KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2016/513 Esas
- Karar no
- 2025/426
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 09/05/2016
Karar Metni
1.707 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17.04.2010 tarihinde plakası belirlenemeyen bi aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını ve büyük mağduriyete uğradığını, 01.08.1979 doğumlu olan müvekkiline, geçirmiş olduğu bu kaza sebebiyle ...
Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunun 07.05.2012 gün 3471 sayılı raporu ile %5 vücut fonksiyon kaybı oranı belirlendiğini, müvekkiline çarpan aracın plaka numarası, sahibi ve sürücüsü belirlemediğinden Davalı ...
Hesabına yapılan başvuru üzerine ... numara ile dosya açıldığını ve tüm eksik evrak istemlerinin tamamlandığını, davalının kendi tasarrufu altında yapılan değerlendirme sonucu müvekkiline 7.977,00 TL ödeme çıkarıldığı, fazlayıtalep ve dava hakkı saklı tutularak verilen ibraname karşılığında bu meblağ ödenerek dosyanın kapatıldığı, kaza sonrası mağdur olan müvekkilinin yaşı, kusursuz oluşu ve vücut fonksiyon kaybı dikkate alındığında çok daha fazla bir tazminatın ödenmesi gerektiği aşikar olup sigortanın sorumluluğunda olduğundan iş bu davanın açıldığını belirtmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın dava konusu kaza ile lgili olarak; daha önce; daha önce müvekkili olduğu kuruma yapmış olduğu müracaatı incelenmiş olup, kurum tarafından 20.07.2012 tarihinde 7.986,00 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, Davacı tarafın maluliyet tazminatına ilişkin olarak müvekkil kurumdan başka bir alacağının kalmadığını müvekkili kurumu iş bu kaza ile ilgili olarak ibra ettiğini, ... hesabının davalı tarafa ödediği tazminatı uzman aktüere hesaplatarak ödeme yaptığını, Davacı tarafça imzalanan ibranamenin hukuken geçerli olduğunu,
davacı tarafın iş bu dava ile ibranamenin iptalini istemesi ve müvekkili kurumdan ek maluliyet tazminatı talep etmesinin hukuken geçerli olmadığını, şayet aleyhine bir tazminat hükmedilecekse, tazminat miktarına konu alacak olan aktüer raporu, tarafımızca ibraz edilen aktüer raporunun düzenlenme tarihi ile aynı olacak şekilde tanzim edilmesi gerektiğini, ... hesabı sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu,
Davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için davacının öncelikle maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini belirterek davanın reddini, aksi durumda kusur ve tazminat yönünden bilirkişi inceleme yapılarak karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın davacı yanın plakısı alınamayan aracın kusuru nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan tazminat dosyası olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi 23/03/2022 tarihli raporunda özetle; Kusur Yönüyle :Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen Faili Meçhul” un, kazanın oluşumunda tam katkısı olduğundan 1. Derece Asli ( Tam ) kusurlu olduğu, Yaya konumunda olup yaralanan ...” in kazanın oluşumunda kabahati olmadığından Atfi Kabil kusurunun bulunmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 01/06/2022 tarihli raporunda özetle; ilgi yazınız ile gönderilen dava dosyası incelendiğinde; dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağının bulunmadığı, keşfe binaen hazırlanan bilirkişi raporunda, "davacı taraftan keşif günü katılım olmadığı için çarpma noktasının yol kenarına olan mesafesi, araç ile yayanın istikamet doğrultusunun belirlenemediği ve olaya ilişkin krokinin çizilemediği anlaşılmış, çarpma noktasının yeri, olay anında tarafların yol bölümündeki durumları ve hareket doğrultusu, olay anında mahal özellikleri (hız sınırı, aydınlatma bulunup bulunmadığı,
yayanın giysi özelliği, daha önceden yapıldığı söylenen kaza nedeniyle araçların yol içerisindeki durumları, davacı tarafın aracının yol içerisindeki durumu, dörtlü ikaz ışığını yakıp yakmadığı) tam olarak anlaşılamadığından mevcut verilerle sağlıklı rapor tanzim edilemeyeceği bildirilmiştir.
Bilirkişi 30/06/2023 tarihli raporunda özetle; Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen Faili Meçhul” un, kazanın oluşumunda tam katkısı olduğundan 1. Derece Asli ( Tam ) kusurlu olduğu,Yaya konumunda olup yaralanan ...” in kazanın oluşumunda herhangi bir kabahati olmadığından Atfi Kabil kusurunun bulunmadığı, Dosya muhteviyatında bahse konu meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusurları oranında sorumlu oldukları hususu tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 02/10/2023 tarihli raporunda özetle; Yaya ...'in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, Plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul Adil Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 10/01/2024 tarihli raporunda özetle; İsmail oğlu, 1979 doğumlu, ...’in 17/04/2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 XII(22İa……….10)A %14 E cetveline göre %12.2(yüzdeonikinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi 31/12/2024 tarihli raporunda özetle; Davacının %12,2 iş göremezliği ve 4 aylık geçici iş göremezlik zararının araç sürücüsünün %60 kusur
oranın kapsamında geçici iş göremezlik zararı döneminde %100 malul olduğuna göre;
Geçici iş göremezlik zararının 1682,4 TL olacağı,
davalı ... hesabının ödemesinin güncel halinin 16.939,73 TL olduğu, maddi tazminatın limiti
aşmış olduğu ve limitler dahilinde 16.939,73-TL ödemenin güncel halinin dışlanması ile bakiye alacağının 158.060,27 TL ve davacının talebinin şimdilik 1.000.-Tl maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren
reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 18/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde fazlayı talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere, 1.000,00 TL. Olarak belirledikleri tazminat talebini 157.060,27 TL Arttırarak, aktüer bilirkişi tarafından belirlenen 158,060,27 (Yüzellisekizbin altmış lira yirmiyedi kuruş)TL Maluliyet (Efor) Tazminatının, 2918 sayılı yasanın 98 ve 99 maddelerine göre temerrüde düştükleri tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, 17/04/2010 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının uğradığını iddia ettiği cismani zararların davalıdan tahsilini talep etmiş olup, Mahkememizce öncelikle davacının maluliyet oranının belirlenmesi ve dava konusu kazada kusur durumunun oran olarak belirlenmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş, hem maluliyet yönünden hem de kusur oranı yönünden dosyamız ATK'nın ilgili ihtisas dairelerinden ön raporlar ile dönmüş,
kusur oranının belirlenmesi için ATK ön raporunda istenen şekilde Mahkememizce kaza mahallinde keşif yapılmak suretiyle tespitler yapılarak rapor alınmış ve dosyamız yeniden ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 02/10/2023 tarihli raporunda dava konusu kazada davacının %40 oranında kusurlu olduğu, plakası ve kimliği belirlenemeyen sürücünün ise %60 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Akabinde davacının maluliyeti hususunda dosyamız yeniden ATK'ya gönderilmiş ve ATK'nın 27/12/2023 tarihli maluliyet raporunda, davacının %12.2(yüzdeonikinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği belirlenmiş, ATK maluliyet raporunun kaza tarihi olan 17/04/2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği görülmüştür.
Dava konusu kazada belirlenen kusur oranları ve davacının maluliyeti dikkate alınarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı ve bu hesaplama yönteminin Yargıtay 17.HD 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı emsal nitelikteki ilamı başta olmak üzere yargıtay içtihatlarına uygun olduğu değerlendirilmiş ve yapılan hesaplama neticesinde tarafların kusur oranı da dikkate alınarak davacının dava konusu kaza nedeniyle uğradığı ve talep edebileceği maddi zararları yönünden geçici iş göremezlik zararının 1.682,40-TL olduğu ve bu tutarın davacının tedavi
giderlerine ilişkin teminat limiti olan 175.000,00-TL'nin altında olduğu anlaşılmış, sürekli iş göremezlik zararının ise 4.112.998,05-TL tutarında olduğu belirlenmiş, davacının dava açılmadan evvel davalıya yaptığı başvuru neticesinde açılan ... nolu hasar dosyasında 20/07/2012 tarihinde 7.986,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin güncellenmiş tutarının 16.939,73-TL olduğu ve davalı teminat limitinin 175.000,00-TL olduğu belirlendiğinden,
davacının tespit edilen sürekli maluliyet zararının ise teminat limitinin üzerinde olması nedeniyle davacıya yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının teminat limitinden mahsubu neticesinde bakiye 158.060,27-TL teminat limiti tutarında davalının sorumluluğunun bulunduğu belirlenmiştir.
Temerrüt tarihi yönünden yapılan incelemede, muhabere yoluyla gönderilen cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, davacı dava açılmadan önce davalıya başvuruda bulunmuş, başvuru neticesinde davalı tarafından davacıya 20/07/2012 tarihinde kısmi ödeme yapıldığından davalının temerrütünün kısmi ödeme tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde reeskont avans faizi istemişse de davalının sorumluluğunun kanun gereği olması nedeniyle işleyecek faiz türü yasal faiz olacağı değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesinde dava konusu kaza nedeniyle yaralanan davacının uğradığı zararlar için şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, dava dilekçesi incelendiğinde davanın kısmi dava olarak açıldığı görülmüş, Mahkememizce kusur, maluliyet ve hesap raporu alındıktan sonra kusur durumu ve maluliyete göre belirlenen zararlara ilişkin davacı vekili 18/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ıslah yoluyla artırmış, Islah dilekçesi davalı vekiline 24/03/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 01/04/2025 tarihli dilekçesi ile ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Yapılan incelemede, dosyaya eklenecek evraklar arasında celp edilen ...
CBS ... soruşturma sayılı dosyasının takipsizlik kararında açıkça zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu belirtilmiş, yaralanma nedeniyle eldeki davada uygulanacak zamanaşımı süresi 8 yıl olup, kaza 17/04/2010 tarihinde gerçekleşmiş ve kaza nedeniyle tazminat talebinin 1.000,00-TL tutarındaki kısmı için eldeki davanın açılmasıyla zamanaşımı kesilmişse de 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında dahi bakiye kısım yani ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi olan 18/03/2025 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı vekilinin ıslaha karşı sunduğu beyan dilekçesinde ıslahla artırılan kısma ilişkin zamanaşımı itirazında
bulunduğu görüldüğünden ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı yönünden red kararı vermek gerekmiştir (emsal ¸İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2021/2409 esas 2025/535 karar sayılı ilamı).
Dava dilekçesinde kısmi olarak talep edilen 1.000,00-TL tutarındaki maddi zarar yönünden dava tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davacının dava konusu kaza nedeniyle uğradığı bedensel zararları için 1.000,00-TL maddi tazminat tazminatın temerrüt tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/513, K. 2025/426, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama