KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2018
- Esas no
- 2016/987 Esas
- Karar no
- 2018/788
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 30/09/2016
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalının müvekkiline 31.462,39-TL borcunun bulunduğunu, bu borca ilişkin olarak 19/01/2016 tarihli, ... seri nolu, 33.375,75-TL tutarlı faturanın tanzim edildiğini, bu alacağın davalıdan tahsil edilemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin...
Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 31.462,39-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya mahkememizce bilirkişiye verilmiş bilirkişi raporda davacının kaydi olarak 31.063,81 TL alacaklı olduğunu belirlemiştir.
Bilirkişi raporuna itiraz üzerine ek rapor alınmış , bilirkişi ek raporunda "ek raporumuzda sunulan cari hesap özetine göre, davalı yandan takip tarihi itibarı ile kaydi olarak 31.462,39 TL alacaklı göründüğü, 398,58 TL farkın ise 29.03.2016 tarihli virman işleminden kaynaklandığı, işbu virman işleminin de takipten önce yapıldığı, ancak virman işleminin belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç olduğu, bu işlemin hangi dayanak belgeye göre yapıldığı hususunda davacımn herhangi bir evrak sunmadığı,
salt cari hesapta mevcut bir borç veya alacak kaydının davacımn kaydi olarak alacaklı olduğu anlamına gelmeyeceği, davacının beyanında belirttiği üzere bir iade işlemi varsa, bu durumda üzerinde teslim alan imzalı iade faturasının da olması gerektiği, davacının sunduğu yeni bir cari hesap özetinin aradaki farkın KAYDİ olarak ispatı anlamına gelmediği ve dolayısı ile kök raporumuzdaki görüşlerimizi KAYDİ olarak değiştirecek bir hususa rastlanmadığı.
Kök raporda tespit edilen alacak miktarına ilişkin görüşümüzü muhafaza ettiğimiz kanaatine varılmıştır." şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu, bilirkişi raporunun hesaplamasının yerinde olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile rapordaki ana para hesaplaması ve mahkememizce de yerinde görülen işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
BU EVRAK 5070 SAYILI KANUN GEREĞİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/987, K. 2018/788, 19 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama