KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2021
- Esas no
- 2016/977 Esas
- Karar no
- 2021/24
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 29/09/2016
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı şirkete alt inşaata, 29/01/2015 tarihinde “hırsızlık'’ amacıyla kimliği belirsiz kimseler tarafından girilip, tesisat katından ikinci bodrum kala kadar imalatı tamamlanmış olan elektrik topraklama ve besleme kablolarının kesildiğini, kul lanı lartıaz hale getirildiğini, kabloların bir kısmının çalındığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz çalışmasında, sahada gece 3 - gündüz 1 özel güvenlik firmasına ait bekçinin 24 saat esasına göre bulunduğunu, giriş çıkışların 1 personel ve 1 araç olmak üzere iki noktadan yapıldığını, her iki giriş noktasında da geceleri bekçilerin bulunduğunu,
riziko mahallinin etrafının tamamen tel çit ve pano ile çevrili olduğu, sahada ... adında özel bir güvenlik firmasında çalışan ve 24 saat vardiyalı olarak görev yapan bekçiler bulundurulduğunu, kabloların yerine döşenmiş olmaları nedeniyle kilitli mahalde muhafaza etme imkanının kalmadığını, Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi’ ne göre davalı Özel Güvenlik şirketi sözleşme konusu mahallin korunması ve güvenliğinin sağlanmasını ve can ve mal kaybının önlenmesi hususlarında görevlendirilmiş olduğunu, bahsi geçen olay sonucu Sözleşmeye aykırı davramldığını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. 10/01/2018 tarihli dilekçesinde özetle; firma ile güvenlik şirketi arasında güvenlik hizmeti sağlamak adına 3 personel görevlendirildiği, ... Müdürlüğünce söz konusu olayın meydana geldiği alanda personel sayısının 7 olmasının öngörüldüğünden bahisle firmanın eksik hizmet satın aldığını, güvenliğin sağlanması noktasında davacının az personel talep etmesi hususunun değerlendirilmesi gereken ciddi bir durum olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, sigortalıya ödenen bedelden kaynaklı rücu alacağına ilişkin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosya sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, talebin 3.567,00 TL rücu alacağı, 192,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.759,91 TL alacağa ilişkin olduğu, takip dayanağının 29/01/2015 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden kaynaklanan rücu alacağına ilişkin olduğu, 29/04/2016 tarihli ödeme emrinin 06/05/2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 10/05/2016 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce, uyuşmazlık kapsamında rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından imzalı 14/09/2019 tarihli heyet raporunda özetle; hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı... Ltd. Şti.'nin % 60 (yüzde atmış) oranında sorumlu olduğunu, davacının sigortaladığı dava dışı ... Turz. San. ve Tic. A.Ş'nin ise % 40 (yüzde kırk) oranında sorumlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
29/07/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporda yer bulan kanaatin özünün muhafaza edildiğini mütaalaa edildiği tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Dava dışı ... A.Ş ile davalı arasında 31/12/2013 tarihinde 1 yıl süreli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5.maddesinde öngörülen fesih irade açıklaması bulunmadığından sözleşmenin sözleşmenin aynı şartlarla devam ettiği ve bu nedenle hırsızlık olayının gerçekleştiği 29/01/2015 tarihini kapsadığı,
hırsızlık eylemi sırasında çitlerden atlandığı ve gece sessizliğinde bu durumun güvenlik görevlisince fark edilebileceği, ayrıca şantiye alanında kişi ve araç hareketliliğinin de güvenlik görevlisince fark edilebileceği, davalı şirket tarafından sigortalı iş yerine ilişkin herhangi bir öneri sunulmaması ve muhtemel risklere ilişkin analiz yapılmaması hususları dikkate alındığında davalının kusurunun bulunduğu anlaşılmakla rücu alacağına ilişkin talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesi ekinde takibe konu rücu alacağına ilişkin davacı tarafça davalıya hitaben düzenlenmiş ihtarname bulunmakla beraber, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine dair şerh veya belge bulunmadığından davalının takip öncesi temerrüdünün oluşmadığı anlaşılmakla işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce 06/01/2021 tarihli celse açıklanan kısa kararda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf kanun yolu açık olduğu belirtilmişse de miktar itibariyle karar kesin olduğundan, hükmün tebliğ edilmemiş olması nedeniyle Mahkememizce resen düzeltilerek hükümde yer alan "Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." kısmın HMK 304. Maddesi gereği "Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı" şeklinde tashihine karar verildi.
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/977, K. 2021/24, 6 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama