İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/716 K.2024/1014

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/716Karar2024/1014Tarih18 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.871 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası

Karar tarihi
18 Aralık 2024
Esas no
2021/716 Esas
Karar no
2024/1014
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
11/11/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.871 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03/08/2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... (Almanya Federal Cumhuriyeti) plakalı aracın ve ... sevk ve idaresindeki ... aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde müvekkili ...'nın kızı ... ve oğlu ... vefat ettiğini, geriye müvekkilinin mirasçı olarak kaldığını, kaza sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli soruşturma işlemleri başlatıldığını, dosyanın ....

Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiğini, kaza günü kolluk kuvvetlerince tutulan kaza tutanaklarında ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda sürücüler ... ve ... kusurlu bulunduğunu yolcu pozisyonunda bulunan ...'nun ve ...'nın kusuru olmadığının tespit edildiğini, müteveffa ... ve ...'nın vefatı ile mirasçı müvekkilinin mütevaffaların desteğinden mahrum kalacağını, olaya karışan ... plakalı aracın trafik poliçesi olan ...

Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, davalı sigorta şirketlerine 05/03/2021 tarihinde gerekli tüm belgelerle başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinden bir cevap verilmediğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, destekten yoksun kalan müvekkile her müteveffa için 500,00'er TL'den toplamda 1.000,00 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketlerinden tahsili ile müvekkile verilmesine, hükmedilecek tazminatlara sigortaya başvuru tarihi olan 05/03/2021 tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.

CEVAP

Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak olarak açıldığı belirtilmiş olmakla, davanın HMK 107. Maddesi uyarınca, dava tarihinde alacak talebine konu tutar davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenebilir nitelikte olduğundan, davanın belirsiz alacak olarak açılması yasanın ilgili hükmüne ve usule aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi.

"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.

Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü havi olup, söz konusu hüküm gereği, dava yoluna başvurudan önce davacı tarafça müvekkil şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru ispat edilmesi gerektiğini,

müteveffaların nüfus kaydının çıkartılarak, davacı dışında başkaca hak sahiplerinin de bulunması halinde destek payı ayrılması gerektiğini, davaya konu kaza sonucu yürütülen soruşturma sonucu açılan ceza davası bulunması halinde kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğuna ilişkin tazminatın hesaplanmasında, davacı tarafça gerçek gelirin ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça gelire ilişkin belge sunulmadığından,

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, tazminat hesaplaması yapılırken desteğin belgelendirilen vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınacağı, vergilendirilmiş gelir için herhangi bir belge sunulamaması durumunda ise hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapılacağının belirtildiğini, dosyaya sunulan Trafik Kaza Tutanağında, müteveffaların kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediğinin belirtildiğini, müteveffaların kaza sonucu vefat ettikleri göz önüne alındığında , kaza sırasında emniyet kemeri takmadıklarının sabit olduğunu,

bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.

CEVAP

Davalı TMTB vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Bahse konu dava, 03.08.2020 tarihinde ... plakalı aracın; ... plakalı çekicinin arkasındaki ... plakalı yarı römorka arkadan arkadan çarpması sonucu ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazaya iki aracın karıştığını, Kaza Tespit Tutanağı, Gölbaşı (...) Hazırlık Bürosu'nun ...

Soruşturma No'lu dosyası kapsamında, 13.08.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile yine aynı soruşturma dosyası kapsamında 03.10.2020 tarihli Bilirkişi raporlarında yer alan kusur ve kusur oranlarının tespitleri arasında çelişki ve farklılıklar bulunduğunu, davaya konu kazaya ilişkin .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...

E. Sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiğini, Ceza mahkemesinin, olayın varlığı ve bu olayın sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi nedensellik ilgisini tespit eden kesinleşmiş hükmü, hukuk mahkemesi yönünden de kesin hüküm demek olduğunu, araflar arasında hatır taşıması söz konusu olduğunu, yargılama sonucu hesaplanacak tazminat tutarından yerleşik yargıtay uygulamaları da göz önüne alınarak hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle,

ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerektiğini, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerektiğini, ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılacağını, YHGK kararında da belirtildiği üzere, bu tazminat ile kısaca destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunması amaçlandığını,

tazminata hükmedebilmek için destekten yoksun kalanın sürekli ve gerçek bir ihtiyacının bulunması gerektiğini, davaya konu trafik kazasında vefat nedeniyle yapılacak tazminat ödemeleri her bir hak sahibi düşünülerek ve payı ayrılarak yapılması gerektiğini, davacı yanın herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan mağduriyetleri ile ilgili bir tazminat alıp almadıklarının da tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.

BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03.08.2020 günü müvekkilinin damadı olan sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı araç ile Konya ili istikametinden ... ili istikametine seyir halindeyken sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... numaralı trafik sigorta poliçesi davalı ...

Sigorta şirketince tanzim edilmiş ... plakalı araca çarpması sonucu araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin çocuklarının ... ve ... ve müvekkilinin torunları, müteveffa ...’nun çocukları, Almanya ülkesi vatandaşları ...'nun olay yerinde vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında kazaya karışan her iki araç sürücüsüne de kusur atfedildiğinden yabancı ülke plakalı araç için Türkiye'de ... Sigorta A.Ş.

Sorumlu olduğundan davalı taraf olarak gösterildiğini, müvekkilinin evlatlarının ve torunlarının vefatı sonucu destekten yoksun kaldıklarını, dava konusu kaza hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ...Sor.

No ile tahkikat yapılarak sürücü ... plakalı araç sürücüsü ... hakkında iddianame düzenlenmiş olup ....Ağır Ceza Mahkemesi ...-E sayılı dosyası yargılama devam ettiğini, dava konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç ... numaralı trafik sigorta poliçesi davalı ... sigorta şirketince tanzim edildiğini, davalı ...

Sigorta şirketinden 05.11.2020 tarihinde başvuru dilekçesi ve ek evraklarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.91 uyarınca müvekkilinin uğramış oldukları zararların karşılanması talep edilmiş ve taraflarınca bu yönde hasar ihbarında bulunulduğunu, bu talep neticesinde, davalı sigorta şirketi tarafından bir hasar dosyası oluşturulduğunu, kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabulucu başvurusu yapılarak görüşmeye başlandığını, arabulucu görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, yine diğer davalı ...

Sigorta Şirketine 05.11.2020 tarihinde başvuru dilekçesi ve ek evraklar ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.91 uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu zararların karşılanması talep edildiğini, kendilerince bu yönde hasar ihbarında bulunulduğunu, kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabulucu başvurusu yapılarak görüşmeye başlanmış ve arabulucu görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, davalı şirkete ödeme yapması hususunda ihtar çekildiğini, ihtarın davalı şirkete tebliğ edildiğini,

davalı şirkete dava konusu olay ile ilgili tüm evraklar eksiksiz bir şekilde gönderilmesine rağmen kendilerince şimdiye kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ödeme ihtarlarının tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz talep ettiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, alacak ve başkaca yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulü ile, müteveffaların ölüm olayı gerçekleşmeseydi muhtemel yaşama süresi, çalışma süresi ve kazanç miktarı ile Müvekkillerinin destek alacağı sürelerin Bilirkişi tarafından tespitiyle Davalıdan talep edilebilecek alacağın tam miktarının belirlenmesine.

HMK 107/1 gereğince, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL (Bin-Türk-Lirası) tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Vefat edenlerin babası ...tarafından da vefat edenlerin desteğinden yoksun kaldığından bahisle açılmış ve derdest tazminat davası bulunmadığını, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

E. Sayılı dosyasında derdest olan davanın davalıları ve konusunun aynı olduğunu, bu dava mahkememizde görülmekte olan davadan daha önce açıldığını, dava tarihinin 11.11.2021 olduğunu, HMK md. 166/2 uyarınca davaların ilk açılan dosyada birleştirilmesini talep etmiştir.

Alacak belirsiz değilse davanın usulden reddi; belirsizse temerrüt tarihinin gerçek zararın kendileri tarafından talep tarihi olacak olan davacıların bedel arttırım dilekçesinin tebliğ tarihi olabileceğini, aleyhe kabul anlamına gelmemekle bir an için davanın belirsiz alacak olarak açılabileceği ve faize hükmedilmesi gerektiği kanaatinde dahi müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilebilmesi için temerrütün gerçekleşmesi gerekmekle iddia edilen sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilemeyeceğini, çünkü;

alacağın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği kanaatinde faiz başlangıç tarihi dava tarihi değil zararın kendileri tarafından öğrenileceği / talep edileceği tarih olan aktüer bilirkişi raporu akabinde sunulacak olan bedel arttırım veya ıslah dilekçesi tebliğ tarihi olacağını, alacak, belirsiz değilse davanın usulden reddi, belirsizse temerrüt tarihinin gerçek zararının kendilerinden talep tarihi olacak olan davacıların bedel arttırım dilekçesinin tebliğ tarihi olabileceğini, Davanın hangi vefat edenler yönünden ne kadar tazminat talep edilediğinin açıklattırılmasına,

vefat eden melissa ve melina yönünden açıklama yapılması akabinden bu vefat edenler yönünden dosyanın tefrikine, bu vefat edenler yönünden arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından davanın usulden reddine, destek sıfatı ispatlanmadığından öncelikle husumet yokluğundan usulden reddine aksi kanaat halinde dahi yoksun kalınan destek tutarı bulunmadığından esastan reddine, tüm vefat edenler hakkında açılan davanın usulden reddine, usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde davanın esastan reddine, aksi kanaati kabul etmemekle, tazminat hesabı halinde dahi müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasına,

yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı TMTB vekilinin cevap dilekçesinde özetle. 28.06.2008 gün ve 26920 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmelik hükümlerine göre çalışma usul ve esasları düzenlenmiş olan müvekkili Büro, yabancı ülke ...

Büroları (Emsal Bürolar) ile yaptığı Internal ...Anlaşma çerçevesinde yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştıkları kazalarda şayet geçerli bir ...sigortaları mevcutsa ...Sigortacıları adına kusur esasına göre sebebiyet verilen üçüncü şahıs hasarlarını tedvir ettiğini, müvekkili Büro, yabancı plakalı araçların ülkemizde sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde bu araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli Yeşil Kart Sigortaları olması halinde bu sigorta şirketi adına hareket etmekte olduğunu, bu durumda, Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği,

yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketine izafeten Mali Sorumluluk Sigortası limit ve şartları çerçevesinde, limit üstü ve trafik sigortası şartları dışındaki talepler için ise ancak yabancı sigorta şirketinin ihtiyaren teminat vermesi halinde müvekkili Büro’nun sorumluluğu doğduğunu, İstanbul ...

Asliye Ticaret Mahkemesi...E. sayılı dosyası ile 11.11.2021 tarihinde davacı ...Tarafından kızı ... ve oğlu ...'nın vefat etmesine binaen destekten yoksun kalma tazminat talepli dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, aralarında bağlantı bulunan iki davanın HMK 166/2. maddesi uyarınca ilk açılan dosyada birleştirilmesi gerekmektiğini, yukarıda bilgileri yazılı mahkemeniz nezdindeki dava, 03.08.2020 tarihinde ... plakalı aracın; ... plakalı çekicinin arkasındaki ... plakalı yarı römorka arkadan arkadan çarpması sonucu ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana gelmiştir.

Davacı ...'ın kızı ... ve oğlu ...'nın vefat etmesine binaen destekten yoksun kalma tazminat talebini içerdiğini, mahkememizde görülmekte olan her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğunu, bu davaların ikisinde de taraflar aynı olup, davaların birisinde verilecek karar diğerini de etkileyeceğini, bu nedenlerden dolayı HMK 166/2. maddesi uyarınca davaların ilk açılan dosyada birleştirilmesi talebinde bulunmak zorunlu hale geldiğini, dava dilekçesi içeriği ile sonuç ve istem kısmındaki farklılığın giderilebilmesi için HMK 119/2. maddesi uyarınca davacıya taleplerinin açıklattırılması gerektiğini,

kazaya karışan araç sürücülerinin ve müteveffaların kazanın meydana gelmesindeki kusur ve kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı talebine konu tazminatın hesaplanması için sürekli ve gerçek bir ihtiyacının bulunmasının gerektiği, kaza tarihi dikkate alındığında aktüeryal hesaplamanın genel şartlarda yapılan değişiklik esasları dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davacıların taleplerinin yerindeliğinin tespiti açısından herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan mağduriyetleri ile ilgili bir tazminat alıp almadıklarının da tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle,

davacı taleplerinin reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat sebebiyle baba tarafından açılan açılan, birleşen dava ise anne tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.

Mahkememizce delillerin toplanabilmesi adına davacı taraflara müteaddit defalar eksikliklerin ikmali ve delil avansı yatırılması hususunda ihtaratlı kesin süre verilmiş ise de, davacı taraflarca eksikliklerin (istinabe işlemleri için masraf, tercüme vb.) giderilmediği, davanın 11/11/2021 tarihinde açılmış olmasına rağmen yargılamada davacı taraflarca kesin süre gereklerinin yerine getirilmemesi sebebiyle başka yerden getirtilecek delillerin toplanamadığı ve dolayısı ile esas hakkındaki incelemeye geçilemediği anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda, mahkememizce istinabe işlemleri için davacı vekillerine defaatle ihtaratlı kesin süre verilmiş olmasına rağmen her iki tarafça da istinabe işlemlerine ilişkin ara karar gereklerinin yerine getirilmediği,

birleşen dosya davacı vekili tarafından söz konusu kesin sürelerin bitiminden sonra adli yardım talebinde bulunulmuş ise de yargılama aşamasında 2023 yılı şubat ayında meydana gelen deprem felaketi de gözetilerek mahkememizce oldukça uzun sürelerin tayin edilmiş olduğu ve defaatle yeniden süre verilmiş olması sebebiyle ayrı ayrı zamanlarda verilen tüm kesin sürelerin geçmesinin ardından yapılan adli yardım başvurusunun mahkememizce yeniden süre tayin edilmesi yönünden etkisi bulunmadığı anlaşılmakla ihtarat gereğince istinabe işleminden vazgeçilmiş sayılmasına ve dosyanın mevcut durumuna göre meydana gelen trafik kazasında tarafların kusuru

durum ve oranları ile asıl ve birleşen dosya davacısının destek zararlarının tespiti ile davalıların sorumluluklarını belirlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine, bilirkişi ücretinin asıl ve birleşen davacılar vekilleri tarafından yatırılması hususunda ihtaratlı kesin süre verildiği, ara kararın davacılar vekillerine 16/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu,

ancak ihtaratlı kesin süreye rağmen davacılar vekilleri tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu celse arasında 19/11/2024 tarihli dilekçeyle asıl dosya davacı vekili tarafından adli yardım talebinde bulunulmuş olduğu ancak talep tarihi itibariyle Mahkememizce verilen kesin sürenin zaten dolmuş olduğu ve neticeye etki etmeyecek olmakla birlikte davacı tarafça talebe dayanak yaklaşık ispata elverişli herhangi bir belge sunulmamış olması sebebiyle adli yardım talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.

Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır.

Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır.

Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında; davacı tarafça plakası belirsiz bir aracın kendisine çarptığı, çarpma nedeniyle yaralanmalı

trafik kazasının meydana geldiği ve kaza sebebiyle malul kaldığı, davalı Güvence Hesabının aracın olay yerinden kaçmış olması ve plakasının tespit edilememesi sebebiyle sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiş ise de, gerek işbu dosya gerekse soruşturma dosyası kapsamında, trafik kazası meydana geldiğine ilişkin kamera görüntü kaydı, görgü tanığı ifadesi vb. hiçbir delil bulunmadığı, dolayısı ile iddia edildiği gibi bir trafik kazasının meydana gelip gelmediği, gelmiş ise (trafik kazasının nasıl gerçekleştiğinin dolayısı ile trafik kazasında tarafların kusur durum ve oranlarının tespit edilerek) plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunduğunun öncelikli olarak davacı tarafça ispatı gerekir.

Yukarıda ayıntılarına değinildiği üzere haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluştuğunun davacı taraflarca ispatlanması gerekmekte olup, bilirkişi incelemesi yapılması yönünden ücret takdir edildiği ve ücretin davacı taraflarca yatırılması hususunda ihtaratlı kesin süre verildiği ancak davacılar tarafından ücretin yatırılmamış olduğu dolayısı ile ihtarat gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu hali ile ispat yükü kendisinde olan davacı taraflarca ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,

-ASIL DAVA YÖNÜNDEN

-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 59,30-TL'den düşümü ile bakiye 368,30-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına

-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehlerine Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine

-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN,

-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 80,70-TL'den düşümü ile bakiye 346,90-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına

-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehlerine Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine

-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024

Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/716, K. 2024/1014, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Cevap
  7. Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Hükü M
  13. -asıl Dava Yönünden

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/716
Karar No
2024/1014
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/721 K.2024/901
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/721 K.2024/828
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/726 K.2024/1061
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/726 K.2024/866
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/732 K.2024/791
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/740 K.2024/913

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.