İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/452 K.2024/916

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/452Karar2024/916Tarih28 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.242 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Kasım 2024
Esas no
2021/452 Esas
Karar no
2024/916
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
08/07/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.242 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı hakkında sahte bir senetle işlem yapıldığını, usulsüz tebligatla icra takibi kesinleştiğini, Hesabının bulunduğu bir banka tarafından 20.02.2021 tarihinde aranması üzerine ....

İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus başlatılan icra takibi sonucunda banka hesaplarına haciz konulduğunu öğrendiğini, davacının kimseye senet vermediğini, Türkiye’deki bir adrese usulsüz tebligat yapıldığını, bunun üzerine hemen tebligatın usulsüzlüğü ve senedin sahteliğine ilişkin olarak .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyasından dava açtığını ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ...

Hazırlık Soruşturması kayıtlı resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıkla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu, uzman raporuyla senet başka bir belge üzerinden serbest taklit yöntemiyle aktarılan imza sahteciliği ile oluşturulduğu tespit edildiğini, taraflar arasında arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak karşı tarafın toplantıya katılmaması sebebiyle görüşme anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı hangi ticari ilişki kapsamında davacıya borç verip de 5.000.000,00 TL lik bir bono aldığını kanıtlamak zorunda olduğunu, davacı ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını,

davalı ise sermaye ve finansal bakımdan davacıya yardım ettiğini savunduğunu, davacının Almanya' da ikamet ettiğini varlıklı olması sebebiyle borç almaya ihtiyaç duymadığını, davalının da 5.000.000,00 TL lik borcu verebilecek ekonomik gücü olmadığını, davacı senedin düzenlendiği tarihte ...'un ... ilçesinde ... şubesinde bizzat işlem yaptığını, davacının yatırmış olduğu teminatlar, taşınmaz ve paraları için tesis edilen hacizler sebebiyle ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, gerek yargılama harç ve giderlerini gerek ihtiyati tedbir bakımından takdir edilecek teminatı karşılama imkanı bulunmadığını,

bu sebeple davacının adli yardım talebinin kabul edilmesini, bu sebeplerle fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak üzere, usulsüz kesinleştirilen icra takibinin HMK m. 209 ve/veya HMK m. 392 uyarınca teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, daha önceden başka belgeler üzerine atmış olduğu imzasının hile yoluyla çalınıp ele geçirildiğini serbest taklit yöntemiyle aktarıldığı için hazırlanan takibe konu senetteki imza ve el yazısı davacı ...'e ait olmadığından dolayı borçlu olmadığının tespitini,

sahte senetle haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle davalı hakkında alacağın % 100’ü oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, arabuluculuk gideri, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın usul ve esas yönden reddedilmesi gerektiğini, bu davada arabulucu tarafsızlık, eşitlik ilkelerine ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, arabulucu Av. ... arabulucu toplantısına ilişkin davet mektubunun davalının işyeri adresine gönderildiğini, fakat davalı kargo teslimi sırasında işyerinde olmadığından davalıya tebliğ edilmediğini, teslim alan kişinin ... olduğunu, evrakı teslim aldıktan iki gün sonra davalıya kargo evrakının resmini yolladığını,

söz konusu evrakı gören davalı evrakın ekran görüntüsünü tarafımıza ilettikten hemen sonra tarafımızca 08.04.2021 günü şikayet edilen arabulucunun arandığını, davalının toplantıdan haberi olmadığını ve bilgisi dışında toplantı günü verildiğini, bu durumun arabuluculuğun ruhuna aykırı olduğunu, bu sebeple yeni bir toplantı günü verilmesini talep ettiğini, davalının talebi üzerine başvurucu vekili, davet mektubunu göndermekle yükümlülüğünün ortadan kalktığını, 07.04.2021 tarihinde toplantı tutanağını “görüşme yapılamadan anlaşamama” şeklinde düzenlediğini,

yeni toplantı gün ve saati verilmesine rağmen davalıyı aranarak başvurucu vekilinin müvekkili ile görüştüğünü ve yeni toplantı istemediklerini dolayısıyla eski tutanak üzerinden dosyayı sistemden kapatacağını belirttiğini, eski tutanak üzerinden dosyayı sistemden kapatacağını belirttiğini, arabulucu, görevini hassasiyetle ve göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğini, davalıya tebliğ edilmeyen bir davet mektubu ile süreci oldu bittiye getirdiğini, arabulucu Av. Arb. ... hakkında İstanbul C.

Başsavcılığı nezdinde tarafımızca Görevi kötüye kullanmak iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, Buna mukabil Yine Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı nezdinde de idari soruşturma başlatılması amacıyla yine şikayette bulunulduğunu, davalının davayı e-devletten öğrendiğini, davalının vekili olmasına rağmen asile tebligat yaptırılmaya çalışıldığını, dava dilekçesi ekleri de davalıya tebliğ edilmediğini, davalı adresi olarak yanlış bir adrese tebligatlar yapıldığını, davanın davacısı borçlu ...

Aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... Es. Dosyası ile takibe geçildiğini, bu takip kesinleştiğini, davalı tarafın hacizler konulduğu aşamada davacı, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Es.

Dosyası ile usulsüz tebligat talepli olarak dava açtığını, iş bu dava da icra takibini yeni öğrendiğinden bahisle imza itirazında bulunduğunu, %20 teminat karşılığında takibi durdurduğunu, Savcılık imza incelemesi için dosyayı Adli Tıp'a gönderdiğini, imzanın davacının eli ürünü olduğu çıktığı noktada davalı hakkında da takipsizlik verileceğini, Davacı ... hakkında tarafımızca suç uydurma, sahtecilik suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıya iftira da bulunarak ....

İcra Mahkemesi nezdinde verdiği imzalar önce ki imzalardan farklı attığı için suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul C.

Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma dosyasında davalının şikayeti ile birleştiğini, senet, kambiyo vasfını taşıması için bütün şekil şartlarının haiz olduğunu, davacının bu yönde bir itiraz bulunmadığını, davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacı senedi imzalarken davalının yanında ve 3 kişinin huzurunda bizzat imzaladığını, davacının imzanın kendisine ait olmadığını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, bu sebeplerden dolayı davalının dilekçesinin altında yazdıkları davacının ıslak imzasının bulunduğu kurumlardan belgelerin istenerek imza incelemesi için Adli Tıp Kurumuna,

Jandarma Kriminal veya Emniyet Kriminal bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, davanın reddi ile dava masraflarının ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi dosyasına konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı tespiti talebine ilişkindir.

7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 08/07/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.

....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 5.072.739,73 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği, ...'in dosya borcunun tamamına, senetteki imzaya, borca, borcun miktarına, faize ve borcun tüm fer'ilerine itirazları, zamanaşımı itirazı, 103 davetiyelerine banka hesaplarına ve taşınmazları, konulan hacizlere itiraz ettiğinin bildirdiği tespit edilmiştir.

Mahkememiz dava konusu olan senet ile ilgili olarak ....

Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında yapılan yargılamada "Her ne kadar sanık ... soruşturma aşamasından itibaren katılanı tanıdığını, kendisinin çok gayrimenkul alım satımı yaptığını hem sermaye olarak hem de fınans olarak yardım talebinde bulunduğunu, kendisine bu parayı vermesine rağmen borçtan kurtulmak için böyle bir şikayette bulunduğunu, senedi getirip bizzat kendisinin imzaladığını, bu nedenle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yapmış ise de; katılanın soruşturmanın başından itibaren söz konusu senedi imzalamadığı yönündeki beyanı, Adli Tıp Kurumu'nun 16/08/2021 ve 12/11/2021 tarihli raporlarında;

inceleme konusu senette borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla Necdettin Keşer'in eli ürünü olmadığı, inceleme konusu senette çerçeveleme, taşıma, kopyalama ve tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanamadığı, senette 1. ciro isim yazısı ve imza ile ...'un mukayese yazı ve imzaları arasında;

tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzanın ...'un eli ürünü olduğunun belirtildiği, ayrıca sanığın savunmasında belirtmiş olduğu 5 milyon TL' yi elden teslim ettiği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, zaten sanığın bu miktarda bir parayı aynı anda teslime etmesinin mümkün olmadığı,

sanığın bu miktarda bir paranın hangi boyutlarda yer kaplayacağı dahi bilmemesinin bu hususu doğruladığı" gerekçeleri ile Sanık ...'un olay tarihinde sahte oluşturulmuş senedi kullandığı ve bu şekilde atılı suçu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK nın 204/1 maddesi gereğince suçun sebep ve saikleri ile suçun işleniş biçimi dikkate alınarak, hüküm alt sınırdan kurulmak suretiyle, takdiren 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA, karar verilmiştir.

Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 2023/891 esas 2024/3873 karar sayılı ilamı ile

"Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin istinaf istemlerinin incelenmesinde;

Eksik inceleme ile karar verildiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından,

1-Suça konu senedin takibe konulduğu icra dosyasının tamamının denetime olanak sağlayacak şekilde getirtilerek dosyaya eklenmesi, bu kapsamda, sanık ...'un katılan aleyhine icra takibine devam edip etmediği, katılanın mallarına haciz uygulanıp uygulanmadığı veya icra dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti,

2-Taraflar arasında açılan hukuk davalarının getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya eklenmesi,

3-Suça konu senet aslının dosyaya getirtilerek, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu senedin mahkeme heyeti tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti,

Sonucuna göre, Adli Tıp Kurumu'nca yapılan inceleme sonucunda senetteki imzanın katılana ait olmadığının tespit edildiği de gözetilerek; icra dosyasında haciz veya ödeme yapıldığının belirlenmesi halinde, sanık hakkında tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçundan, aksi halde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi,

Kabule göre de,

a-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hüküm açısından, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/06/2013 tarih ve 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir.

Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.

Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde. 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılmadan, kanundaki ifadelerin tekrar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan alt sınırdan uzaklaşılması; gün para cezası yönünden ise menfaatin henüz temin edilmediği gerekçesiyle para cezasının 6 gün olarak tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

c-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm açısından, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140.

2015/85 E.K. sayılı kararı ile iptal edilen hususlar da gözetilerek, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları gereğince, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kullanılmasına ilişkin yasaklama hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

c-Her iki suçtan verilen hükümler açısından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin istinaf istemleri bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin, 7188 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e, ve 289. maddeleri uyarınca BOZULMASINA kesin olarak karar verilmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre; davacı iddiasının dava konusu senedin sahte olduğuna yönelik olduğu, her ne kadar yukarıda açıklanan ....

Ağır Ceza Mahkemesi dosyası henüz kesinleşmemiş ise de, mahkeme kararına bozan istinaf ilamı gerekçesinde Adli Tıp Kurumu'nca yapılan inceleme sonucunda senetteki imzanın katılana ait olmadığının tespit edildiği de gözetilerek; icra dosyasında haciz veya ödeme yapıldığının belirlenmesi halinde, sanık hakkında tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçundan, aksi halde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi," ifadeleri karşısında ceza dosyası yönünden senetteki imzanın davacıya ait olmadığının kesinleştiği,

bu haliyle mahkememizce ayrıca su hususta imza incelemesi yapılmasına gerek olmadığı, ceza mahkemesi yargılamasının mahkememiz davalısı yönünden icra dosyasında haciz veya ödeme yapıldığının belirlenmesi halinde, sanık hakkında tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçundan, aksi halde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hüküm kurulması yönü ile devam edeceği, bu haliyle ceza dosyasının beklenilmesine de gerek olmadığı kanaati ile,

sahte olarak düzenlenmiş üzerindeki imza davacıya ait olmayan senet dolayısıyla başlatılan icra takibinde davacının davalıya borcunun olmadığı kanaati ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Senedin sahte olarak düzenlendiğinin kabul edilmiş olması karşısında davalının kötü niyetli olarak bu senedi kullandığı ve icra takibi yaptığı anlaşıldığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmolunmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulü ile; davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası sebebi ile borçlu olmadığının tespitine,

2-Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile % 20 oranında hesaplanan 1.000.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar harcı 341.550,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 85.387,50 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 256.162,50 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 85.387,50 TL peşin harç ve vekalet harcı 8,50 TL olmak üzere toplam 85.455,30 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 304,35 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalı tarafından yapılan 32,50 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 526.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

9-Mahkememiz kasasına 1697 numaralı makbuz ile saklanılan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,

10-Dosyaya sunulan teminat/ teminat mektubunun karar kesinleştiğinde yasal süresi geçtikten sonra talep halinde davacıya yada ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,

11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/11/2024

Başkan ... · e-imzalıdır. · Üye ... · e-imzalıdır. · Üye ... · e-imzalıdır. · Katip ... · e-imzalıdır.

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/452, K. 2024/916, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/452
Karar No
2024/916
Tarih
28 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/455 K.2024/188
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/455 K.2024/807
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/456 K.2024/730
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/464 K.2024/653
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/469 K.2024/895
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/471 K.2024/209

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.