KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2024
- Esas no
- 2018/855 Esas
- Karar no
- 2024/954
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 24/09/2018
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01.09.2010 tarihinde davacı ...'in, öz annesi ... ile birlikte ... İli ... İlçesi 19 Mayıs mahallesinde bulunan ... Caddesi ... Köprüsü ile 1066. Sokak kesişiminde bir restoranta doğru yürürken markası, rengi, plakası, sevk ve idare eden sürücü tespit edilemeyen bir motosikletin ...’e çarparak olay yerinden uzaklaştığını, kaza neticesinde müvekkili ...'in ...
Devlet Hastanesine sevk edildiğini ve ilk müdahalesinin mezkur hastanede yapıldığını, doktorlar tarafından düzenlenen geçici doktor raporunda başvurusu kazazedenin hayati tehlikesinin bulunduğu belirlendiğini akabinde ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 29/09/2010 tarihinde hazırlanan adli raporda ise “...’ in, kafatası kemiklerinde kırık, çatlak, büyük damar ve sinir yaralanması, iç organ bütünlüğünde bozulma ve klinik olarak şuur kaybı tablosu meydana getirmediğinden şahsım yaşamını tehlikeye uğratmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı, mevcut kemik kırığının ise kişinin hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun” tespitinin yapıldığını, Söz konusu kazanın ardından, ...
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... nolu soruşturma başlatılmış ise de mezkur soruşturma kapsamında yapılan tüm aramalara rağmen iş bu zamana kadar kazaya sebebiyet veren aracın plakası, araç sahibiyle aracı sevk ve idare eden ilgili kişilerin tespit edilemediğini, Kazaya sebebiyet veren aracın plakası, sahibi, işleteni,
sürücüsü kısacası zarara sebebiyet veren eylemin sorumluları tespit edilemediğinden başvurucuların uğramış olduğu maddi zararın tazmini için ...na 17.09.2018 tarihinde müracaat edilmiş ise de davalı kurum tarafından verilen 19.09.2018 tarih ... sayılı yazı cevabında zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle talebin reddine karar verildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, 1.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava edildiği görüldü.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın zamanaşımına uğradığını, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ve anılan Yasa'ya dayanılarak çıkarılan ...
Yönetmeliği'nin ilgili maddesi uyarınca motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zarar ve tazminal yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl olduğunu, trafik kazasına sebebiyet veren fiilin cezayı gerektirmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, başvuruya konu olan trafik kazasının gerçekleşme tarihini 01.09.2010 iken müvekkili kurum aleyhine iş bu başvuru uzamış ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiğini,
başvuru sahiplerinin müvekkili kurum aleyhine uzamış ceza zamanaşımı süresinde başvuruda bulunması gerekir iken başvuru için uzamış ceza zamanaşımı süresinin 01.09.2018 tarihinde dolduğunu, 5684 sayılı yasanın 14. maddesi ve ... yönetmeliği gereği ...nın bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının dolaylı zarar kavramı içerisinde değerlendirilmekte olup gelir kaybına ilişkin müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı tarafa Sosyal Güvenlik Kuruluşları tarafından gelir bağlanmış veya ödeme yapılmış ise,
bu miktar ilgili kuruluştan sorulmak suretiyle tespit edilmeli ve talep edilen tazminattan bu miktar tenzil edilmesi gerektiğini, davacı aynı zararı hem Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir olarak hem de ...'ndan tazminat olarak almış olur ki bu da haksız kazanç sağlanmasına yol açacağını, Sosyal Güvenlik Kurumları davacıya yaptığı ödemeler nedeniyle ...'na rücu etmekte ve ...'da mükerrer ödeme yapmak zorunda kalındığını, müvekkili kurumun, tacir niteliği taşımadığı gibi ticari işletme de olmadığını, ayrıca başvuru konusu araç ticari bir araç olmadığı gibi zararın da, ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklandığını,
karşı tarafın ticari faiz talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
İddia ve toplanan deliller kapsamında davacının trafik kazasına bağlı maluliyet durum ve oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 30/09/2020 tarihli raporda özetle;
"Fatih oğlu, 2005 doğumlu ...’in 01.09.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli malüliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmiş mahkememizce yeniden değerlendirme yapılmak üzere bu kez dosya Adli Tıp İkinci Üst Kuruluna gönderilmiş, üst kurul tarafından hazırlanan 08/07/2021 tarihli raporda özetle;
"... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Fatih oğlu, 2005 doğumlu ...’in 01.09.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli malüliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı tarafça Zeynep Kamil Devlet Hastanesinden alınan engellilik raporundaki tespitler gerekçe gösterilerek rapora itiraz edilmiş ve itiraz kapsamında itirazlar değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya yeniden ATK'ya gönderilmiş ise de; ATK tarafından mahkememize yazılan müzekkerede;
"1-Kişi hakkında Adli Tıp İkinci Üst Kurulunca 08/07/2021 tarihli oturumda 878 karar sayılı Mütalaa ile sorulan hususlarda görüş bildirildiği, Üst Kurul Mütalaasının düzenlenmesinde dosya içerisinde mevcut tüm tıbbi evrak, adli tahkikat evrakı ve bilirkişi raporları ile taraflara ait itiraz dilekçelerindeki hususların değerlendirildiği ve aynı hususlarda yeniden değerlendirme yapılamayacağı, Adli Tıp Üst Kurulunun Adli Tıp Kurumu açısından son karar mercii olduğu, dosyanın bu haliyle Cumhurbaşkanlığının 4 sayılı Kararnamesinin 16. maddesinin 1 numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmediğinden İkinci Üst Kurulu Gündemine alınmasını gerektirecek özellikleri taşımadığı," bildirilerek dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; dosya kapsamındaki tüm raporlar ATK'nın müzekkere yanıtındaki gerekçe kapsamında incelenmiş olup Adli Tıp Üst Kurulu tarafından düzenlenen 08/07/2021 tarihli maluliyet raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla yeni bir rapor alınmasına yönelik mahkememiz ara kararından rücu edilmesine, davacı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin yerinde görülmeyip reddine karar verilmiştir.
Davacının kaza sebebiyle sürekli maluliyetinin bulunmadığı dolayısı ile sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı gibi, davacının 30/09/2005 doğumlu olduğu, yani kaza tarihi itibari ile 5 yaşında olması sebebiyle gelir getirici bir işte çalışmasının düşünülemeyeceği, dolayısı ile 18 yaş altı davacı küçüğün geçici iş göremezlik zararının da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 35,90-TL'den düşümü ile bakiye 391,7-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/855, K. 2024/954, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama