki itirazında bulunması üzerine icra dosyasının talepleri üzerine yetkisizlik ile kapatılarak ------Adliyesine gönderildiğini, icra dosyasının burada------ esas sayısına kaydedildiğini, söz konusu icra dosyasından gönderilen ödeme emrine de davalılar tarafından itiraz edildiğini, takibin bu itiraz nedeniyle durduğunu, duran takibin kaldığı yerden devamı ve davalıların itirazının iptali için huzurdaki davayı açtıklarını, öncesinde,
ilgili yasa gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında taraflarınca -------dosya numaralı arabuluculuk dosyasında davalılar ile yapılan görüşmelerde anlaşmanın sağlanamadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinden de sonuç alınamamış olması sebebiyle huzurdaki davanın açılmak zorunda kalındığını, diğer taraftan, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince;
taraflar, aralarında çıkacak uyuşmazlıklarda, müvekkili şirketin defter, kayıt ve belgeleri ile bilgisayar kayıtlarının, bilgisayar çıktılarının kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin HMK-193 (HUMK-287) gereğince yazılı delil sözleşmesi niteliğinde olacağını kabul ettiklerini, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26/3. maddesinin -------, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar." hükmüne haiz olup, kredi kartı borçlarına uygulanacak olan faiz oranlarının ------- tarafından 3 ayda bir belirleneceğinin emredici olarak belirtmekte olduğunu,
dolayısıyla dosyaya konu faiz alacağının, 5464 sayılı yasanın 26/3. maddesine göre hesaplanmasının gerekmekte olduğunu beyan ederek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalıların, ------- sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, davalıların, dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili ----pay sahibi olduğu -----tarihinde ---- imzaladığını, bu sözleşmenin imzalandığı esnada müvekkilleri; ----- müvekkiline ait bir ----- sözleşmeyi 750.000 TL'ye kadar sorumlu olacak şekilde kefil olarak imzaladığını, kredi sözleşmesinin imzalamasının akabinde müvekkili ---- tarihinde sözleşmede asıl borçlu ------- devredildiğini, müvekkil---- şirketin devrini gerçekleştirdikten sonra davacı bankadan çıkartılan ve asıl borçlu -----kullanımına özgülenen kredi kartının şirketin yeni pay sahiplerine teslim edildiğini, bu devirin ------ yayınlandığını, davacı bankaya da bildirildiğini,
söz konusu bildirimin bankaya ihtarname keşide edilmesi yolu ile değil, alacaklı bankanın yönlendirmesi ile banka şubesinde bizzat başvuru yapılması suretiyle gerçekleştirildiğini, davacı bankanın müvekkili -----şirketi devrettiğinden haberdar olmasına rağmen ---- tarihli kredi kartı borçları sebebi ile müvekkillerine ihtarname keşide edilerek ------- esas sayılı dosyası ile 20.837,92 TL alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığını, ticari işletmenin devri sözleşmesiyle birlikte işletmenin aktif ve pasifiyle tüm malvarlığının devralana geçmekte olduğunu, ticari işletme devrinde borçların geçişi konusu TBK’da düzenlendiğini,
işletme devri sözleşmesi yapıldıktan sonra, bu devir işleminin alacaklılara ihbar veya ilan edilmesiyle, işletme borçlarının kanun gereği kendiliğinden devralana geçtiğini, borçların devralana geçmesi için işletmenin her bir alacaklısı ile işletme sahibinin teker teker ve ayrı ayrı bir borcun devri sözleşmesi yapmasına gerek olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 202/1 fıkrası uyarınca;
“bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için -----, diğerleri için ----- dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak,
onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur” şeklinde hüküm kurulduğunu, kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere şirketin devredilmesi ile şirkete ait aktif ve pasifler de devralana ticaret sicil gazetesindeki ilan akabinde geçmekte olduğunu, müvekkili ----- tarihinde sözleşmede asıl borçlu ---- devredildiğini, devrin ----tarihli----yayınlandığını, davacı bankaya da bildirildiğini, ----- de belirtildiği üzere şirketteki tüm hisselerinin devredilmesi akabinde müvekkili ---- şirketteki müdürlük görevinin de ---- devredildiğini,
dolayısı ile müvekkilinin davaya konu şirket borcundan sorumlu tutulmamasının gerekmekte olduğunu, bu hususta ---- kararının da mevcut olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı banka ile dava dışı borçlu ------ arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden davalı ------kredi kartı kullandırıldığı, davalıların işbu sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzaladıkları, ancak borcun ödenmemesinden kaynaklı davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla; davalıların vermiş olduğu kefaletin takip anında geçerli olup olmadığı ve davacının takip anında muaccel alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdiiine karar verilmiştir. Bilirkişi ---- Tarihli raporunda.
Davacı ------- arasında, davalı ----- davalı ---- müteselsil kefaleti ile akdedilen ----- uyarınca; dava dışı ---- adına düzenlenmiş ------numaralı ticari kredi kartının verildiği ve kullandırıldığı, Davalı - müteselsil kefillerin imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletin geçerli olduğu, Davalı kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmeyi taahhüt etmiş olduğu,
dava dışı - asıl borçlu ------, ifada gecikmiş, kendisine çekilen ihtar sonuçsuz kalmış ve ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğundan, alacaklının asıl borçluyu takip etmeden doğrudan kefilleri takip edebileceği ya da birlikte takip edebileceği, davalılar; ----- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı ------ ödenmeyen kredi kartı borcundan kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, davalı ------- dava dışı borçlu şirket ile fiili hiçbir bağının kalmamış olmasının, dava dışı şirketten ayrılmasının bu sorumluluğa bir etkisinin bulunmadığı,
davacı eğer davalı şirketteki hissesini devretmiş ise, kredi kullandırılmadan önce noter kanalı ile alacaklı bankaya bildirmiş olması ve ispat belgelerini dosyaya sunması halinde; kefaletin geçerli olup olmadığı hususunun tekrar değerlendirmeye alınabileceği, Davalı -----, asıl borçlu ------ hissesini ----- devredildiği, bu devrin --------yayınlandığı, ancak dava konusu kredi kartı borcunun---- tarihleri arasındaki kullanım sonucu meydana geldiği, Davacı ----- davalı - müteselsil kefiller; -----takip tarihi itibariyle, Dava dışı--------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış.
19.089,01 TL asıl alacak, 995,02 TL akdi faiz, 52,02 TL temerrüt faizi, 52,35 TL--- ve 649,52 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere toplam 20.837,92 TL alacağının olduğu, Davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı,Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebinin 19.089,01 TL asıl alacak 995,02 TL akdi faiz, 52,02 TL temerrüt faizi, 52,35 TL---- ve 649,52 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere toplam 20.837,92 TL olduğu,
Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebi ----Davacı ----- dava konusu alacağının -------- yevmiye sayısı ile tasdikli Alacak Devir ve Temlik Sözleşmesi ile her türlü teminatları ile birlikte ------devir ve temlik edildiği, Davacının tarafımca hesaplanan alacağının, davacı ile dava dışı şirket ve davalılar arasında imzalanan ------- kapsamına uygun olduğu ve sözleşmenin 6.1 maddesi gereğince Banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği,
Tahsilde tekerrür olmamak, Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemeler öncelikle faiz ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, icra takip tarihinden itibaren, asıl alacağın tmamen ödendiği tarihe kadar, Davalı - müteselsil kefiller; ------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış.
19.089,01 TL, Asıl alacak tutarına, yıllık % 19,92 ve [bireysel ve kurumsal] kredi kartları borçlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen ----- üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı bankanın, ticari kredi kartı borçlarına dönemler itibariyle uyguladığı, gecikme faiz oranları üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, sonuç ve kanaatine varılmış olduğu rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre.
Davacı banka ile dava dışı borçlu -------- Ticari Hizmetler Sözleşmesi imzalandığı, davalıların ise bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davalının borçtan sorumlu olmadığını, davalı ----- dava dışı asıl borçlu ----- devrettiğini, ------- yayınlandığını, bu nedenle borca, faize,
kefalete ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalıların kefil olarak imzaladığı sözleşme nedeniyle, dava dışı borçlu ------adına düzenlenmiş 20.000 TL limitli ticari kredi kartı verildiği ve kullandırıldığı, bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın 20.837,92 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup,
davalı ----dava dışı borçlu ------- tarihinde devir ederek şirketten ayrıldığı ancak davalı ------ dava konusu kredi kartı kullandırılmadan önce davacı bankaya noterden bir ihtarname çekerek şirketteki hissesini devir ettiğini ve kefaletten ayrıldığını ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerde kefaletinin geçerli olmayacağını davacı bankaya bildirdiğine dair dosyaya ihtarname ve tebliğine ilişkin evrakları sunmadığı nazara alınarak; şirket ortak ve yöneticilerinin şirket için çekilen krediye eş rızası olmaksızın verdikleri kefaletlerin geçerli olduğu; keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu;
davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/691, K. 2025/350, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama