KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/727 Esas
- Karar no
- 2024/120
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2022
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Borçlulardan ... İnş. Petrol Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Şubesi'ne ait 05/05/2018 keşide tarihli, 75.000,00-TL bedelli çekin, müvekkilinin lehdar gösterilerek düzenlendiğini, çekin arkasında müvekkili şirkete ait bilgilerin yer aldığını kaşe ve üzerinde kime ait olduğu anlaşılamayan bir imza bulunduğunu, çekin icra takibinde yer alan diğer borçlu ... Gıda Üretim Dış Tic. Ltd.
Şti adına cirolanmış ve 07/05/2018 tarihinde ... Bankası A.Ş ... ... Şubesine ibraz edildiğini, bunun üzerine ... Bankası tarafından "İşbu çek 07/05/2018 tarihinde ibraz edlmiştir, Hesap bakiyesi #0# TL'dir. #73.400# TL kısmının karşılıksızdır, Ancak, takas sistemi kapsamında ödeme yapılamamıştır. ... ... adına vekaleten ... Bankası A.Ş ... ...
Şubesi - ..." şeklinde çekin arkasının yazıldığını, sonrasında ise, ... ... ... şubesince "İşbu çek, 08/05/2018 tarihinde ... tarafından ... Bankası A.Ş ... ... / İstanbul ŞB'ni temsilen ibraz edilmiştir. Hesap bakiyesi 0'dır. Hamil çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmasını talep etmiş olup, banka yasal yükümlülük tutarı 1.600-TL hamilin talebi üzerine ödenmiştir.
İşbu çek 73.400-TL için karşılığı yoktur." şeklinde çekin arkasının yazıldığını, müvekkilinin söz konusu çek ile ilgili herhangi bir bilgisi ve ilgisi bulunmadığını, çek üzerinde yer alan kaşenin şirkete ait olmadığını ve imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çek ile ilgili ....
İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini belirterek açılan takibin müvekkili yönünden teminatlı veya teminatsız olarak durdurulmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil banka ile dava dışı ... GIDA ÜRETİM DIŞ TİC. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Arasında 22/003/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup, dava dışı şirket tarafından işbu kredi sözleşmesinin borcuna mahsup edilmek üzere müvekkil bankaya davaya konu çekin de aralarında bulunduğu kıymetli evraklar teslim edilmiştir.
Dava dışı şirketin taraflar arasında imzalanılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödememesi nedeniyle tahsilinde borca mahsup edilmek üzere müvekkil bankaya teslim edilen kıymetli evraklar üzerinden takibe geçilmiş olup, davaya konu çek de .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası kapsamında takibe koyulmuştur.
Söz konusu çek için ihtiyatı haciz kararı alınarak 25/07/2018 tarihinde takibe geçilmiş olup, ilgili icra dosyası tüm borçlular için 20/12/2018 tarihinde kesinleşmiştir.
İlgili dosyada borçluların malvarlığı hakkında söz konusu tarihten beri borcun tahsili amacıyla işlem yapılmakta olup, davacı şirketin takibin açılmasından 4 yıl sonra huzurdaki davayı ikame etmiş olması, davacı şirketin iddiasında haksız olduğunun ve davanın müvekkil bankanın alacağına ulaşmasını engelleme amacı taşıdığını tek başına ispatlar niteliktedir.
Kaldı ki davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı/borçlu itiraz ve iddialarının müvekkil banka tarafından bilinemeyeceği ve bu nedenle de müvekkil bankanın kötü niyetinden söz edilemeyeceği açıktır. Aksine yukarıda belirttiğimiz gibi tarafımızca davacı/borçlu tarafın işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğu düşünülmektedir.
Emsal nitelikteki pek çok Yargıtay kararından da görüleceği üzere müvekkil bankanın dava konusu çeki tahsilinde alacağına mahsuben alması ve çekin keşidesi aşamasında işleme dahil olmaması nedeniyle hakkında İcra Tazminatı ya da cezaya hükmedilemez.
Kaldı ki müvekkil bankanın geçmişi uzun yıllara dayanan bir kamu bankası olduğu düşünüldüğünde bankanın davacı yan aleyhine kasıtlı olarak işlem yapamayacağını davanın reddini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dosyanın Menfi Tespit dava dosyası olduğu görüldü.
Taraflar arasındaki ihtilaf; takibe konu evraklardaki imzaların davacıya ait olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Davalı tarafından .... İcra İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında takibe konulan 05/05/2018 keşide tarihli 75.000,00 TL miktarlı çek hakkında davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığı iddiası ile işbu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
.... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosya aslı celp edilmiştir.
Taraflarca sunulan deliller ve Mahkememizce celp edilen deliler hep birlikte değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça imza inkarında bulunulması sebebiyle, davacının imzasının bulunduğu evrak asıllarının ilgili kurumlardan celbedildiği, davacının mahkememiz huzurunda imza örneklerinin alındığı ve dava konusu çek asıllarının dosyamız arasına alınarak dava konusu çek davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesine karar verilmiştir.
Grafoloji konusunda uzman bilirkişi raporunda " davacı ...'in referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla uyum unsurları saptanmadığından inceleme konusu, ... Çarşı/... Şubesine ait, keşidecisi “... İnşaat Petrol Turizm San. ve Tic.” olan, “... 05/05/2018” keşide yer ve tarihli, “...” numara ve “75.000/ Yetmişbeşbin TL” meblağlı, “... San. Tic.Ltd.Şti.” emrine yazılı çek aslının arka yüzünde “... SAN. ve DIŞ TİC.LTD.ŞTİ...” içerikli kaşe izi üzerinde atılı bulunan 1.ciranta imzasının, davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde raporunu sunmuştur.
Bu kapsamda somut olayımıza bakıldığında; dava konusu olup, icra takibine dayanak yapılan 1 adet çekte davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olmakla, imza inkarının mutlak def'ilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülebilir niteliği de gözetilerek davanın kabulü ile; davacının dava konusu 1 adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davalının açıkça kötü niyetli olarak olduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/727, K. 2024/120, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama