KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
- Esas no
- 2015/286 Esas
- Karar no
- 2018/535
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/03/2015
Karar Metni
1.380 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26/08/2014 günü saat 15:30 sıralarında davalı sürücü ...'ın kullanmkata olduğu, ... Şti.'nin maliki olduğu, diğer davalı ...
Sigorta'nın sigortacısı olduğu, ... plaka sayılı çöp toplama kamyonunun... istikametine giderken yolun sağında park halinde bulunan ... plaka sayılı minibüse binmek üzere olan müvekkili ...'nın sol elinin çöp kamyonunun damperi ile aracın arasına sıkıştığını, kaza nedeniyle müvekkilinin sol elinde uzuv kaybı yaşadığını, bu kayıplar nedeniyle hem kişiliğinde hasar meydana geldiğini ve bu durumla zor bir şekilde başa çıkmaya çalıştığını, ayrıca beden gücünden kaldığını belirterek davanın kabulü ile ilk aşamada 1.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işleten sıfatını taşımadığını, bu nedenle davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş ve haksız olduğunu, davacı tarafça sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu fakat evrak eksikliği nedeniyle başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin yaşanan kazada bir kusurununu ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının zararınını ispatının gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacı tarafça dar olan yolda çöp kamyonunun geldiğini görmesine rağmen aracın geçmesini beklemeden kendi aracına geçmeye çalıştığını, bu nedenle kazaya neden olduğunu, davacının mesleğine ilişkin bilgilerin eksik olduğunu, maruz kaldığı zararın ispatının gerektiğini, maddi tazminatın sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun, teminat sınırları içerisinde sigortalının kusuru ile orantılı olduğunu, teminatın kişi başı sakatlık halinde 268.000,00-TL olduğunu, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, bu yönden delillerin toplanması ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu kazada, davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı çöp toplama kamyonu ile...ilçesi ... caddesinde... istikametine giderken, olay yerinde yolun sağ kenarında park halinde bulunan davacı ...'nın maliki olduğu ... plakalı minibüsün solundan geçerek,
minibüsün sürücü kapısını (ön sol) açması sırasında elinin kapı ile kamyonun damper arka sağ yanı arasında sıkışması şeklinde meydana geldiği ve kaza sonucu davacın baş parmağı ile işaret parmağını kaybettiği, kamyonun sürücüsü davalı ...'ın, davacının sağ kenarda park halinde bulunan minibüse doğru yürüdüğünü görebilecek durumda olduğundan, kamyonu yol ve trafik durumu müsait ise soluna doğru direksiyon kırıp park halindeki minibüsün açık alana geçmesini beklemesi,
bu mümkün olamıyorsa yan aynadan aracının sağ yanını kontrolünde tutarak ilerlemesi ve gerekiyorsa davacıyı korna ile uyarıp gelişini belli etmesi gerekirken seyrini aynen sürdürmesi kazanın meydana gelmesinde etkili olduğudan davalı sürücünün yol ve trafik şartları ile aracının fiziki ve teknik özelliklerinin gerektirdiği dikkat ve tedbir ile sevk etmemiş olması sebebiyle %50 oranında kusurlu olduğu,
davacı ...'nın ise yolun kenarında park halinde olan minibüsüne binmek için sol yanına girerken arkadan gelen trafiği kontrol edip gerekiyorsa durup yaklaşan araç varsa geçmesini beklemesi gerekirken bu şekilde davranmayarak ayrıca aracının sol ön kapısına vardıktan sonra sol yanından geçen trafiği kontrol etmeden aracının kapısını açarak can güvenliğini kollamadığı için %50 oranında kusurlu olduğu alınan rapor ile belirlenmiştir.
Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesinin 17/01/2018 tarih ve... sayılı raporunda meydana gelen kaza sonucu 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet oranının %28,2 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ...
Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacının müşteki, davalılardan İsmail Pelivan'ın sanık olduğu ve davalı hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığı, Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesinin 10/08/2015 tarih ve ... sayılı raporunda davacının sol el 1.parmak proksimal falanks proksimalinden ve 2.parmak proksimal falanks distal ekleminden amputasyona bağlı anatomik eksikliğin organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu yönünde rapor düzenlendiği, Mahkemece alınan kusur raporunda ise tarafların eşit kusurlu olduklarının belirtildiği,
yapılan yargılama neticesinde davalı ...'ın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK 89/1, 89/3-b, 62 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluştuğundan 5271 sayılı CMK 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/04/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kazaya konu aracın sürücüsünün davalı ..., malik ve işleteninin davalı ... Şti.olduğu, davalı ... Belediye Başkanlığının'dan alınan ihale sonucu belediyeye bağlı olarak çöp toplama işinde çalıştırıldığı tespit edilmiş olmakla, davalı belediyeninde bu nedenle işleten sıfatı ile sorumlu olacağı belirlenmiştir.
Maddi Tazminat Yönünden;
Davacı tarafından meydana gelen kaza nedeniyle davalılardan maddi tazminat talep edilmiş ise de; davacı vekili ile davalı ... Sigorta vekilinin ayrı ayrı sunmuş oldukları dilekçeleri ile maddi tazminat yönünden sulh olduklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 313 vd maddelerinde düzenlenen sulh, görülmekte olan bir davada, karar kesinleşinceye kadar tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla yaptıkları sözleşme olup, davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Maddi tazminat yönünden davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh oldukları ve karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle maddi tazminat isteminin konusuz kaldığı belirlenmiş olmakla sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Manevi Tazminat Yönünden;
26/08/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığı, olay nedeniyle davacının ve davalı ...'ın eşit oranda kusurlu olduğu, davalı ... hakkında açılan ceza davası sonucunda taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirlenmiş, davacının, davalılar Fatih Belediye Başkanlığı, ... Şti. Ve ...'dan manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi hükmüne göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği koşuluda değerlendirilerek ve tarafların kusur durumu, yaralanmanın mahiyeti dikkate alınarak, davalılar Fatih Belediye Başkanlığı, ... Şti.
Ve ... hakkında manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 18.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
BU EVRAK 5070 SAYILI KANUN GEREĞİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/286, K. 2018/535, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama