KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Esas no
- 2026/175 Esas
- Karar no
- 2026/214
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/02/2026
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 08/12/2023 tarihinde Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, üyelik sözleşmesi uyarınca ofis kullanım anlaşması sağlandığını, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin hiçbir demirbaşa zarar vermeden kullanım sağladığını, demirbaş ürünlerin zararı halinde kullanılması amacıyla karşı tarafa rehin olarak ödedikleri 18.000 TL'lik depozitonun iadesi talebini 17/10/2024 tarihinde keşide edilen ihtarname ile tebliğ ettiklerini, ihtarnameye verilen süre içerisinde dönüş gelmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava; kira sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir.
Davaya konu sözleşmede davacının edimi ücret ödemeye, davalının edimleri ise taşınmazın bir bölümünün ofis olarak davacıya tahsisine ve bunun yanında muhtelif büro hizmetlerinin verilmesine yöneliktir. Görüldüğü üzere uyuşmazlık bu haliyle mutlak ticari davalardan değildir.
Tarafların tacir olması sebebiyle uyuşmazlığın nispi ticari dava mahiyetinde olduğu akla gelebilir ise de sözleşmenin 3. sayfasında yer alan "Konu ve Kapsam" başlıklı madde incelendiğinde; davalının iki asli ediminin bulunduğu, bunlardan birinin taşınmazın bir kısmını ofis olarak kullandırmak (kira sözleşmesi), diğerinin ise muhtelif büro destek hizmetlerinin verilmesi (hizmet sözleşmesi) olduğu görülmektedir.
Karma sözleşme örneği olan eldeki sözleşmede görev hususunun, uyuşmazlığın sözleşmenin hangi kısmıyla ilgili olduğuna göre belirlenmesi gerekir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının kira sözleşmesine istinaden ödediği depozitonun iadesini talep ettiği anlaşıldığından ve tarafların tacir olduğuna bakılmaksızın kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları çözme görevi sulh hukuk mahkemelerine ait olduğundan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/1278-4564 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2008/29892-25205 E.K. sayılı kararı).
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/175, K. 2026/214, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama