KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/180 Esas
- Karar no
- 2021/359
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/03/2020
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalıların 07.01.2019 tarihli 1.000 TL tutarındaki ... plakalı araç için provizyon bedelini müvekkiline ödemediğini, bu alacağa istinaden davalı borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2020/...
E sayılı dosyası ile örnek 7 ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde borçlarının olmadığına ilişkin beyanda bulunduklarını, davalıların bu tavrı ile yalnızca süre kazanmak maksadıyla takibin durdurulmasına sebebiyet verdiği ve kötü niyetli bir yaklaşımda bulunduğunun aleni olduğunu, davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, haksız yere borcunu inkar eden davalı borçlunun inkar nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve yargılama süresince alacağa faiz işletilerek davalıdan tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
GEREKÇE
Dava; İİK 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davaya dayanak .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 1.000,00-TL asıl alacak ve 13,81-TL faizi olmak üzere toplam 1.013,81-TL ... plakalı araç için ödenen provizyon bedelinden kaynaklı alacağın tahsili için 08.01.2020 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlular tarafından süresinde borca itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu icra takibi konusu alacağın dayanağının araç kiralama neticesi teminat olarak yatırılan provizyon bedelinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.04.2019 tarihli ve 2017/7741 Es., 2019/3757 K. Sayılı ilamında "01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.Bu tanımlamaya göre; davacı tarafından sunulan 10.01.2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli ‘Sanayi ve Tıbbi Gazlar Tedarik Anlaşması’ başlıklı sözleşme ile davaya konu sanayi tüplerinin kullanılması için davalıya tahsis edilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda dava, 12.12.2016 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." yönünde karar verilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığı 2017/ ... Es. ve 2017/7547 K. Sayılı ilamında "....
Davalı vekili; müvekkil şirketin personel taşımacılığı yapmakta olup davacıdan araç kiraladığını, bu hizmet karşılığında da davacı tarafından müvekkil şirkete fatura kesildiğini ancak takibe konu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, fatura bedellerinin toplamının davacı alacaklının hesabına yatırıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Dava, 27.10.2014 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir." yönünde karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözlü "Araç Kiralama Sözleşmesi''nden doğduğu ve yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklara bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 4.cü maddesinin 1.ci fıkrasının a bendinin "Kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları," hükmü uyarınca iş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/(1)-c ile 115/(2) madde uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla;
Katip ... Hakim ...
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/180, K. 2021/359, 27 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama