KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Esas no
- 2017/920 Esas
- Karar no
- 2018/1254
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2017
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan cari hesap alacağına istinaden kesilen 03/05/2016 tarihli faturayı davalının ödemediğini, bu sebeple davalıya yapılan telkinlerden sonuç alınamadığını bunun üzerine alacağın tahsili amacı ile İstanbul ...İcra müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasının açılarak davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının bu takibe itiraz ederek durdurduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacı ile huzurdaki davanın açılarak yapılan itirazın iptalini takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılması halinde müvekkilinin borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, takip dosyasına vekil ile itiraz ettiklerini dolayısıyla bu dosyadaki tebligatında vekiline yapılmasının gerektiğini, tebligatın kendilerine yapıldığını bu durumun usule aykırı olduğunu, davacının dayanak gösterdiği faturanın kendi ticari defterlerinde bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 26.737,51 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya mahkemece reesen belirlenen mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi raporunda " Taraflar arasında takibe konu edilen faturaya dayalı ticari ilişki kurulduğu,Davacı şirketin ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, Davalı şirketin ticari defterlerinde icra takip tarihi itibari ile davacı şirkete iş bu davaya konusu asıl alacak fatura bedeli olan 23.600,00 TL borçlu gösterildiği, ancak yukarıda ayrıntısı verildiği üzere borçlandırma işleminin fatura numarası yazılarak davacı şirketten 23.600,00 TL nakit para alma işlemine dayandırdığı,
2016 yılında faturanın davalı şirket ticari defterlerinde olup olmadığının tespitinin defter ibraz edilmemesinden ötürü yapılamadığı,tespit edilmiştir.Davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı ile davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebine dair kararın Saym Mahkeme'nin takdirlerinde olduğu," şeklinde rapor sunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine İstanbul ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği, davalı şirketin kayıtlarına göre davacı tarafın talep konusu yaptığı fatura bedeli olan 23.600,00 TL tutarındaki miktar kadar kendisini nakit borç almış gibi borçlu olarak gösterdiği,
ancak bu borcun fatura miktarı ile aynı olması ve davacı tarafın nakit borç verildiğine dair bir iddiası olmaması da gözetilerek fatura konusu olan borç olduğu ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın iptaline karar verilmiş, takip öncesi temerrüt bulunmadığından takipteki işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... ¸
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/920, K. 2018/1254, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama