KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/97 Esas
- Karar no
- 2024/418
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/07/2018
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Sendikası tarafından Yüksek Hakem Kurulu'nun ... ve ...sayılı kararıyla hükme bağlanan toplu iş sözleşmesi gereğince davalı yüklenici alt işveren tarafından ödenmesi gereken ancak ödenmeyen sendika aidatı alacakları için ....
İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı takip dosyaları ile müvekkili idare ve davalı lehine icra takibine başlandığını, müvekkili idare banka hesaplarına haciz uygulanmak suretiyle toplam 748.492,61 TL'nin haczen tahsil edildiğini, sendika aidatlarının kesilerek işçi sendikasına ödenmesinden davalı yüklenici alt işverenin sorumlu olduğunu, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasından uygulanan hacizlerle idareden haczen tahsil edilen toplam 749.492,61 TL'nin tahsil tarihlerinden veya temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise; müvekkili şirket ile davacı arasında... ihale numaralı Avrupa 1 ve 2. Bölge Atık Su Arıtma Tesislerinin işletilmesine dair sözleşmeler imzalandığını, müvekkili şirketin ihale döneminde bir kısım personelin sendikaya üye olduğunu, personelin üye olduğu sendikanın ...
Sendikasının ilgili Bakanlıktan yetki alması sonrasında müvekkili şirket ile sendika arasında toplu iş sözleşmesi süreci başladığını, müvekkilinin söz konusu iş yerinde davacının taşeronu olması, davacının asıl işveren olması ve TİS sonrasında ödenecek ücretlerden davacının da sorumlu olması sebebiyle durumun davacıya iletildiğini, davacının sürece ilgisiz kalması ve TİS sürecinde bir uzlaşma olmaması sebebiyle Yüksek Hakem Kurulu kararı ile sorunun çözüldüğünü, kararın müvekkiline tebliğinden sonra sendika üyesi personelin TİS'ten kaynaklanan fark alacaklarının bir kısmının ödenmeye başlandığını,
TİS'e göre çalışan personellere yapılan ödemelerin davacı ...'den istendiğini ancak olumsuz cevap alındığını, bunun üzerine davacı aleyhine dava açıldığını, personelin sendikal fark ücretleri ve aidatlarının müvekkili üzerinde bırakılmak istendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
Davacı tarafça taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve ihale dosyası ibraz edilmiş, mahkememizce de tetkik edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden incelenmesinde; Alacaklısının Enerji İşçileri Sendikası, borçlusunun ..., ... Genel Müdürlüğü olduğu anlaşılmıştır.
Dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, bilirkişiler raporlarında; Huzurdaki davaya konu sendika aidat borcu bakımından davalı işverenin sorumluluğunun sadece aidatı işçilerin ücretlerinden keserek bunun sendikaya ödenmesinden ibaret olduğu, asıl işverenin konumundaki davacı ...'nin sendika aidat borcu bakımından sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ...'nin davalıdan rücuen talep edilebileceği toplam alacak tutarının 749.322,61-TL olduğu, davacı ...'nin toplam ana para alacağı 749.322,61-TL'nin 592.726,33-TL'si için 22.12.2017 tarihinden ve 156.596,28-TL'si için de 28.12.2017 tarihinden başlamak üzere 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesinde öngörülen ticari temerrüt faizinin ayrıca uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, bu olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak doğrudan hakime ait bir görevdir. Davaya konu mesele bu bağlamda ele alındığında, uyuşmazlık, vekaletsiz iş görme hukuksal nedenine dayanmaktadır. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/1063 E - 2018/11514 K sayılı kararı )
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 529. maddesi uyarınca, " İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır.
İşgören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir. "
Taraflar arasında ihale sözleşmesi ( asıl - alt işverenlik ) ilişkisi bulunduğu, dava dışı sendika tarafından yapılan başvuru üzerine iş yerinde Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulandığı, sendikanın eldeki dosya taraflarına karşı başlattığı icra takibinden ötürü davacının sendikaya ödeme yaptığı çekişmesizdir.
İhtilaf; davacının dava dışı sendikaya ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Aidat borcu işçiler ile sendika arasındaki ilişkiden kaynaklanan ve sendika üyesi olan ya da dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçilerin sendikaya ödemek zorunda oldukları bedeldir. Aidat borcu bakımından işverenin sorumluluğu sadece aidatı işçilerin ücretlerinden keserek bunun sendikaya ödenmesinden ibarettir. Asıl işverenin sorumluluğu alt işverenin işçilerine karşı kanun gereği sorumluluk olup, aidat borcu bakımından asıl işverenin sorumluluğundan söz edilemez ( Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/8238 E - 2020/319 K sayılı kararı ile 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/35980 - 14699 E.K sayılı kararı ).
Eldeki davada; sendika aidat borcu bakımından davalının sorumluluğunun aidatı işçilerin ücretlerinden keserek bunu sendikaya ödemekten ibaret olduğu, asıl işveren konumundaki davacı ...'nin sendika aidat borcu bakımından sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ...'nin davalıdan rücuen talep edilebileceği toplam alacak tutarının 749.322,61-TL olduğunun bilirkişi raporundan anlaşıldığı,
vekaletsiz iş görmeye dayalı alacaklarda faiz talep edilebilmesi için davalının temerrüde düşürülmesi gerektiği halde davacı tarafından bu yönde bir delil sunulmamış ise de kaldırma kararına konu olan hükmün faize ilişkin kısmının davalı tarafça istinafa konu edilmemesi nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek ve tacir olan yanların avans faiz talep edebilecekleri hususları birlikte değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/97, K. 2024/418, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama