KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/218 Esas
- Karar no
- 2024/400
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/03/2023
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil firma, yurt içi ve yurt dışı beton çivileri, gazlı tabancalar için çivi ve perçinler üretmektedir. Davalı bu malı alıp yine kendi ticaretini yapmaktadır. Müvekkil firma davalıya farklı tarihlerde mal vermiş ve davalı da bu bedelleri de ödemiştir. Fakat davalı 28.01.2021 tarihinde ... kargoyla gönderilen ... (... Makina) göndericili ... alıcılı 3,400 (üç bin dört yüz ) TL'lik malzemenin ücretini ödememiştir.
Whatsapp mesajlarından da anlaşılacağı üzere müvekkil firmayı bugün göndereceğim yarın göndereceğim şeklinde oyalamıştır. İlgili mesajlarda davalının borcunu kabul etmiş olduğu sübuta ermektedir. Davalı özür dahi dilemiş fakat müvekkil firmaya 2021 tarihindeki borcunu ödemeyerek mağdur ettiğini, müvekkil firma davalıya 31.03.2022 tarihinde .... İcra Dairesi 2022/... Esas saylı faizleriyle birlikte 7.654,00 TL değerinde ilamsız icra takibi başlatmış bulunmaktayız.
Başlatılan takibe istinaden çıkarılan ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş yasal süre içinde davalı-borçlu .... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı icra dosyasıyla başlatılan icra takibine istinaden borcun tamamına ve tüm ferilerine haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olacak şekilde itiraz ettiğini, itirazın iptalini takibin devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Dava, taraflar arasındaki mal alış verişi neticesinde oluşan bakiyenin davalı yanca ödenmediği iddiası ile başlatılan takibe yapılan itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davasıdır. Yazılan müzekkereler neticesinde davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2015/1506 esas 2015/5494 karar sayılı ilamına göre; "davanın ticarî niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir."
Somut olayda; uyuşmazlık taraflar arasındaki alış-verişe ilişkin bakiye alacağın olup olmadığı, başlatılan takibin haklı olup olmadığı, haklı ise yapılan itirazın yerinde olup olmadığına yönelik itirazın iptali davasıdır . Davalı tacir olmayıp, dava konusuna esas teşkil eden alış verişin ticaret amaçlı olmadığı, O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Netice olarak açıklanan tüm gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
16/05/2024 Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/218, K. 2024/400, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama