KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/63 Esas
- Karar no
- 2025/397
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/01/2024
Karar Metni
1.393 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının otelinin bulunduğunu, taraflar arasında iki sözleşme yapılıp bu sözleşmelere uygun olarak davacının gerekli hizmeti sunduğu halde davalının hizmet bedelini ödememesi nedeniyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme yapılmadığını, davalı şirketin imza atma yetkisinin ... olduğunu, imzaların bu kişiye ait olmadığını, davacıdan herhangi bir hizmet alınmadığını, mükerrer cezai şart talep edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın konusu, davacının davalıya yaptığı hizmetin bedelini alamadığı iddiasıyla hizmet bedelinin tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı taraf, dava konusu sözleşmenin şirket temsilcisi tarafından imzalanmadığını, hizmetin de sunulmadığını savunmuştur.
Dava dilekçesine eklenen Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi ve ... Rezervasyon Sistemi Kullanım Sözleşmesi ...adına otel yetkilisi ... yetkili gösterilerek sözleşme yapılmıştır. 07/02/2019 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme kaşesinde ise davacı dışında ...ismi geçmektedir. Bu otelin davalı şirkete ait olduğu icra ödeme emrine itiraz dilekçesindeki adres, cevap dilekçesindeki beyanlar ile sabittir. Ancak davalı taraf cevap dilekçesinde davalı şirketin münferiden temsile yetkili tek kişinin ... olduğunu, bu sözleşmenin bu kişi tarafından imzalanmaması nedeniyle davalı şirketin sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davacı taraf ise bu savunmaya karşı verdiği 15/03/2024 tarihli yazılı beyanında, sözleşmeyi otel adına imzalayan ...' nin otel finans yetkilisi olduğunu, uygulamada işlerin bu şekilde otel sorumlularınca yapıldığını, BAM uygulamasında bu minvalde olduğunu, bu kişinin davalı adına ve hesabına işlem yapabilme yetkisinin olduğunu, vekalet için yazılı bir sözleşme yapılmasının gerekmediğini, temsil yetkisi olmasa bile temsil olunanın sonradan onayı bu noksanlığı gidereceğini beyan etmiştir.
Buradaki ihtilafı Türk Borçlar Kanunu 46 ve 47.maddelerine göre çözmek gerekir. 46.maddeye göre bir kimse yetkilisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı taktirde temsil olunanı bağlar. TBK 47.maddesinde ise temsil olunan açık veya örtülü olarak işlemi onar veya onamayabilir. Dosyamızda sözleşmeyi davalı adına imzalayan ... TBK 46.maddesi anlamında yetkisiz temsilcidir ve davalı adına davacıdan hizmet alım sözleşmesi imzalamıştır. Eğer davalı taraf açık veya örtülü olarak bu sözleşmeye rıza göstermiş ise artık bu sözleşme davalı şirketi de bağlayacaktır.
Davalı taraf gerek icra dosyasında gerekse de mahkemede yetki itirazında bulunmuş ise de dava konusu sözleşmenin 9.maddesinde yetkili mahkeme ve icra müdürlüğü olarak İstanbul İcra ve Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Eğer temsil olunanın bu sözleşmeye zımnen icazet verdiğini kabul edersek o zaman yetki itirazını da red etmek gerekecektir.
Davalının bir diğer itirazı da zaman aşımı defidir. Sözleşme tarihi 07/02/2019 tarihi olup, bu süreden sonra başlayan hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan zaman aşımı süresi 10 yıl olup, zaman aşımı defi yerinde değildir. ( Buradaki hizmet kavramı işçi alacaklarındaki hizmetten farklı olduğundan zaman aşımı 5 yıl olmayıp 10 yıldır)
Sözleşmeyi davalı adına imzalayan ...' nin emniyet araştırması ve SGK kayıtlarında, dava konusu otelde otel müdürü olarak çalıştığı tespiti yapılmıştır. Yine dava konusu otelin davalıya ait olduğu sabit olup bu konuda ihtilaf yoktur. Otel müdürü olan ... dava konusu otelde davacı tarafından bilişim hizmeti sunulması için dava konusu sözleşmeleri imzalamıştır.
Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilişim uzmanı bilirkişi beyanlarına göre, davacı taraf davalıya bilişim hizmeti sunmuştur. Hizmetin sunulduğu raporda da gösterildiği üzere sistem kayıtları ile sabit olduğu gibi taraflar arasındaki mail yazışmaları ile de sabittir. Yine bilirkişi raporunda ;
Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu,
Davalıya ait sözleşme konusu ... Hoteli için sözleşmede belirtilen ürünlerin kurulumu ve yapılandırılması sağlandığı ve gerekli teknik desteklerin davalı yana verildiği, dosyada mübrez ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ayrılmaz bir parçası olan ... ...
Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi kapsamında davacı tarafın sözleşme ve taahhütnameye konu işlerin gereğini yerine getirebilecek enstrümanları oluşturduğu, yani davalı yana ait otele çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli olan kurulumları yaptığı, bu dağıtım sistemleri üzerinden davalının oteline ait bilgileri (otel özellikleri, kontenjan, fiyat, vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip etmesini ve kontrol panellerine erişim yapmasını sağladığı, sonuç olarak davacının sözleşme konusu olan online servislerin yapılandırılıp kullandırılması işini ve destek hizmetlerini yerine getirdiği,
Ayrıca davacı yanca, sözleşmeye aykırılık doğuran (... ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım — Taahhütnamesi sözleşmesinin 6. Maddesi kapsamında) ... kanalının bağlı ve aktif olmadığına dair davalı işletme yetkililerine 21/12/2022 tarihli “... | ... Bağlantısı Hk.” konulu bir e"mail gönderildiği, e-mailde kanalın koparıldığı, mesai bitimine kadar çalışan ve güncel şifrenin iletilerek bağlantının yeniden sağlanması istendiği,
63 ücretsiz konaklama verilmesi gerektiği, hesaplanan 55,18 EUR ortalama geceleme tutarı üzerinde karşılığının 3.476,34 EUR olduğu; ancak taleple bağlı kalmak suretiyle ücretsiz konaklama bedelinin, 1.489,86 EUR olacağı,
Sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin değerlendirilmesi durumunda; ... Online Rezervasyon Sistemleri Sözleşmesi ve ... ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi teknik olarak ayrılmaz bir bütün teşkil ettiğinden iki ayrı cezai şart talebinde bulunulamayacağı: Cezai şartın tüm sözleşme süresi için mi yoksa sözleşmenin kalan süresi için mi geçerli olduğu hususunda açıklık bulunmadığı; 7.2.2020 tarihinde sözleşmenin geçerlilik süresinin 3 yıl uzadığı anlaşıldığından 7.2.2023 tarihinde sona ereceği; sözleşmenin feshinin de 23.12.2022 tarihinde yapıldığı,
Sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği ve cezai şartın tüm sözleşme süresi için geçerli olduğu değerlendirilecek olursa 3.000 EUR cezai şart talep edilebileceği,
Sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği ve cezai şartın sözleşmenin kalan süresi için geçerli olduğu değerlendirilecek olursa cezai şart talep edilemeyeceği '' denilmiştir.
Sonuç olarak davalının davacıdan hizmet aldığı, davalı tarafın sözleşmeye zımnen muvafakat gösterdiği sabittir. Taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının davacıya 63 ücretsiz konaklama verilmesi gerektiğini bilirkişi heyeti hesaplamış olup, her bir konaklama 55,18 Euro olup bunun toplam karşılığı 3.476,34 Euro yapar.
Davacı taraf ise .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esaslı dosyasında 1.489,86 Euro ' su için takip yaptığından, taleple bağlılık ilkesi gereği bu kısım için davanın kabulü yoluna gidilmiştir. Yine tüm dosya kapsamından davalının davacıya olan hizmet bedelini ödemediği, diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediği, böylece davacı tarafın sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, sözleşmenin 10.maddesi gereği davalının ayrıca davacıya toplamda 3.000,00 Euro cezai şart bedelini de ödemesi gerektiği sabittir.
Davacı 3.000,00 Euro' yu mükerrer talep etmiş olup davalının davacıya tek bir cezai şart bedeli olan 3.000,00 Euro ' yu ödemesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davacının alabileceği 3.000,00 Euro cezai şart bedeli ile talep ettiği 1.489,86 Euro hizmet bedeli toplandığında kabul edilecek dava miktarı 4.489,86 Euro' dur.
Davacı %5 aylık faiz istemiş ise de yabancı paralarda 3095 sayılı yasa 4-a maddesi gereği faiz istenebilir. Buna uygun olarak davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiştir.
3.000,00 Euro cezai şart bedelinin davalı şirketin mahvına yol açmayacak miktarda olduğu açık olduğundan, bu konuda ayrıca bilirkişi hesaplaması yapılmasına ihtiyaç görülmemiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/63, K. 2025/397, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama