KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/1129 Esas
- Karar no
- 2018/893
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2017
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında tütün mamülleri alım satımına ilişkin ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu bağlamda oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi neticesinde davalı aleyhine İstanbul... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibine başladıklarını davalının haksız ve mesnetsiz olarak bu takipe itiraz edip durdurduğunu, alacağın tahsili amacı ile huzurdaki davanın açılarak yapılan itirazın iptaline takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Davacıya borcunun bulunmadığını cari hesap bakiyesini 27/08/2014 tarihinde alacaklının hesabına yatırdığını, banka ödeme makbuzunun da elinde bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini takibin iptaline karar verilmesini yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu İstanbul ...cra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 6.272,27 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya mahkemece reesen belirlenen mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi raporunda "Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı yandan takip tarihi itibarı ile kaydi olarak, 6.143,71 TL alacaklı göründüğü,
davalının sunduğu ödeme dekontunda belirtilen tutarın, davacı yanın ticari defterindeki cari hesap icmalinde bulunmadığı, davacının işbu ödeme dekontuna itirazının olduğu, sunulan dekont üzerinde bahse konu paranın kime ve ne için gönderildiğine dair herhangi bir açıklama olmadığı, mevcut hali ile davalının ödeme yapıldığı yönündeki savunmasının belgesel anlamda izaha vc ispata muhtaç göründüğü, bu nedenle davalı tarafından borcun ödendiğine dair yapılan savunma sonucunda ödemeye ilişkin olarak ispat külfetinin davalı yana geçip geçmediği hususu hakkındaki hukuki yorum ve takdirin Sayın Mahkemenize ait bulunduğu,
davacı yanın, davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz yönünden inceleme yapılmadığı, davacı yanın talep ettiği icra inkar tazminatı hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde rapor sunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği, cari hesaba işlendiği, ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine İstanbul ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının duruşmalara katılmayıp cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği, ödeme savunmasında bulunduğu, ancak ödeme iddiasının ispat edilemediği,
yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, davacı yanın, davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, bu nedenle faiz yönünden inceleme yapılmadığı da gözetilerek, takibin devamı ile itirazın asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... ¸
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1129, K. 2018/893, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama