İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/375 K.2026/167

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/375Karar2026/167Tarih25 Şubat 2026Okuma10 dk · 2.023 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Şubat 2026
Esas no
2025/375 Esas
Karar no
2026/167
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
30/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.023 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Hizm. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. (...), ... ... ... Anaokulu, ... ... ... İlkokulu, ... ... ... Ortaokulu, ... ... ... Anadolu Lisesi ve ... ... ... Fen Liselerini, diğer davalı ... Kurumları A.Ş. (...) şirketine 01.10.2019 tarihli sözleşme ile devrettiğini, fakat ... ile müvekkil ... ...

A.Ş. (...) arasında organik bağ olduğunu, dolayısıyla ilgili devir işleminin gerçekte davalı müvekkile gerçekleştirildiğini, devir bedeli olarak 50.000 TL gibi bir bedelin belirlenmiş olmasının mümkün olmayacağını, devir işlemindeki asıl edimin "devreden şirketin doğmuş ve doğacak tüm borçlarının üstlenilmesi" olduğunu, buna rağmen davalılar tarafından davacı şirketin tüm borçlarının üstlenilmediğini, bu kapsamda davacı şirket tarafından birtakım borçların ödenmek zorunda kalındığı dolayısıyla davacının fiili zarar, mahrum kalınan kar,

kazanç ve aşkın zarardan müteşekkil olumlu zararının davalılar tarafından karşılanması gerektiğini talep ve iddia etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkile ait ... ... markası, Türkiye ... eğitim ve öğretim sektöründe en çok bilinen ve güvenilen eğitim kurumu olduğu, binlerce veli, çocuklarını anaokulundan üniversiteye kadar “... ...” markasını kullanan okullarımıza emanet etmektedirler. ... ... markasının tanıtımı ve pazarlaması için yapılmış olan büyük yatırımlar ve ... ...

Markalarının ülkemizde tescille korunmakta oluşu Müvekkil ve ürünlerinin ülkemiz çapındaki tüketiciler/veliler nezdinde yüksek ayırt edicilik kazanmasını sağlamıştır. aynı zamanda "..." markası tpe nezdinde tanınmış marka olarak da tescillendiği, müvekkil şirket, halihazırda Türkiye'nin 62 ilinde 155 kampüsüyle eğitim hizmeti sağlamaktadır.

Bu okulların bir kısmı genel müdürlüğe bağlı olarak faaliyet göstermekte iken, kalanları ise farklı eğitim yatırımcılarına sağlanan marka kullanım hakkı ile işletildiği, Eğitim yatırımcıları ile müvekkil şirketin hak ve yükümlülükleri Franchise Sözleşmesi ile belirlenmektedir. Bu sözleşme ile müvekkil şirket.

Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğretimine ilişkin sahip olduğu "... ..." markasını kullandırmayı, eğitim ve öğretime ilişkin geliştirdiği sistemleri, metotları, hizmet ve eğitim anlayışını eğitim yatırımcısına sağlamayı taahhüt ederken, eğitim yatırımcısı da Behçeşehir ... standartlarında eğitim hizmeti vermeyi ve belirtilen hizmetler karşılığında müvekkile ücret ödemeyi taahhüt ettiği, özetle müvekkil, tüm kampüsleri bizzat işletmediği, Franchise Sözleşmeleri kapsamında işletilen kampüsler, anlaşma ile marka kullanım hakkı sağlanan eğitim yatırımcıları tarafından işletildiği,

bu yatırımcılar ile müvekkil şirket arasında hiçbir şekilde ortaklık yahut işbirliği bulunmadığı, davacı ve diğer davalı ... şirketi ile davalı müvekkil şirketin tek ve yagane ilişkisi franchise sözleşmesi kapsamında belirlenen isim hakkı kullanımından ibaret olduğu, dava dışı ... ... ... A.Ş.

İle ... arasında 07.02.2007 tarihinde Franchise Sözleşmesi yapıldığı, ..., bu tarihten sonra müvekkile ait "..." markası altında ...'da eğitim sektöründe faaliyet göstermeye başladığı, sonradan, 02.08.2010 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ... ... ... A.Ş.'nin kısmi bölünmesine karar verildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 17.08.2010 tarihli sayısında ilan olunan kısmi bölünme planına göre bölünen ... ... ...

A.Ş.'nin ekli listede belirtilen "kolejleri ve ana ... hizmet işletmeleri" yeni kurulacak olan ... Anonim Şirketi'ne geçtiği, bölünme neticesinde daha önceden ... ... ... A.Ş. İle ... arasında imzalanan Franchise Sözleşmesinin Franchise Veren tarafı ... ... A.Ş. olarak değişmiştir.

Nitekim bu tarihten sonra ..., franchise bedellerini müvekkil ...'e ödemeye başlamıştır.Borca batık olduğu izah edildiği üzere şüphe götürmez derecede açık olan, hatta davalı müvekkile olan milyonlarca liralık ilamlı takip borçlarından dahi tek bir kuruş dahi ödemeyen davacının, bir de üstüne müspet zararının oluştuğunu iddia ederek böylesi bir talepte bulunması dahi absürt olduğu, davacı, müvekkil ile ... çalışanı olmayan üçüncü kişiler arasında yapılan ve gizli kalması gereken sırları dava dosyasına delil olarak sunmakla bu yazışmaları alenileştirdiği,

yine, bu yazışmalar içerisinde geçen üçüncü kişilerin SGK bildirimleri mahkemeye ibraz edilerek alenileştirildiği, bu sebeple işçilik alacakları istemli olarak açılan huzurdaki davanın konusu ile hiçbir bağlantısı olmayan kişilerin kişisel verileri, hukuka aykırı olarak başkalarına verilmiş ve yayıldığı, yukarıda detaylı olarak izah edilen ve Sayın Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine; müvekkil bakımından husumet yokluğu sebebiyle huzurdaki davanın usulden reddine;

haksız ve kötü niyetli olarak mesnetsiz iddialarla açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, işletme devir sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan zarar tazmini istemine ilişkindir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.

Davacı tarafından, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 01.10.2019 tarihli resmi senet ile davacıya ait eğitim kurumlarının davalı ...'ya devrine ilişkin devir sözleşmesi uyarınca davalı ...'nın asli edim yükümlülüğünün davalılar (davalılar arasında organik bağ bulunduğu, esasen sözleşmenin davalı ... ... A.Ş ile yapıldığı iddiası) tarafından borç üstlenmesi olduğu, bu yükümlülük kapsamında borçların ödenmediği ve zarara uğranıldığı iddiası ile uğranılan zararların tazmini talep edilmiş, davalı tarafça usule ilişkin kesin hüküm itirazında bulunulduğu, esasa yönelik ise davanın dayanaksız olduğundan bahisle davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalın kesin hüküm dava şartı itirazı yönünden bildirilen dosyaların celbi ile incelenmesi neticesinde;

-... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Sayılı dosyasında davanın işbu dosya davacısı tarafından işbu dosya davalıları ile dava dışı ... ... ... Eğitim Hizmetleri A.Ş. (davalılardan ... ... ... Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketinin davalı ... ...

A.Ş. ile birleştiği).aleyhine, aynı devir sözleşmesine dayanılarak, aynı iddialar ve vakıalar ile davalıların devir sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini yani davacı iddiasına göre üstlendikleri borçları ödememeleri sebebiyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemi ile açılan dava olduğu, davada mahkemece zorunlu olan dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmediğinden bahisle davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği,

taraflarca istinaf edilmemesi üzerine kararın 03/05/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüş olup kararın usule ilişkin olması sebebiyle maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı anlaşılmış, dosya kapsamındaki deliller özellikle işbu dosya davacısı ...'in maddi vakıaya ilişkin iddia ve beyanları takdiri delil olarak gözetilmiştir.

-....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı dosyasında davanın; işbu dosya davalılarından ... ...

A.Ş. tarafından işbu dosya davacısı ... aleyhine 07.02.2007 tarihli Franchise Sözleşmesi kapsamındaki borçlarının tahsili amacıyla açılan alacak tahsili istemine ilişkin olduğu, yargılama sonunda 16.02.2023 tarihinde, 3.571.130,67 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın işbu dosya davalısı tarafından takibe konu edildiği, ancak taraflarca tebliğ talep edilmediğinden kararın taraflara tebliğ edilmediği ve dolayısı ile kararın kesinleşmediği,

dolayısı ile bu dosya bakımından da kesin hüküm itirazında bulunulamayacağı anlaşılmış, dosya kapsamındaki deliller özellikle işbu dosya davacısı ...'in maddi vakıaya ilişkin iddia/ beyanları ve ticari defter ve kayıt içerikleri takdiri delil olarak gözetilmiştir.

-....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı dosyasında ise davanın; işbu dosya davacısı tarafından işbu dosya davalıları aleyhine aynı devir sözleşmesine, aynı vakıalara dayanılarak ve fakat bu kez farklı iddialar ile davalıların devir sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, gerçek devir bedelinin esasen farklı olduğundan bahisle devir bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda mahkemece 28/03/2023 tarihinde;

"...Dava konusu .... Noterliği'nin 01.10.2019 tarihli İşletme Devir Sözleşmesi incelendiğinde, davacı tarafından davalı ... Kurumları Anonim Şirketine, ... ... ... Anadolu Lisesi, ... ... ... İlkokulu, ... ... ... Ortaokulu, ... ... ... Anaokulu, ... ... ... Fen Lisesi okullarını 01.10.2019 tarihi itibari ile borç ve alacakları ile birlikte devredildiği, devir bedelinin 50.000 TL olduğu, sözleşme içeriğinde davacı şirket yetkilisi ... Baba ve kurucu temsilcisi ...'nın söz alarak devir bedelini nakten teslim aldıklarını beyan ettikleri görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, işletme devir sözleşmesinde belirlenen devir bedelinin gerçek değeri yansıtmadığına ilişkin iddiası bedelde muvazaa iddiasına dayanmakta olup yazılı sözleşmeye karşı taraf muvazaa iddiası, HMK’nun 200. ve 201. maddelerinde belirtildiği üzere ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında taraf muvazaası ve takma ad (namı müstear) davalarında iddianın ancak yazılı delille kanıtlanabileceği kabul edildiği,

somut olayda davacı tarafın, 01.10.2019 tarihli işletme devir sözleşmesinde öngörülen bedelin muvazaalı olduğunu yazılı olarak ispatlayamadığı, bu nedenle sözleşmenin tarafı olan davalı ... şirketleri açısından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 13/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Eldeki davada uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, yargılama hukuku açısından “dava şartı” ile “kesin hüküm” kurum ve kavramlarının temel hukuki esasları üzerinde durulmasında yarar vardır. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla.

Dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.

Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması yada bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Bu bağlamda, olayla sıkı bağlantısı nedeni ile hemen vurgulayalım ki, dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmiş olması da dava şartıdır. Bu olumsuz dava şartı adıyla adlandırılır.

Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin (vakıaların) ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Kesin hüküm, hem bireyler için hem de Devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Kesin hüküm itirazı, davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemede.

(Yargıtay'da) davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip, davayı kesin hükümden (dava şartı yokluğundan) reddetmesi gerekir. Yine kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi, ilk defa Yargıtay'da (temyiz veya karar düzeltme aşamasında) da, dahası bozmadan sonrada ileri sürülebilir. Bu bakımdan usulü kazanılmış hakkın istisnasıdır ve tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir.

Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, esasen yukarıda da ayrıntılı olarak izah edildiği üzere taraflar arasında süregelen tüm uyuşmazlıkların davacı ile davalı ... arasında .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 01.10.2019 tarihli resmi senet ile akdedilen ...... A.Ş. 'ye ait eğitim kurumlarının devri sözleşmesinden kaynaklandığı, işbu dosya ile usulden red kararı verilen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Sayılı dosyasının taraflarının, dava konusunun, sebebinin aynı oluğu, tek farklılığın talep sonucuna konu manevi tazminat istemi olduğu, ancak kararın usule yönelik olması sebebiyle maddi anlamda kesin hüküm niteliği bulunmadığı açıktır.

Yine ....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı dosyasında, her ne kadar işbu davaya konu devir sözleşmesine ilişkin veriler (tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu, karşılık çek vb ödeme kayıtları, beyanlar, iddia ve savunmalara) yer alsa da dava konusunun Franchise sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olduğu dolayısı ile dava konusunun aynı olmadığı, kaldı ki kararın da kesinleşmediği gözetilerek bu dosya bakımından da kesin hüküm itirazına itibar edilmemiştir.

Son olarak ....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Sayılı kesin mahkeme kararına değinecek olursak; aynı zamanda işbu dava konusu da olan dava konusu .... Noterliği'nin 01.10.2019 tarihli İşletme Devir Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı ... Kurumları Anonim Şirketine, ... ... ... Anadolu Lisesi, ... ... ... İlkokulu, ... ... ... Ortaokulu, ... ... ... Anaokulu, ... ... ... Fen Lisesi okullarını 01.10.2019 tarihi itibari ile borç ve alacakları ile birlikte devredildiği, devir bedelinin 50.000 TL olduğu, sözleşme içeriğinde davacı şirket yetkilisi ... Baba ve kurucu temsilcisi ...'nın söz alarak devir bedelini nakten teslim aldıklarını beyan ettikleri görülmüş, bu resmi noter senet içeriği dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Söz konusu dosyada doğrudan devir bedeli, mahkememiz işbu dosyasında ise devirden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle maddi zarar tazmini talep edilmiş ve bu yönü ile netice-i taleplerin birebir örtüşmediği kanaati ile kesin hüküm itirazı yerinde görülmemiş ise de, söz konusu dosyada açıkça devir bedelinin resmi noter senedinde olduğundan daha yüksek olduğu iddia edilmiş ve bu bedel talep edilmiş, işbu dosyada ise devrin davacının borçlarının üstlenilmesi karşılığında yapıldığı,

yani davalı devralanın devir karşılığı edim yükümlülüğünün davacının dava dışı alacaklılarına karşı borçlarının üstlenilmesi olduğunun iddia edildiği ve bu borçların davalılar tarafından ödenmemesi sebebiyle zarara uğranıldığı vakıalarına dayanılmış olması gözetildiğinde esasen yine davalının devir sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediği/edim yükümlülüğünü yerine getirmediği vakıasına ana vakıa olarak dayanıldığı anlaşılmaktadır.

Bu sebeple zarara uğranıldığı iddia edildiğine göre devir sözleşmesi uyarınca davacının devir bedelinin ne olduğu/davalının edim yükümlülüğünün ne olduğu, davacının bu devir karşılığını/bedelini alıp almadığının tespiti gerekmektedir.

Tam da bu noktada, bahse konu ....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı kesinleşmiş kararına esas dosya kapsamındaki tüm delil ve tespitlerin işbu dava bakımından kesin delil teşkil ettiği dikkate alındığında; devir sözleşmesinde, davalının devir karşılığı bir miktar paranın ödenmesi dışında, davacının iddia ettiğinin aksine, borç üstlenilmesi gibi başkaca bir yük altına girmediği, davacının da sözleşmede belirtildiği üzere devir bedelini aldığı,

davalının davacıya karşı başka bir yükümlülüğü bulunmadığı dolayısı ile davalının akde aykırı davranışının varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, akde aykırılıktan kaynaklanan zarar tazmini istemi ile açılan işbu davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 975,75-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,

4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,

5-Davalı ... ... Anonim Şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 45.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalı ... ... Anonim Şirketi'ne verilmesine,

6-4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip ... Hakim ....

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/375, K. 2026/167, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/375
Karar No
2026/167
Tarih
25 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/376 K.2026/169
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/376 K.2026/182
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/376 K.2026/183
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/376 K.2026/160
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/376 K.2026/157
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/376 K.2026/167

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.