KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
- Esas no
- 2017/603 Esas
- Karar no
- 2019/211
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 01/06/2012
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile, davalı ...'nin maliki olduğu Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ve ... parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerinde müvekkili şirket lehine 05.12.2003 tarihinden geçeri olmak üzere 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifa bedelinin tamamının müvekkili tarafından peşin olarak ödendiği, intifa hakkı nedeniyle müvekkili şirketin kullanım hakkına sahip olduğu gayrimenkul üzerine kurulu akaryakıt istasyonunun işleticiliği / bayiliğinin ... marka ve logosu altında faaliyette bulunmak üzere akdedilen anlaşma ve ekleri gereğince dava dışı ... ve ...
Ltd.Şti.'ne tevdi edildiği, Rekabet kurulunun duyurusu sonrasında müvekkil lehine 05.12.2003 tarih ve ... yevmiye numarası ile tesis edilen 10 yıllık süre için geçerli intifa hakkının ve anılan gayrimenkul üzerine kurulu akaryakıt istasyonunun maliki olduğu kişilerce işletilmesine ilişkin müvekkili şirketle imzaladığı bayilik anlaşması ve protokollerin 18.09.2010 tarihini aşan sürelerinin geçersiz kılındığı, bu nedenle denkleştirici adalet ilkesine göre 51.798,88-USD'nin temerrüt tarihinden itibaren ( 18.09.2010 - 05.12.2013 ) yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine,
gayrimenkule tedbir konularak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu yanıt dilekçesi ile, aynı davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile açılıp, Mahkemece 09.02.2012 gün, ... E. / ... K. sayılı kararla davanın reddedildiği, halen temyiz aşamasında olduğu, yasal zorunluluk nedeniyle intifa haklarının geçersiz hale geldiği, bu hususta müvekkiline yöneltebilecek kusur ve kabahat olmadığı, müvekkilinin ... Noterliğinin, 01.06.2012 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde de belirtildiği gibi ödemelerini yaptığını, müvekkilinin borcu bulunmadığından, taşınmazları üzerindeki intifa hakları ile ipoteklerin kaldırılması gerektiği, bu nedenlerle derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın bu yönden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, 24/09/2014 tarih, ... esas, ... karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay ...
Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ve tarihli ilamı ile intifa bedelinin iadesi yönünden temerrüt ihtarı çekilmedikçe ve böylece davalı taraf temerrüde düşürülmedikçe ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin kabul edilemeyeceği, yerel mahkemenin bu yöne ilişkin ara kararı oluşturarak ek rapor almasının doğru görülmediği, kaldı ki ek raporda bileşik faiz hesabına yer verildiği, oysa somut olayda bileşik faizi gerektirir bir cari hesap uyuşmazlığı söz konusu olmayıp, maktu olarak ödenen intifa bedelinin kullanılmayan süreye tekabül eden kısmının talep edilmesi yönünde bir uyuşmazlık bulunduğu,
uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerektiği belirtilerek bozulmakla, bozma sonrası dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiş, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava dosyasında yer alan 11/11/2013 tarihli bilirkişi raporunda intifa hakkının 05/12/2003 tarihinde başlayıp 05/12/2013 tarihinde bitmek üzere 3653 gün için imzalandığı, buna göre her bir güne düşen intifa bedelinin 27,37 USD olduğu, sözleşmenin 18/09/2010 tarihinde sona ermesi ile bakiye sürenin 1174 günlük kısmının işlemediği, işlemeyen sürelere düşen intifa bedelinin 32.132,00 USD olduğu bildirilmiş, Mahkememiz ara kararına istinaden tanzim edilen ek raporda bozma gerekçesi yapılan hesaplama ile alacak 45545,29 USD olarak hesaplanmıştır.
Bozma ilamına uyulmasından sonra oluşturulan heyetçe tanzim edilen raporda da kalan sürenin 1174 gün olduğu, 100.000 USD intifa ödemesi yapıldığı, her bir güne düşen intifa bedelinin 27,37 USD ve kalan süreye isabet eden intifa bedelinin 32.132 USD olduğu, bu miktara 18/09/2010 tarihinden intifa hakkının sona erdiği tarihe kadar işlemiş faizin 3.100,52 USD olduğu, bozmanın alacak miktarı için değil alacağa hangi tarihten itibaren faiz istenebileceği, davalının ne zaman mütemerrit olduğu, davalının kısmi iade borcu altında olduğu,
nominal alacağın hakkaniyet ilkesi gereği güncellenmesine bağlı olarak 45.545,29 USD alacak tutarının talep edilebileceği, davacının bu miktar için 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmüne nazaran faizi de ayrıca istem konusu kılabileceğinin değerlendirilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Tekmil dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirilmekle, her iki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere kalan süreye isabet eden intifa bedeli 32.132 USD olup, Yargıtay bozma ilamı, bu miktara temerrüt oluşmadığından faiz işletilmesi ve bileşik faizi gerektirir cari ilişki bulunmadığı noktasındadır. Davalının sair itirazlarının reddine karar verilmiş olmakla, bu yönde ve bozma kapsamı dışında kalan hususlarda, usuli müktesep hak oluşmuştur. Yargıtay ...
Hukuk Dairesinin 16/02/2017 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sözleşmeye göre ödenen bedelin, sözleşmenin Rekabet Kurulu kararına göre sona erdiği tarihten sonraki ifa edilmeyen kısma tekabül eden bedelin iadesi gerekip, bu bedele faiz işletilip güncelleme yapılarak bulunan bedel üzerinden hüküm tesisi doğru değildir.
Bu kapsamda, bilirkişilerce hesaplanan ve kalan süreye isabet eden intifa bedelinin, temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren işleyecek olan 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/603, K. 2019/211, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama