KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/513 Esas
- Karar no
- 2026/148
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/07/2025
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/09/2025
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) ve birleşen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından düzenlenen ... isimli fuara davalının katılımı konusunda tarafların anlaştığını, fuar katılım sözleşmesi kapsamında davalı şirketin toplam 1.821.566,88 TL ödeme gerçekleştireceğini, davalı tarafından 1. taksitin 28.06.2024 tarihinde ödendiğini ancak diğer borç ödemelerinin yapılmadığını, fuar katılım borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2025/...
Esas sayılı dosyası üzerinden 1.553.002,55 TL bedelli icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme kurulmadığını, ... Kara Katılım Sözleşmesinin taraflarca imza, paraf yahut imza yerine geçebilecek herhangi bir işaret ile tasdik edilmemiş olduğunu, imzalanmadığından ve hukuken geçerliliği olmadığından sözleşmedeki yükümlülüklerin kendilerini bağlamadığını ve müvekkili aleyhine başlatılan takibin kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili; 15-22 Şubat 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek olan ... Kara Fuarına katılım için tarafların görüşmelerde bulunduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete Fuar Katılım Sözleşmesi başlıklı bir sayfa ile ... Kara Fuarı Katılım Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin sunulduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi tarafından sözleşmelerin hükümleri yönetim kurulunda istişare edildikten sonra imzalanacağını beyan etmiş olduğunu, 455.391,72 TL tutarında bir ön ödeme yaptıklarını, toplantılarında fuara katılım sağlamayacaklarına karar verildiğini ve 455.391,72 TL tutarındaki ön ödemenin iadesini talep ettiklerini ancak iade taleplerinin davacı tarafından reddedildiğini beyanla 1,000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili ise; sözleşmelerin her iki tarafça imzalanmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının Fuar Katılım Sözleşmesini şirket kaşesi ve yetkili imzası ile imzalayarak müvekkili şirkete iletmiş olduğunu, akabinde sözleşme kapsamında belirlenen ilk taksit bedeli olan 455.391,72 TL'yi 02.07.2024 tarihinde ödediğini ve müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki asıl dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine, birleşen dava ise aynı sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında Fuar Katılım Sözleşmesine yönelik görüşmeler yapıldığı, davacı tarafından sunulan sözleşmenin davalı tarafından imzalandığı, davalının sözleşme kapsamında ilk taksit olan 455.391,72 TL'yi ödediği, 31/12/2024 tarihli e-posta ile de fuara katılmaktan vazgeçtiğini beyan ettiği hususları çekişmesizdir.
Uyuşmazlık; sözleşmenin hukuka uygun olarak kurulup kurulmadığı, Çerçeve Sözleşmenin asıl sözleşmenin bir parçası sayılacak nitelikte olup olmadığı, sözleşmede yer alan bazı hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı, asıl davalının ödediği bedelin iadesini talep edip edemeyeceği noktalarındadır.
Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.
6098 sayılı yasanın 1. maddesinde "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir." hükmü, aynı kanunun 12. maddesinde ise "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz." hükmü düzenlenmiştir.
Taraflar arasında kurulmak istenen sözleşme şekle tabi olmadığından sözleşmenin kurulması için imzaya dahi gerek bulunmamaktadır. Sunulan sözleşmede davacının imzası mevcut değil ise de davalının imzasının bulunduğu, davacının da sözleşmeyi dosyaya delil olarak sunması sebebiyle sözleşmeyi benimsediğinin anlaşıldığı, böylece akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
Tek sayfadan ibaret Fuar Katılım Sözleşmesinde Fuar Katılım Çerçeve Sözleşmesine atıf yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar Çerçeve Sözleşmede tarafların hiçbirinin imzası yok ise de taraflar arasında geçerli olarak kurulan Fuar Katılım Sözleşmesinde Çerçeve Sözleşmeye atıf yapıldığı, böylece davalının Çerçeve Sözleşmeden haberdar olduğu, davalının kendisine başka bir Çerçeve Sözleşme gönderildiğine dair bir savunma veya kanıtının da bulunmadığı gözetilerek Çerçeve Sözleşmenin de taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Yine her ne kadar Fuar Katılım Sözleşmesinde Çerçeve Sözleşmeye ve vade farkına ilişkin yer alan hükümlerin daha küçük punto ile yazıldığı, bunların genel işlem koşulu mahiyetinde olması nedeniyle geçersiz olduğu savunulmuş ise de tacir olan davalının eylem ve işlemlerinde basiretli davranmak zorunda olduğu, tek sayfadan ibaret sözleşmede itiraz konusu hükümlerin rahatlıkla görülüp seçilebildiği, sözleşmenin davalıya e-posta vasıtasıyla gönderildiği, dolayısıyla davalının sözleşmeyi inceleyecek yeterli zamana ve uygun ortama sahip olduğu,
davalının ödediği taksit tutarını gösteren kısmın puntosu ile itiraza uğrayan kısmın puntosu arasında fahiş bir fark da bulunmadığı dikkate alınarak itirazlar yerinde görülmemiş.
Çerçeve Sözleşmenin 5. ve 36. Maddeleri uyarınca davacının sözleşme bedelinin tamamına hak kazandığı, vade farkının sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı ve davacının talep ettiği damga vergisi miktarının sözleşmeye uygun olduğunun benimsenen bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, sözleşmeye dayalı alacağın likit olduğu göz önüne alınarak taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/513, K. 2026/148, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama