KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/798 Esas
- Karar no
- 2025/661
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 17/07/2009
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Bankanın dava dışı ... A.Ş.’ne açtığı kredilerin tasfiyesi nedeniyle müvekkilinin kefaletinden de beri kılınması talebini içerir ihtarnameye ret cevabı verdiğini, bu kez müvekkilinin açtığı menfi tespit davası devam ederken davalının haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz kararı alıp infaz ettiğini, menfi tespit davasının kabul edilip 07.07.2006 tarihinde karar düzeltme istemi reddedilerek kesinleştiğini,
ihtiyati haciz kararına dayanılarak gönderilen ödeme emrine itirazları üzerine davalının itirazın iptali için açtığı davanın da reddedilip karar düzeltme isteminin kabul görmemesi suretiyle kesinleştiğini böylece davalının ihtiyati haciz kararının haksızlığının sabit olduğunu, ihtiyati haciz nedeniyle müvekkilinin fabrikasında üretimin durduğunu, işçi ücretlerinin ödenemediğini, bir kısım işçinin ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş akitlerini feshederek işçilik alacaklarını talep ettiklerini, davalara konu olan bu talepler sebebiyle müvekkilinin yargılama giderleri ve işlemiş faizleriyle birlikte 764.363,66 TL ödemek zorunda kaldığını,
bir kısım işçilik alacaklarının da protokole bağlı olarak ödendiğini veya ödenmesinin gerektiğini, bu kalemde de ödenen ve ödenmesi gereken tutarın 654.551,70 TL olduğunu, ...
Şubesindeki 26.200 Euronun 22.10.2013 tarihinde ihtiyaten haczedildiğini, haczin kalktığı 14.08.2007 tarihine kadar 31.414,23 TL faiz zararının doğduğunu, aynı şubedeki 26.200 Euro’nun 27.02.2004 tarihinde haczedildiğini, bu kalemde de 26.570,70 TL faiz zararının meydana geldiğini, şirketin Moda Şubesindeki malların haczi yerine 6.000 TL’nin teminat olarak yatırıldığını, 14.08.2007 tarihine kadar 3.937.15 TL faiz zararının oluştuğunu, davalının, müvekkilinin ...
A.Ş. nezdinde sahip olduğu .... hisselerini de fiilen haczettiğini, tarihlerinde bedelli sermaye artırımına gidildiğini, rüçhan hakkını kullanmak için ihtarname gönderilmesine rağmen bu hakkın kullanımına izin verilmediğini, rüçhan hakkı kullandırılsa ya da banka bu hakkı kullansa idi müvekkilinin 462.321.- TL ödeyerek 462.321 lot hisse senedine daha sahip olacağını, ardından 16.10.2007 tarihli satış fiyatı olan 1,77 TL’den satılabilse idi 818.308.- TL satış karşılığı gelir elde edileceğini, bunun 462.321.- TL’den düşümü sonrası müvekkilinin 355.987.- TL zararının meydana geldiğini,
haksız ihtiyati haciz sebebiyle müvekkilinin iplik fabrikasının bir yıl kapalı kaldığını, üretim yapılmadığı halde sabit giderlerin devam ettiğini, kârdan da yoksun kalındığını, bu kalemdeki zararlarının 770.892.- TL olduğu halde şimdilik asgari 170.000.- TL’sini talep ettiklerini, haksız ihtiyati hacze bağlı olarak finans kuruluşlarından kredi imkanı kalmadığından bağlı ortaklardan alınan borçların faiz toplamı olan 71.652,75 TL zararın doğduğunu, iş davalarında 26.441,39 TL yargılama masrafı yapıldığını, müvekkilince yasal yollara müracaat edilmesi için 82.571,73 TL vekalet ücreti ödendiğini,
manevi tazminat şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek 2.187.490,31 TL maddi tazminat, 75.000.- TL manevi tazminatın haksız ihtiyati haciz tarihi olan 25.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş. 23/05/2012 tarihli dilekçesi ve aynı tarihli temlik sözleşmesi ile maddi tazminat yönündeki talebi davacı ... tarafından temlik alınmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin dolduğunu, menfi tespit davasının bir çok tartışma ve değerlendirmelerden sonra 3’e 2 oy çokluğuyla onandığını, çok farklı değerlendirmelerin olduğu bir hususta ihtiyati haczin haksız olduğundan söz edilemeyeceğini, ihtiyati haciz uygulaması esnasında malların muhafaza altına alınmadığını, borçlunun yedinde tutulduğunu, bankadaki paraların tahsil edilmediğini, fabrikanın kapandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, iş akitlerinin feshinin müvekkilinin ihtiyati haczine dayanmadığını,
GSDHO hisselerini haczettiren müvekkilinin tasarruf yetkisi bulunmadığından bedelsiz sermaye artırımına katılamayacağını, mahkemelerin hükmettiği vekalet ücretinin zaten müvekkilince ödendiğini, davadaki talebin mükerrerlik arzettiğini, kusuru bulunmayan müvekkilinden manevi tazminat istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava; Haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 18/01/2024 tarih ve ... Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar maddi tazminat talebini temlik alan davacı ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/3346 Esas, 2024/7185 Karar sayılı kararıyla. Mahkemece oluşturulacak bilirkişi heyetinden, davacının ticari defter ve kayıtları incelenerek ihtiyati haczin uygulandığı ve pamuk emtialarının yediemin genel müdüre teslim edildiği tarihten önceki ve sonraki yıllara ilişkin kayıtlarla, ihtiyati haczin kalktığı tarihten sonraki kayıtların karşılaştırılması,
ihtiyati haczin uygulanıp devamı sırasında iplik fabrikasının faaliyetinin olup olmadığının, ihtiyati haczin kalktığı tarihten sonra yediemindeki bu emtianın davacı şirket tarafından işlenip üretim faaliyetinde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması ve ihtiyati haciz kalktıktan sonraki yıllarda ne kadar üretim ve kârı olduğunun incelenip değerlendirilip rapor edilmesinin, haksız ihtiyati haciz nedeniyle dava konusu kalemlerden olan el konulan pamuk ve ipliğin üretimde kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın tespitinin yapılmasının haczedilen pamuklar yönünden,
450.000,00 TL değer biçilen 150 Ton pamuk ipliğinin davacı şirketin fabrikalarında haczedilip borçlu şirketin genel müdür yardımcısına yediemin olarak teslim edildiği anlaşıldığından mahkemece bilirkişiden rapor alınması, kabul edilmeyen ispatlanması halinde ve tarafların iddialarını değerlendirilerek karar verilmelidir gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay bozma kararı öncesi mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında.
Yargıtay bozma gerekçelerinden olan davalı tarafından ihtiyaten haczedilen ve 450.000TL değer biçilen 150 ton muhtelif boy ve kalitede pamuğun haczedilmesi nedeniyle davacının iddia edilen zararı yönünden bilirkişi heyetinden bu hususta değerlendirme yapılmadığı gerekçesinin yer aldığı, dava dilekçesinde bu hususta davacı tarafından maddi tazminata yönelik herhangi bir somut nitelendirme ve talep yer almadığı, bu hususta davacının talebi fabrikanın haksız ihtiyati haciz sebebiyle 1 yıl süre ile çalıştırılmaması olup bu konuda tazminat koşullarından gerekli illiyet bağı olmadığı için tazminat hesaplamasının yapılmadığı,
HMK 194 hükmü gereğince tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalarının zorunlu olduğu, ayrıca, tarafların bu hususta somut iddialarının dayanaklarını ve zararının somut delillerini mahkeme sunmaları gerektiği;
Davacının ... nezdinde haczedilen hisse senetleri nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararının bozma önceki raporlarda açıklandığı üzere ispatlanamadığı, Yargıtay ilamına konu edildiği üzere hisseler de davalının tasarruf yetkisi olmadığı için tazminata konu edilemeyeceği yönünde bilirkişi heyetince değerlendirme yapıldığı; bu yönden bozma ilamı öncesinde alınan ek raporda bildirildiği üzere; hisse senetlerinin o andaki malikinin davacı şirket olması nedeniyle, sermaye artırımında bulunacak tarafın davacı şirket olacağı, davacı şirketin bizzat sermaye artırımına katılmasına engel bir durum bulunmadığı, bu nedenlerle sermaye artırımına katılmamaktan kaynaklanan zarar kaleminin oluşmasından davalı bankaya atfedilecek bir kusuru oluşmadığı;
Davacı vekilinin takip ettiği davalar nedeniyle makbuz karşılığında ödediği toplam 84.417,51 TL akdi vekalet ücretinin Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere makul bir bedel olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda verilen kararda, ödenen vekalet ücreti iddiasının ispatlanamadığından, hisse senetlerinin de maliki davacı şirket olduğundan, sermaye artırımına engel durum bulunmadığından bu durum nedeniyle oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olmayacağı gerekçesi ile talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak, yargılamaya devam olunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, toplanan deliller, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı sonrasında 10/04/2025 tarihli Duruşma zaptı gereğince 09/05/2025 günü saat 14:00'da inceleme yapılmasına karar verilmiş olduğu ancak davacı temlik alan vekiline bilirkişi ücretini verilen kesin süreye rağmen yatırmadığı anlaşıldığından inceleme yapılamadığı görülmüştür.
Davacı, delil olarak defter ve belgelerine ve bilirkişi incelenmesi deliline dayanmış olup, Yargıtay bozma ilamında, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ticari defter ve kayıtları incelenerek zararın tespit edilmesi istenmiştir. Davacı ihtaratlı ara kararına rağmen inceleme yapılması için masraf yatırmamış ve inceleme yapılıp rapor alınamamıştır.
Bu haliyle maddi tazminat davası (mevduat haczine yönelik iddia ve talep dışında) yönünden, davacı, davasını kanıtlayamadığı gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasına imkan veren bir delil de ibraz etmediğinden maddi tazminat talebinin reddine;
manevi tazminat talebi ile mevduat haczine yönelik talebe ilişkin mahkememizce verilen 11/07/2019 tarihli Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, mevduat haczi ile ilgili kısmın hükmün 2 numaralı bendine yazılması unutulmuş ise de gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmaması adına bu hususa gerekçede yer vermekle yetinilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ ...
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının Maddi Tazminat Davasının Reddine,
2-Manevi Tazminat Davası Yönünden Mahkememizce verilen 11/07/2019 tarih ve ... Sayılı karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden Bu Konuda Yeniden Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3 maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
02/10/2025 Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/798, K. 2025/661, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama