KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/160 Esas
- Karar no
- 2019/389
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/02/2018
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı borçlu ile müvekkil şirket arasında imzalanan Sözleşme ile davalıya...Abone numarası ile elektrik kullandırıldığı, davalı, ödemelerin tam ve zamanında yapılmamış olması nedeniyle borçlu bulunduğu, davalının müvekkil şirkete, 21.09.2015 son ödeme tarihli 772,64 TL tutarlı fatura borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...
E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, ancak bu kez davalı borçlu takip konusu alacağımıza karşı, kötü niyetli olarak ve takibi durdurmak maksadıyla itirazda bulunmuş ve takip durduğu, söz konusu itirazlar haksız ve yasal dayanaklardan yoksun olduğu, taraflar aralarında imzaladıkları sözleşme ile ödeme şekli, faiz oran ve miktarını belirlediği, borç miktarı ve faiz hesabı Sözleşmeye ve ilgili Kanunlara uygun olarak tespit edilmiş olup itiraz haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğu, davalı borçlunun vaki itirazları iptaline, takibin devamına, % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesi,
yargılama giderleri ile vekalet ücretini davalıya yükletilmesi için Sayın Mahkemenize başvurmak zorunlu olduğu, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan; takibe, borca, ferilerine, faiz oran ve miktarına yönelik itirazların iptaline, takibin devamına, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin davacı yana - herhangı bir borcu bulunmadığı, hızmet alınmayan döneme ılışkın tahakkuk ettirilen fatura açıkça usul ve yasaya aykırıdır. bu nedenlerle, davanın reddi gerektiği, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında 2011 yılında abonelik sözleşmesi imzalanmış olup, alınan hizmete ilişkin enerji bedelleri her daim zamanında ve eksiksiz ödendiği, müvekkil şirket daha sonra bir başka tedarikçi firmadan enerji hizmeti almaya başlamıştır ki, bu husus davacının da kabul ündedir.
Davacı şirketin müvekkil şirkete hitaben yazmış olduğu 14.02.2018 tarihli yazıda; "... tedarikçi değişikliği yapmış olmanız nedeni ile aboneliğiniz sonlandırılarak, ...dönemi itibariyle diğer tedarikçi ,firmaya geçişiniz sağlanmıştır." şeklinde yer alan ifade ile de davacı yan müvekkil şirkete enerji hizmeti sağlamaclığını beyan ettiği, abonelik sözleşmesi olmadığı gibi, dava konusu edilen fatura döneminde alınan bir enerji de hizmeti olmadığı, bu bağlamda, sağlanan bir hizmet olmamasına rağmen fatura tahakkuk ettirilmesinin ise aykırı bir uygulama ve icra dosyasına vaki itirazımızın olduğu izahtan vareste olduğu,
bu nedenle davanın reddine karar verilmesinı, kabul etmemek kaydıyla, davanın kabulü yönünde karar verilse dahı, ıcra ınkar tazminatı talebının reddıne karar verılmesı gerektiği, davacı yan yapılan itirazın kötü niyetli olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da, alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesinden ötürü bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İİK'nun 67. Maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler, davada; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına, banka dekontuna, sevk irsaliyesine, faturaya, ticari defterlere, banka kayıtlarına, bilirkişi incelemesine ve tanık deliline dayanmışlardır.
Davaya dayanak İstanbul...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında; alacaklı ... tarafından, borçlu ... Aleyhine; -1.028,50 TL enerji bedeli olmak üzere toplam 1.101,00 TL alacağın tahsili için 27/01/2016 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, ödeme emrinin 10/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 11/02/2016 tarihinde borca ve faize itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre davacının, davalı borçludan alacaklı olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 26/03/2019 tarihli raporunda: Davacı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile talep ettiği 1.028,50 TL ‘’Fesih Tazminatı Bedeli’’ adı altındaki tutarın , 27.10.2014 tarihli sözleşme kapsamında ispatlayamadığından dolayı talebinin yerinde görülmediği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki dava konusu 27/01/2016 tarihinde, davalı borçlu aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla, 1.101,00 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatılması sebebiyle, davalı yanın takibe itiraz etmesi sonucu; davalı, davacıdan ...No. ...
Çatalca/ İstanbul adresi için davacıdan... nolu abone ile enerji aldığı, bununla ilgili taraflar 27.10.2014 tarihinde de ‘’ Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi’’ ini karşılıklı imzalandığı, dava konusu olan ve icra takibine girmiş, son ödeme tarihi 21.09.2015 olan faturanın ödenmediği iddiasıyla, asıl alacak 1.028,50 TL, gecikmiş gün faizi 61,44 TL ve 11,06 TL KDV si ile birlikte toplam toplam 1.101,00 TL nin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, davacı tarafından 27.01.2016 tarih ve İstanbul ...
İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosya no ile İcra takibine başlandığı, davalının 11.02.2016 tarihli itirazı üzerine icra işlemlerinin durdurulduğu anlaşıldığı, dava konusu olan ... nolu aboneye ait ve ödenmediği iddia edilen 1.028.50 TL tutarındaki faturanın, davacı tarafından ‘’Fesih Tazminatı Bedeli’’adı altında tanzim edildiği, ancak 27.10.2014 tarihli sözleşmede ‘’Fesih Tazminatı Bedeli’’ adı altında bir hüküm bulunmadığından, davacının talep ettiği 1.028.50 TL tutarındaki asıl alacak tutarındaki talebinin yerinde olmadığının tespit ve rapor edildiği,
denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/160, K. 2019/389, 26 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama