KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas no
- 2020/200 Esas
- Karar no
- 2024/356
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/03/2020
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin borçlu-davalı şirketten 01.12.2017 tarihli sözleşme gereği alacaklı olduğu, söz konusu 01.12.2017 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen ödeme planı gereği davalı-borçlu tarafından yapılması gereken ödemeler bulunduğu, ancak davalı-borçlu tarafından 01.12.2017 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen ödeme planındaki ödemelerin yapılmaması üzerine davalı-borçlu hakkında ....
İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalı-borçluda söz konusu ilamsız takibimize haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi durdurmak maksadı ile itiraz ettiği ve davalı-borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, ... numaralı dosya ile zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de 22/01/2020 tarihli arabuluculuk toplantısında anlaşmaya varılamadığı, bu nedenlerle; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik.
Davalıların haksız ve kötüniyetli borca itirazının iptali ile takibin 26.199,97 TL üzerinden devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın vefat ettiği, müvekkillerinin murisin mirasını ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararı ile kayıtsız ve şartsız olarak reddettikleri, dahili davalılar ..., ... ve küçükler ... ve ... ... murisin mirasını reddetmelerinden dolayı borçlarından sorumlu olmadıkları, bu nedenlerle davanın reddi ile icra dosyasında borcun tamamına, gönderilen muhtıranın içeriğine itirazlarının kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlu ... ... AŞ ve ... olduğu, 7.000,00 TL asıl alacak, 577,79 TL işlemiş faiz, 7.000,00 TL alacak, 403,89 TL işlemiş faiz, 7.000,00 TL alacak,299,99 TL işlemiş faiz, 8.000,00 TL alacak, 70,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.282,19 TL alacak için 05/11/2019 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalı ... (müteveffa) aleyhine 01.12.2017 tarihli sözleşmedir başlıklı ... A.Ş ve ... arasında ... A.Ş nin ...'a borcunun yapılandırılıp tasfiyesi ve hisselerin devrine yönelik sözleşme ile davalı aleyhine sözleşmede kefil sıfatının bulunduğundan bahisle ; .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı davalının süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz etmesi üzerine mahkememize takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemli iş bu davanın açıldığı ,
TBK.m.583 hükmüne göre; Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Sunulan sözleşme evrakı incelendiğinde sözleşmenin son sayfasında 9 nolu bendde "... ... yanında iş bu sözleşmenin kefilidir" ibaresini yer aldığı onun dışında sözleşme içeriğinde kefalete ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığı , kefilin sorumlu olacağı azamî miktarın belirtilmediği, kendi el yazısının bulunmadığı bu haliyle kefaletinin geçersiz olduğu sonucuna varılmış olmakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Somut olayda; ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli... sayılı kararı ile, muris ...'ın en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirası reddolunduğu anlaşılmakla terekesinin TMK 612. Maddesine göre iflas hükümlerine göre re'sen tasfiyesine, ...
Sulh Hukuk Mahkemeleri Satış Memuru ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına dair karar verildiği görülmüştür.Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır.
Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da davada takip yetkisi miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçeceği tespitiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/200, K. 2024/356, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama