KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2021
- Esas no
- 2020/94 Esas
- Karar no
- 2021/695
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/07/2019
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarasıyla sigortalı olduğunu, 23/10/2017 tarihinde sol dirsekte kontraktur hastalığı nedeniyle tedavi olduğunu, 25.959,16 TL masrafın müvekkil şirketçe karşılandığını, 6102 sayılı TTK'nın 1467 maddesinin (a) fıkrası 1466. Madde çifte sigortaya müsaade ettiğini bu nedenle davalının da tedavi giderlerinin karşılanmasında sorumlu olduğunu beyan ederek masrafın %50'lik kısmı olan 12.979,58 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Sigorta Sözleşmeleri'nden doğan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, davacının, sigortalısının tedavisi için yapılan harcamaları müşterek sigorta hükümlerine göre rücu etme hakkı bulunmadığını, Sigortalının, müvekkil sigorta şirketine herhangi bir hasar başvurusu yapmadığını ve zararın davacının poliçesinden karşılanması müvekkil nezdindeki poliçeyi kullanmama iradesiyle hareket edilmesi gerektiğini, Rücuen tazminat davaları sorumluluk esası ve sigorta ettirenle akdi ilişki sebebiyle sorumlu olan kimselere karşı açılabileceğini,
somut olayda sayılan bu sorumluluk esaslarından hiçbirine dayanılamayacağını ve rücuen tazminat davası açılabilecek sorumluluk hallerinden hiçbirine dâhil olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, müşterek/çifte sigorta kapsamında ödenen tedavi gideri bedelinin, ödeyen sigorta şirketi tarafından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava dışı ...'in davacı şirket nezdinde 01/01/2017 -01/01/2018 tarihleri arasında Grup Sağlık Poliçesi ile sigortalandığı, davacı tarafça Sağlık Sigortası Katılım Sertifikasının dosyaya ibraz edildiği, eki niteliğindeki teminat tablosunun sunulmadığı, ancak tazminat ödeme emrinde ameliyatın limitsiz teminat kapsamında bulunduğunun belirtildiği, yine dava dışı sigortalı ...'in 27.11.2017-27.11.2018 tarihleri arasında Sağlığım Kristal Sigorta Poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinin müşterek/çifte sigorta olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin davacı tarafından ödenen bedelden sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava tarihinde tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.”düzenlemesine yer verilmiştir, ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir.
Diğer yandan sigorta rücu davalarının 6102 sayılı TTK‘nun 1472.maddesi hükmünden kaynaklanması nedeniyle aynı yasanın 4.maddesi gereğince bu tür davalarda görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu düşünülebilir ise de, davanın TTK 1472.maddesi hükmünden kaynaklanmış olması, halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre, değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz şekilde kabul edilmektedir.
Bir başka deyişle, sigortalı ile zarar sorumlusu arasında ki ilişki ticari dava niteliğinde ise bu tür davada ticaret mahkemesi görevli olacaktır.
Somut olayda, dava dışı sigortalı gerçek kişi ile davacı ve davalı arasındaki ilişki tüketici ilişkisidir. Uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından davaya bakmakta görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması sebebiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/94, K. 2021/695, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama