KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/536 Esas
- Karar no
- 2026/163
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 13/09/2024
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirkete ... no'lu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...
A.Ş.'ye ait Temperli ... emteası, Türkiye'den Romanya'ya yapılan nakliyesi esnasında hasarlandığı tespit edildiği, söz konusu emteanın davalı şirketin sorumluluğunda iken hasara uğradığı dosyaya sunulan Konişmento, Gümrük Beyannamesi, Claım Applıcatıon, İhtarname, Yazışmalar, Yük Listesi, Mal Faturası, Fotoğraflar ve diğer belgeler ile sabit olduğu, meydana gelen hasar dolayısı ile müvekkil şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması ile sigortalı şirketin 315,99.-EUR tutarında hasar ve zarara uğradığı tespit edildiği, müvekkil şirket bu nedenle sigortalısına 21.07.2023 tarihinde 315,99.-EUR hasar tazminatı ödediği,
dava konusu hasar, sigortalı emtia davalı şirketin sorumluluğunda ve muhafazasında yapılan taşıma esnasında meydana geldiğinden; emtiada meydana gelen hasardan hukuken sorumlu olduğu, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması üzerine; hasar tazminatını ödeyen müvekkil şirket, sigortalısının hukukuna halef olduğundan bu halefiyete dayanılarak davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı şirket, müvekkil şirket tarafından yapılan icra takibine haksız ve mesnetsiz itiraz ettiği, bu nedenle; müvekkil şirket tarafından sözkonusu takip durduğu, yukarıda izah edilen nedenlerle davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin aynen devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.Bu nedenle kabul etmiyor ve itiraz ettiği, taşıma CMR Konvansiyonu gereğince yapılmış olup bu davanın bir yıl içinde açılması gerekirdi.
CMR Konvansiyonu 32.md maddeye göre zamanaşımı süresi 1 yıl olduğu, ancak dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davacı dilekçesinde ''müvekkil şirkete ... nolu Nakliyat emtia Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...
A.Ş ye ait ... emtiası'' dendiği, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emteanın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamadığı, müvekkil firma forwarder şirket olduğu, müvekkil şirket ... ... A.Ş.nin taşıma işlerini organize ederek sürekli şekilde mal nakliyelerini yaptığı, müvekkil firma yükleme yapan taraf olmadığı, mal yüklemesi ... ...
A.Ş. nin kendi personeli tarafından yapıldığı, davacı tarafın bahsettiği hasar ise ambalaj hatasından kaynaklanan bir hasar olduğu, kusur anlamında bu hasarın müvekkil firma ile hiç bir ilgi ve alakası olmadığı, ve hatta ... ... A.Ş. yetkilileri hatalarının ne olduğunu öğrenmek amacıyla müvekkil şirketten kendilerine bu konuda yardımcı olmalarını istediği, müvekkil şirketin devamlı müşterisi olan ... ...
A.Ş nin bu talebine karşı zorunluluk olmamasına rağmen müşterisine yardım amacıyla müvekkil şirkette çalışan ... bizzat ... ... AŞ.ye giderek ... ... AŞ.ce yapılan hata ve eksiklileri gösterdiği, ... daha sonra ... ... A.Ş.nin Logistics Responsible (Glass Packaging) sorumlusu ...'a maille yapılan hataları bildirmiş ve bundan sonra neler yapılmasını anlattığı, ... ...
A.Ş.nin Logistics Responsible (Glass Packaging) sorumlusu ... da firma çalışanı ...'ya yardımlarından dolayı teşekkür ettiği, ayrıca ... bu konuda sayın mahkemeye beyanda bulunmak amacıyla tarafımızdan tanık gösterildiği, kısaca malın yükleme sorumluluğu müvekkile ait olmadığı, dava konusu olayda fiili taşıyıcı şirketin veya şöförünün önlemesine imkan olmayan bir durum olduğu, bu durumda ambalaj hatasından oluşan hasardan müvekkil şirketin ve diğer taşıyıcı şirketlerin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı,
davacı tarafça talep edilen tüm talep, faiz ve oranına da itiraz ettiği, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, emtia sigortası sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 326,59 EURO üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/02/2026 tarihli raporda özetle;
"A) KARA YOLU TAŞIMACILIĞI YÖNÜNDEN
1.Cmr Konvansiyonu ‘’Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’’dir.Bu sözleşme 19/05/1956 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, ülkemiz 30/10/1995 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur.Bu konvansiyonun amacı;
uluslararası karayolu taşımacılığını, yeknesak bir düzenlemeye tabi kılmak suretiyle, taşıyıcının zıya, hasardan ve gecikmeden doğan sorumluluğunu ve buna ilişkin tazminat taleplerinin sınırlarını düzenleyerek taşıma sözleşmesinin taraflarına sigortalanabilecek rizikoların öngörülmesini sağlamak ve bu sayede, taşımacılığın ve buna bağlı ticaretin maliyetlerini azaltmaktır.İlgili konvansiyon hükümleri usulüne uygun şekilde yürürlüğe girdiğinden, anayasamızın 90(5) fıkrası uyarınca kanun hükmünde olduğu ve bu nedenle Türk Ticaret Kanunu’nun değil, Cmr Konvansiyonu hükümlerinin geçerli olduğu kanaati oluşmuştur.
2.Lashing kelimesi, İngilizce bağlama-sabitleme anlamına gelmekedir.Konteynerlere, tırlara ve gemilere yüklenilen yüklerin sabitlenmesi için alınan hizmete ise lashing hizmeti denilmektedir.Bu işlemin amacı; emtiaların sevk esnasında araç/konteyner/gemi içerisinde, olası hava koşulları, ani fren, kaza gibi durumlarda yükün güvenliğini ve bozulmamasını sağlamak için alınmaktadır.
Bu işlemi gerçekleştiren kuruluşlar, bağımsız denetim ve gözetim sertifikalarına sahip, sabitleme ve bağlama konularında uzman şirketler olup, işlem sonunda lashing sertifikası denilen sertifika düzenlemekte ve bu sertifikayı göndericiye sunmaktadırlar.
Bu hizmetler göndericiler tarafından alınmakta ve maliyet kalemi olarak görülmekte olup, araç üzerinde bağlama/sabitleme işlemleri genellikle araç sürücüsü ya da taşıyıcıdan talep edilmektedir.Sn. Mahkemenize sunulan evraklarda, bu tarz bir hizmet alınmadığı görülmüştür.
İncelenen fotoğraflarda, araç içerisine yüklenilen kasa/paletin yan yattığı görülmüştür.
Özellikle hassas ürünlerde, ambalajlamanın yetersiz oluşu ve sorumluluğunu dağıtmak adına emtia taşınmasına ilişkin gözetim hizmeti almamış olması dolayısı ile dava dışı gönderici ... Dış Tic.'in kusurlu olduğu kanaati oluşmuştur.
3.Cmr Konvansiyonu’nun 17. Madde, 4. Fıkra, b bendi aşağıdaki şekildedir:
‘’Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması’’
İncelenen fotoğraf paletin yerinde kaldığı, yalnızca yan yattığı görülmüştür.Lashing hizmetleri bu tarz hasarları bertaraf etmek adına gereklidir.Uluslararası eşya taşıması gerçekleştiren sürücüler eğitim ve belge alma zorunlulukları mevzuatta yer almamaktadır.Dolayısı ile sürücünün emtia için gerçekleştirilen kasaların mukavemeti, emtianın araca basma noktaları, denge ve 0 noktası gibi teknik bilgileri bilerek emtiayı araca sabitleme bilgisine sahip olmasının beklenemeyeceği kanaati oluşmaktadır.
Emtianın yetersiz şekilde ambalajlandığı ve lashing hizmeti de alınmadığı görüldüğünden, ilgili konvansiyon hükmü uyarınca taşıyıcıya kusur atfedilememiştir.
Heyetimizin teknik bilirkişisi tarafından yapılan tespitte davalı borçlu şirkete kusur atfedilmediğinden davacının davalıya rucu edemeyeceği değerlendirilmiştir. Takdir mahkemeye aitir.
B) SİGORACILIK YÖNÜNDEN
Türk Borçlar Kanunu Madde 49'a göre “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Dosyada mübrez ... nolu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi incelendiğinde teminat limitinin 2.500.000 EURO olduğu; Nakliyat sigortası genel şartları kapsamında; Md. 5 :Aşağıdaki hallerin gerek doğrudan doğruya, gerek dolayısıyla doğuracağı avakıp sigortaya dahil değildir:
Malların sevk ve naklinde , sebebi ne olursa olsun vaki gecikmeler, karantina veya kışlama tevakkufları, yükleme veya boşaltma isteryaları veya süresteryaları ile bunlara ait resim harç ve masraflar; kur ve rayiç farkları veya faiz kayıpları, teslim etmemekte temerrüt veya geç teslim tazminatı, kardan mahrumiyet; malların zati ayıbına izafe olunabilecek her türlü avarya, zayiat, bozulma ve eksilmeler, malların gereği veçhile hazırlanmamış veya tertiplenmemiş olmasından veya ambalaj kifayetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarlar; suhunetin ve atmosferik şartların tesirleri; mutad akma ,fire ve aşınmalar;
fare , sıçan ,kurt ve diğer haşaratın ika ettiği tahribat,Gerek Emtianın yetersiz şekilde ambalajlandığı ve lashing hizmeti de alınmadığı görüldüğünden, gerek se taşıyıcıya kusur atfedilemediğinden sigorta poliçesi kapsamında değildir.
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Huzurda görülen davada TTK Hükümleri'nin değil, CMR Konvansyionu Hükümleri'nin geçerli olduğu, Cmr Konvansiyonu'nun 17. Madde, 4. Fıkra, b Bendi'ne göre taşıyıcıya kusur atfedilemediği, Taşıyıcı davalıya kusur atfedilmediğinden davacının davalıya rucu edemeyeceği," şeklinde görüş bildirilmiştir. Tanık ...'nın 15/10/2025 tarihli celsedeki beyanında özetle;
"Ben davalı şirkette 15 yıldır araç tedarik müdürü olarak çalışıyorum, dava konusu ...
AŞ'ye ait ... emtianın çalıştığım şirket tarafından nakliye edilmesinden önce depoda gördüm ürünlerden bir kısmında ambalaj hasarı vardı, ambalaj içi gösterir şekilde şeffaf, kalın 0,26 cm kalınlığında bir streç ambalaj idi, bu şekilde sadece streç ambalajlama yapan gönderici firmalar olduğu gibi, ... ürünlerin altına karton tava şeklinde ambalaj yapanlarda vardır bu ambalajlama sistemi hasar görmemesi için daha uygundur, ürünlerin gönderilen Romanya ülkesinde indirilmesi sırasında bazılarının hasar aldığını oraya nakliyeyi gerçekleştiren tır şoförü farketmiştir, ürünler araca yüklenirken gördüm,
yükleme ve istifleme sırasında ... ürünlerin taşınması gerekliliklerine uygun hareket edilmiştir" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Bu kapsamda somut olayımıza bakıldığında; dosya kapsamında sunulan belgeler, bu belgeler doğrultusunda hazırlanan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki yazışmalar ve tanık beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu ürünlerde zarar oluştuğu, bu zararın taşıma esnasında gerçekleştiği hususu sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zarardan kimin sorumlu olacağı noktasındadır. Dava konusu taşıma işinde yükleme ve istifleme ile ilgili tüm sorumluluk gönderene aittir. Dava konusu zararın istifleme/ambalajlama eksikliğinden/hatasından kaynaklandığı, somut olayda davalı taşıyıcının istifleme/ambalajlama sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 304,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 11.558,02-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
Katip ... Hakim ....
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/536, K. 2026/163, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama