İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/353 K.2025/476

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/353Karar2025/476Tarih24 Haziran 2025Okuma13 dk · 2.505 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Haziran 2025
Esas no
2024/353 Esas
Karar no
2025/476
Dava
Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
12/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.505 kelime·13 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen 20/04/2024 tarihli ... seri nolu ...

Bankası A.Ş 600.000,00 TL bedelli çek müvekkili ...'in imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, takibe konu çek üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı, müvekkilinin imzasının taklit edildiği anlaşıldığını, imza incelemesi neticesinde takibe konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin imzasının yer almadığı, sahte imza ile düzenlenen çekten dolayı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, söz konusu çekin müvekkiline ciro edildikten sonra müvekkili, daha sonrasında söz konusu çeki ...

Yapı İnşaat sahibine cirosunu sildikten sonra iade ettiğini, söz konusu çek üzerindeki ay ve yıl kısmı da değiştirildikten sonra müvekkili adına sahte imza atılarak davalı ile diğer borçlular iş birliği yaparak müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, çekin arka kısmına bakıldığında da müvekkilinin cirosunun silindiği sonrasında tekrar yazıldığını, sahte imza sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, davalıların imzanın müvekkiline ait olmadığını bildikleri ve bilebilecek konumda olduklarının açık olduğunu, davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini,

taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurduklarını anlaşma sağlanamadığını, ekte sundukları vekaletname örneği ile senetteki imza karşılaştırıldığında çıplak gözle bakıldığında dahi imzanın müvekkiline ait olmadığının açık olduğunu, İİK madde 72 hükmü gereğince ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, müvekkilinin mağdur olmaması ve geri dönülmez zararlara uğramaması için açıkça kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi taleplerinin olduğunu,

ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için takibe konu çek sureti ve vekaletname üzerindeki imzalar da değerlendirilerek kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, müvekkilinin ....İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, takibe konu mücerret kıymetli evrak, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmadığını, ....

İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra dosyasına konu takip dayanağı belge olan çekte müvekkile çeki cirolayan... olduğunu, ciro silsilesinde ...'ın cirosundan önceki kişi ise çekin lehtarı olan davacı ... olduğunu, alacaklı müvekkili davacı yan ile çekte ismi geçen diğer borçlular arasındaki ilişkiyi bilebilecek durumda olmadığı gibi aleyhe hususları kabul etmemek kaydıyla bu durumu da bilmesi hayatın olağan akışı gereği müvekkilinden beklenilemez bir durum olduğunu, kambiyo senetleri sebepten mücerret olma ilkesi gereğince kıymetli evrak doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu,

bu bağlamda hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek ve davacı tarafın iddialarını kabul etmemek kaydıyla kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etki etmeyeceği açık olduğunu, çekte iyi niyetli hamil konumunda bulunan müvekkilinin alacağının tahsil etmesi gerektiğinin açık olduğunu, davacı tarafından davaya konu çekteki imzaya itiraz edilmiş olduğunu,

müvekkilinin somut olayda iyi niyetli hamil konumunda bulunduğu için kabul etmemek kaydıyla mezkur çekteki imza davacıya ait olmadığı tespit edilse dahi davacı tarafın iddiası müvekkili tarafından hukuken bir geçerlilik arz etmediğini, davacı tarafın davaya konu çekteki imzaya itiraz etmesinin sebebi davacı taraf ve diğer borçluların birlikte hareket ederek müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engelleyip müvekkili zarara uğratmaya çalışmak olduğunu, ... ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ... çek numaralı 20/04/2024 keşide tarihli 600.000,00 TL bedelli çek ... lehtar gösterilerek keşide edildiğini,

mezkur çekin arka sayfasında ise ... tarafından işbu çek üçüncü şahıs...'a ciro edildiğini, mezkur çek... tarafından müvekkili ... ...'ya ciro edildiğini, müvekkili ... ... çekin ödeme tarihi olan 20/04/2024 tarihinde ... ... Bankası Anonim Şirketi ... ...

Şubesine ibraz ettiğinde banka yetkilileri tarafından ''İşbu çek üzerinde imza ile keşidecinin bankamız nezdinde bulunan imzası uyuşmadığından bir işlem yapılamadı.'' şeklinde şerh düşüldüğünü, müvekkili alacağını işbu çeki bankaya ibraz ederek alacağını tahsil edemediğini, müvekkili tarafından davaya konu çekte ciranta olan..., ...'e ve çeki tanzim eden ... Yapı İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ....

İcra Dairesi ... esas numaralı dosyasıyla icra takibi işlemlerine başlanıldığını, davaya konu çeke ilişkin .... Dairesinin 2024/...

Esas sayılı dosyasındaki borçlular aleyhine yapılan takip borçlular tarafından kesinleştiğini, davacı tarafından icra takibi işlemleri sürecinde takip dayanağı çeke ilişkin imzaya ve borca ilişkin itirazda bulunmadığını, icra dosyası kesinleştikten sonra borçlu-davacı ... tarafından müvekkili aleyhine işbu dosya kapsamında söz konusu çekin davacı ... tarafından ciro edildikten sonra cirosunu silip ... ...'ne iade ettiğini, söz konusu çekte ay ve yıl kısmının değiştirilip davacı ... adına sahte imza atılmak suretiyle icra takibi başlatıldığı iddia edildiğini, davaya konu çek... tarafından müvekkile ciro edilerek verildiğini,

... ve müvekkili arasındaki ticari ilişkiyi de açıklama gereği hasıl olduğunu, müvekkili ... ... otomotiv işiyle uğraştığını, müvekkili ... plaka sayılı ... Marka 2013 model ... şasi numaralı aracı...'a 660.000,00 TL bedel karşılığında 14/02/2024 tarihinde sattığını, müvekkili tarafından mezkur araç satışına ilişkin 14/02/2024 tarihli ... fatura numaralı e-fatura da tanzim edildiğini, ... tarafından ise mezkur aracın bedeline karşılık olarak müvekkiline davaya ve ....

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibine konu olan ... Yapı İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ... çek numaralı 20/04/2024 keşide tarihli 600.000,00 TL bedelli çeki ciro edilerek verildiğini, müvekkili tarafından ... plaka sayılı ...

Marka 2013 Model yıllı araç...'a devredildiği gün olan 14/02/2024 tarihinde aynı gün içerisinde yani 14/02/2024 tarihinde... tarafından da ...'e vekaleten ... isimli kişiye devredildiğini, ... plaka sayılı aracın bedeline karşılık... tarafından müvekkile ciro edilen çekin arka kısmında...'tan önceki ciranta olarak çekin arka yüzünde davacı ...'in cirosu bulunduğunu, müvekkilinin...'a devretmiş olduğu mezkur aracın aynı gün içerisinde ...'e vekaleten çeki keşide eden şirket yetkilisi ...'nun babası ...'una devri ve tescili yapıldığını,

müvekkile mezkur aracın karşılığı olarak... tarafından verilen işbu davaya konu çekin ödeme günü olan 20/04/2024 tarihinde müvekkili alacağını tahsil etmek amacıyla ilgili bankaya ibraz ettiğinde banka tarafından "çek üzerinde imza ile keşidecinin bankamız nezdinde bulunan imzası uyuşmadığından dolayı" ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından icra takibi işlemlerine başlanıldığında ise ... tarafından takip kesinleştikten sonra imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla müvekkili aleyhine işbu dosya kapsamında menfi tespit davası ikame edildiğini,

davacının ve diğer borçluların kötü niyetli eylemler sergilemesi neticesinde davacının ve çekteki diğer borçluların eylemlerinin müvekkilinin alacağını engellemek ve kendilerini sebepsiz zenginleştirme amacı doğrultusunda olduğunu düşündüklerini,

müvekkile... tarafından mezkur araç bedelinin karşılığı olarak ciro edilen çekte cirantalardan olan ... imzasının kendisine ait olmadığı iddiası ve yine çekte keşidecinin imzasının banka nezdindeki imzasıyla örtüşmemesi gibi sebepler dikkate alındığında davaya konu çekin müvekkili hileli eylemler neticesinde zarara uğratmak ve bunun neticesinde borçluların sebepsiz zenginleşmek amaçlı eylemlerde bulunduğu aşikar olduğunu, müvekkili ... ..., ...'tan davaya konu çeki kendisine ciro edilirken çekte bulunan imzaların ''ticaret hayatının olağan akışına duyduğu güven ilkesi'' ilkesi gereği ticaret hayatına duyduğu güven neticesinde aldığını,

müvekkilinin iş bu davaya konu olan çekteki cirantaların imzalarının kime ait olduğunu ticaret hayatına güven ilkesi gereği tespit etme gibi bir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığını, davaya konu çek... tarafından müvekkile ciro edilirken ...'in imzasına ilişkin...'a güvenmişse de davacı ve diğer borçlular birlikte eylem ve hileli hareketler içerisinde bulunmaya çalışmakta olduğunu, davaya konu çekte ismi bulunan kişilerin birlikte fikir ve eylem içerisinde hareket ettikleri, müvekkili zarara uğratma eylemlerinde bulundukları açık bir şekilde ortada olduğunu,

davacı tarafın ve diğer borçluların hileli eylemleri neticesinde işbu dosya kapsamında imza incelemesi neticesinde kabul etmemek kaydıyla imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilirse davacı taraf haksız kazanç sağlamış olacağını, davacı ve çekteki diğer borçlular iş birliği içerisinde hareket ettiklerini, dosya kapsamında imza incelemeleri neticesinde kabul etmemek kaydıyla davaya konu çekin arka kısmındaki imzanın ...'e ait olmadığı tespit edildiği taktirde müvekkilinin tahsil kabiliyeti kalmayacağını,

icra dosyası kapsamında taraflarınca yapılan icra işlemlerinde... ve keşideci şirketin müvekkilinin alacağını tahsil etmeye yetecek bir aktifi bulunmadığını, davacı tarafın imzasının kendisine ait olmadığını kabul etmemek kaydıyla aksi düşünüldüğünde davacının hileli eylemleri neticesinde imzanın kendisine ait olmadığı tespit edilirse davacı taraf hileli eylemleriyle sorumluluğunu ortadan kaldırarak müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engelleyeceğini, ...'ın müvekkilden ... plaka sayılı aracı davaya konu çeki müvekkile ciro ederek devralması ve mezkur aracı devraldıktan hemen sonra aynı gün içerisinde mezkur aracı davacı ...'e devretmesi,

...'in çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında bulunması, ...'e vekaleten aracı alan şahsın çeki keşide eden şirket yetkilisi ...'nun babası olması gibi hususlar davacı tarafın ve diğer borçluların arasındaki müvekkili zarara uğratmak amaçlı hileli eylemlerinin bulunduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu, davacının ve diğer borçluların eylemleri bir bütün olarak ele alındığında davacının ve diğer borçluların müvekkili aldatma kastıyla fikir ve eylem içerisinde hareket ettikleri aşikar olduğunu, dosya kapsamında borçluların eylemleri sebebiyle şikayet haklarını saklı tuttuklarını,

davacının ve diğer borçluların müvekkili zarara uğratmak amaçlı işbirliği yaptıklarının sabit olduğunu, davacı tarafından mezkur çeki iade ettiğine ilişkin bir iddia ortaya koyulsa da dosya kapsamında davacı tarafın mezkur çeki şirkete iade ettiğine ve kime iade ettiğine ilişkin somut bilgi ve delil bulunmadığını, davacı taraf ve diğer borçlular arasında müvekkili hileli eylemlerle aldatmak amacıyla işbirliği bulunduğunu, keşideci şirketin yetkilisi ve babasının davacı adına işlem yapabilmeleri için vekaletleri bulunduğunu,

davacının güvenmediği bir üçüncü kişiye kendi nam ve adına işlem yapabilmesi için yetkili kılması beklenilemez bir durum olduğunu, davacı taraf mezkur çekteki cirosunu silerek keşideci şirkete iade ettiğini iddia etmiş olsa da bu hususuna ilişkin herhangi bir somut delilin bulunmadığı gibi davacı tarafın diğer borçlularla iş birliği bulunduğunu, keşideci şirket ve... arasında müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla iş birliğinin olduğu dosya kapsamında sabit olduğunu, davacı ve diğer borçlular arasında güven ilişkisine dayanan vekaletname ilişkisi dahi bulunmaktayken davacının mezkur çeki keşideci şirkete iade ettiğini,

çekte sahtecilik yapıldığına ilişkin iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın da mezkur çekteki sahteciliğe ilişkin diğer borçlularla işbirliğinin olduğu davacı tarafından ikrar edildiğini, kabul etmemek kaydıyla dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ciro silsilesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde müvekkili iyi niyetli hamil konumunda bulunduğu için davacı tarafın iddialarının ve taleplerinin müvekkili açısından herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmadığını, müvekkiline davaya konu çeki cirolayan kişi... olduğunu,

davacı tarafın dava dilekçesindeki mezkur iddialarda ve talepte bulunması davacı tarafın kötü niyetini açık bir şekilde gösterdiğini, müvekkili ... plaka sayılı aracının satışı karşılığında... tarafından davaya konu çek cirolanarak müvekkile verildiği için müvekkilin mezkur çekte...'tan önce cirosu bulunan ...'in imzasının davacıya ait olup olmadığının tespit etme gibi bir şansı bulunmadığını, mezkur çekteki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilse dahi TTK ilgili hükümleri uyarınca müvekkilinin kötü niyeti bulunmadığı için davacının çekten dolayı sorumluluğu devam edeceği sabit olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil konumunda olduğunu,

davacı tarafın ve mezkur çekteki diğer borçluların müvekkili aldatmak amacıyla fikir ve iş birliğinde bulundukları da sabit olduğunu, .... Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyasında takibin kesinleşmesinden sonra davacı taraf işbu davayı ikame ederek mezkur çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemeye çalışmaktan öte olmadığını, davacı tarafın iddialarının muhatabı müvekkili olmadığını, davacı taraf dilekçesinde müvekkilinin imzanın davacıya ait olmadığını bildiğini, bilebilecek konumda olduğunu iddia edip müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ettiğini, davaya konu çekten de açık bir şekilde anlaşılacağı üzere çeki müvekkile cirolayan kişi davacı olmadığını,

ticari hayatın akışı ve ticaret hayatına güven ilkesi gereği de müvekkilinin çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin tespitte bulunma gibi yükümlülüğü ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf ve diğer borçluların iş birliği içerisinde müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemeye çalıştıkları gibi ayrıca davacının müvekkilden kötü niyet tazminatı talebinde bulunması davacı tarafın sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını açık bir şekilde ortaya koyduğunu, dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde kabul etmemek kaydıyla imzanın davacıya ait olup olmadığı tespiti sonucunda şikayet haklarını saklı tuttuklarını,

davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun dava dilekçesindeki iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle müvekkilinin iyi niyetli hamil olması sebebiyle TTK ilgili hükümleri gereğince usulden reddini, mahkemenin aksi kanaat olması halinde esastan reddini, davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermemiş olması nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti, tazminat ve para cezası hükmedilmemesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, .... İcra dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve bu sebeple davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.

Mahkememizdeki dava 12/06/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.

Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.

.... İcra dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 600.000,00 TL asıl alacak, 850,68 TL asıl alacak takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 600.850,68 TL, 60.000,00 TL çek tazminatı, 1.800,00 TL çek komisyonu olmak üzere toplam 61.800,00 TL alacak için takip başlatılmış, ödeme emri tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

Davacı tarafından çekteki imzaya itiraz edilmesi üzerine davacının ıslak imzalı belge asılları toplanmış, mahkemece imza örnekleri alınmış ve çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor alınmak üzere dosya ATK'ya gönderilmiştir.

Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafınca düzenlenen Adli Tıp Raporunda: "İnceleme konusu çek arka yüzde ... adına atılı ciro imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu çekteki imzanın davacı eli ürünü olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiği imzaya itirazın mutlak itirazlardan olduğu herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmış olup davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına takibe konu 20/04/2024 keşide tarihli, ... çek nolu, 600.000TL bedelli, ... Bankası İstanbul ... Metro Şubesine ait çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına takibe konu 20/04/2024 keşide tarihli, ... çek nolu, 600.000TL bedelli, ... Bankası İstanbul ... ... Şubesine ait çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3-Alınması gerekli 40.986,00 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.246,50 TL harcın mahsubu ile 30.739,50 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 10.246,50 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 10.734,90 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 532,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.900,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.432,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 94.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

9-Karar kesinleştiğinde ... nolu makbuz numarası ile mahkememiz kasasına saklanılan evrak asıllarının ilgili birimlere iadesine,

10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/06/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/353, K. 2025/476, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/353
Karar No
2025/476
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2024/353 K.2025/1268
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/353 K.2025/741
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/354 K.2025/532
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/354 K.2025/403
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/354 K.2025/665
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/354 K.2025/468

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.