KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/597 Esas
- Karar no
- 2024/844
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/09/2021
Karar Metni
2.980 kelime·15 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Olay günü olan 13 09.2019 günü sabah saatlerinde davacı müvekkil ...'in ifadesinde belir diği üzere, ... beldesinden ... merkezinine gitmek için plakasını ve sürücüsünü bilmediği bir araca binerek ... İlçesi istikameti ... ...
Mahallesinden geçtiği sırada, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp yolun solunda bulunan dereye doğru gitmesi ve müvekkilin yaralanmasıyla sonuçlanan tek araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1 -d ve 52/1 -b maddesinde açıklanan kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu trafik bilirkişisinden aldırılan uzman mütalaası'nda tespit altına alındığını, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde, oluşan maddi zararın başvurulan ...
Hesabı tarafından karşılanması amacıyla kuruma 22.04.2020 tarihinde başvurulmuş ve ödeme yapılması için gerekli tüm evrakların kuruma teslim edildiğini, Davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, 2918 sayılı KK'nun 97. Maddesince; 'Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunman gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" hükmü bulunduğunu, söz konusu kanun değişikliği uyarınca 22.04.2020 tarihinde davalı kuruma yapılan yazılı başvuruya ...
Hesabı tarafından talebi karşılayacak nitelikte bir cevap gelmediğinden işbu davayı açma zaruri yeti hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.800,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı. 100,00-TL geçici bakıcı masraii ve 100,00 TL süre çli bakıcı masrafı, 50,00 -TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 6.100,00 TL tazminatın davalı ...
Hesabı başvuru tarihi olan 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin ve zamanaşımı itirazlarından sonra.
Dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, gerçekleştiği iddia edilen kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı, dava konusu edilen gerçekleştiği iddia edilen kaza nedeniyle kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını, tazminat talep hakkı olmadığını, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu olmadığını, 13.09.2019 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile ilgili olarak,
...'in kazadan bir ay sonra verdiği ifadede, ... beldesinden ... merkezine gitmek istediğini ve yolda biraz yürüdükten sonra arkasından gelen bir araca el kaldırdığını ve kendisini götürmesini istediğini, araca bindiğini ve biraz ilerledikten sonra araç sürücüsünün hakimiyetini kaybedip kaza yaptığını beyan ettiğini ve yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olmadığını, bu ifade dışında kazanın nasıl meydana geldiği hususunda herhangi bir bilgi, belge ve delil bulunmadığını, davacının plakasını ve sürücüsünü bilmediğini iddia ettiği aracın içinde yolcu pozisyonunda olduğunu belirtmiş olup,
yolcu olarak bindiği aracın en azından sürücüsünün kim olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosyadaki evraklarda davacının anlatımı dışında kazanın oluşuna ilişkin hiçbir tespit bulunmadığını, dava konusu kazaya tesit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 190/1 "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, ” Türk Medeni Kanunu madde 6 “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri,
hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Dolayısıyla zarar gördüğünü iddia eden, zararın gerçekleştiği somut olayı, zararını ve zarar verenin kusuru ispatlamak zorunda olduğunu, Plakası Tespit Edilemeyen Aracın Varlığının ve Bu Aracın Kazaya Sebebiyet Verdiğinin İspatlanması Gerektiğini, kazaya neden olan aracın müvekkili ...
Hesabının sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olmasının şart olduğunu, bu nedenle öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığı, daha sonra kusuru ve son olarak da aracın türü yönünden inceleme yapılması gerektiğini, dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu kazanın gerçekleştiği hakkında davacının beyanlarından başkaca tespit olmadığını, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymayacağını, keza kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği bir yana, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konması gerektiğini,
bu nedenle davacının iddiası ispat edilemediğini, Plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının ücret vermeden, ekonomik bir karşılık olmaksızın taşındığı sırada kazaya karıştığını belirttiğini, O halde taşımanın niteliği gereği hatır taşıması olduğunu, müterafik kusur indirimine ek olarak dır.
Müterafik kusur indirimine ek olarak % 20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK'dan davacıya ödenen bir tazminat yada bağlanan maaş/aylık/ödenek olup olmadığı sorulması gerektiğini, cevaba göre müvekkilin sorumluluğunda olacak tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, zararın SGK tarafından karşılandığı ölçüde müvekkili kurumun da sorumluluğu sona erdiğini, tazminat hesaplamasının sicile kayıtlı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından, geçici bakıcı gideri tazminatından ve tedavi giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını,
davayı ve faizi kabul anlamına gelmemekle beraber dava konusu uyuşmazlıkta temerrüt gerçekleşmediğini belirterek, davanın öncelikle başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının, plakasını ve sürücüsünü bilmediği araca binmesi ve araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle 13/09/2019 tarihinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralanması nedeniyle sürekli maluliyet, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, sürekli bakıcı gideri ve tedavi giderleri nedeniyle zararlarına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 31/12/2021 tarihli ön raporunda özetle; dosya içerisinde kaza tespit tutanağının bulunmadığı, mevcut verilerle rapor tanzimi yapılamayacağı, rapor tanzimi yapılabilmesi için kaza tespit tutanağının tüm sayfalarının aslı veya okunaklı fotokopisi ile birlikte ceza dosyasının tümüyle gönderilmesine, kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş ise, sürücünün seyir yönü, yoldan çıktığı yerin olay mahallinin özelliklerini belirten ölçekli kroki üzerinde gösterilmesine ihtiyaç duyulduğundan dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği belirtilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinin ön raporu doğrultusunda eksikliğin giderilmesi için kaza mahallinde keşif yapılmak üzere ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır.
...
Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile alınan 03/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşunda plakası bilinmeyen aracı sevk ve idare eden kimliği belirsiz araç sürücüsünün tamamen kusurlu olacağı;13.09.2019 cuma günü sabah saatlerinde ... üzerinden Kozdere mevkiinde bulunan Beton santrali istikametine (...) doğru yürümekte iken arkasından gelip aynı istikamete doğru seyir halinde olan plakası ve sürücüsü bilinmeyen araca durması için işaret ettiği ve duran araca binerek yoluna devam ettiği esnada sola virajlı yolda sürücüsünün kontrolünden çıkan plakası bilinmeyen aracın yol seviyesinden 4-5m. aşağıda bulunan dereye düşen
araçta yolcu olarak bulunan ...'in BTM ile iyileşemeyecek şekilde yaralanması ile neticelenen kazada. Kazaya engel olabilmek için yapması gerektiği halde yapmadığı bir hareket veya ihlal ettiği herhangi bir trafik kuralı tespit edilemeyen yolcu ...”'in bu kazanın oluşunda kusurunun olmayacağı tespit ve rapor edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'nun 26/10/2022 tarihli maluliyet raporunda özetle; ... ve ... oğlu 02/03/1954 doğumlu, ...’in 13/09/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde.
I.Kas-İskelet Sistemi, Torakal omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.3’e göre Kategori IV olup. 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaa edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 16/12/2022 tarihli raporunda özetle.
Kaza tespit tutanağının mevcut olmadığı anlaşılmakla, yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporuna göre olay mahallinde yol; genişliği 4 metre, zemin kaza tarihinde stabilize kaplama, ... istikametine göre hafif iniş eğimli, sağa ve sola devamlı virajlı olan yolun sağ tarafında zeminden yaklaşık 4-5 metre aşağıda dere olduğu, görüşe engel bir hususun olmadığı, yolun köy/Cadde/sokak statüsünde olduğu, mahallin meskun içi, azami hız limitinin 50 km/h olduğu, kaza esnasında vaktin gündüz, zeminin kusur ve havanın açık olduğunun tespit edildiği,
netice ve kanaat kısmında kazanın oluşumunda kimliği belirsiz sürücünün tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş, tüm dosya kapsamı, davacı yolcunun hazırlık beyanı, bilirkişi raporu ve dava dilekçeleri incelendiğinde, kazanın yukarıda olay kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup mevcut verilere göre.
Kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile seyrini; mahal şartlarına göre müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyip, sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ taraftan yoldan çıkıp dereye doğru düştüğü olayda asli kusurlu olduğu sonuç olarak olayda. Kimliği belirsiz sürücünün, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 26/06/2023 tarihli raporunda özetle. Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 17.954,21 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 325.044,122 TL olduğu, Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 7.675,20 TL olduğu, Davacı kazazedenin kazadan sonraki tedavilerinin yapıldığı hastaneler kamuya ait olduğundan davacı tarafından ödenmiş herhangi bir belgeli tedavi gideri bulunmadığı,
Davacının operasyonlarını gerçekleştirilen hastaneye kontrolleri için giderken tahminen ve takdiren 1.500,00“TL YOL GİDERİ'ne katlanmış olabileceği, iyileşme süresi boyunca korseye ve Canadien tipi koltuk değneğine ihtiyaç duyacağının tıbbi gerçeklik olduğu ve dava konusu olay tarihlerinde bu tip KORSE VE KOLTUK DEĞNEĞİNİN TOPLAM 1.750,00 -TL'ye temin edilebildiği, bu durumda, davacı ...'in 13.09.2019 tarihli araç içi trafik kazası sonrası toplam 3.250,00 -TL belgesiz tedavi gideri harcaması yapmış olduğu,
Mahkemece somut olayda hatır taşıması olduğu kanaatine varılması halinde yukarıda hesaplanan maddi zarar tutarlarından % 20 üst sınırını aşmamak kaydı ile hatır taşıması indirimi yapılması gerekeceği, Temerrüt başlangıcının 22.09.2021 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 24/06/2023 tarihli ek raporunda özetle; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 17.954,21 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının sakatlık teminat limitiyle sınırlı ve 390.000,00 TL olduğu, Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 7.675,20 TL olduğu, Davacı kazazedenin kazadan sonraki tedavilerinin yapıldığı hastaneler kamuya ait olduğundan davacı tarafından ödenmiş herhangi bir belgeli tedavi gideri bulunmadığı,
Kök raporda doktor bilirkişi tarafından davacı ...'in talep edebileceği belgesiz tedavi giderinin 3.250,00 TL olabileceği kanaatinin bildirildiği, Mahkemece somut olayda hatır taşıması olduğu kanaatine varılması halinde yukarıda hesaplanan maddi zarar tutarlarından %20 üst sınırını aşmamak kaydı ile hatır taşıması indirimi yapılması gerekeceği, Temerrüt başlangıcının 22.09.2021 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 16/10/2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde; müvekkili ... için tazminat miktarı olan 418.879,41-TL'nin temerrüt tarihi olan 22/04/2020'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkilimize ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, plakasını ve sürücüsünü bilmediği araca bindiğini ve araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle 13/09/2019 tarihinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığından bahisle uğradığını iddia ettiği sürekli maluliyet, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, sürekli bakıcı gideri ve tedavi giderleri zararlarının kazanın gerçekleşmesinde plakası ve sürücüsü bilinmeyen aracın kusurlu olduğundan bahisle davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davalı taraf savunmasında, davacı tarafça kazanın oluş şeklinin ispatlanamadığını,
davacının bindiği aracın plakası ve sürücüsünü bilmediği beyanına itibar edilemeyeceğini, olaya ilişkin tanık olmadığı, davacının şikayeti olmaması nedeniyle ceza soruşturması olmadığı, kamera kaydı, tutanak olmadığı, davacının isticvabının gerektiği beyan ve itirazlarında bulunmuş olup, dosya içeriği incelendiğinde, davacının celp edilen tıbbi evraklarına göre kaza tarihi olan 13/09/2019 tarihinde ...Devlet Hastanesinin genel adli muayene formunda olay öyküsü kısmının araç içi trafik kazası olarak belirtildiği,
ATK'dan alınan raporda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması olduğunun belirtildiği görüldüğünden davacının yaralanmasının trafik kazasına bağlı olduğu değerlendirilmiş, davacı da dava dilekçesinde vakıaya ilişkin açık beyanda bulunduğundan 08/05/2024 tarihli celsede davacının isticvabında hukuki yarar bulunmadığı değerlendirildiğinden davalının isticvap talebinin reddine karar verilmiş ve anılan sebeplerle davacının trafik kazası neticesinde yaralandığı ve dosya kapsamındaki delil ve belgelere göre davacının yolcu olarak bulunduğunu belirttiği aracın plakası ve sürücüsünün belirlenemediği anlaşılmış,
bu durumda davalının husumetinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
MAhkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen ön raporda belirtilen eksiklikler giderilmiş ve yine ön raporda belirtilen, kazaya ilişkin sürücünün seyir yönü, yoldan çıktığı yerin olay mahallinin özelliklerini belirten ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi hususlarındaki eksikliğin giderilmesi için kazanın gerçekleştiği yerde keşif yapılarak rapor alınmak üzere ...
Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan ve yukarıda alıntılanan talimat raporu üzerine dosya yeniden ATK trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 16/12/2022 tarihli kusur oranına ilişkin raporda, kimliği belirsiz sürücü %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Akabinde Mahkememizce ATK'dan alınan 27/10/2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükteki Erişkinlen için engellilik değerlendirmesi yönetmeliğine göre düzenlendiği ve buna göre davacının sürekli maluliyeti %23 oranında olduğu, iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve davacının dava konusu kaza nedeniyle sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, iyileşme süresinde 3 ay geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğu belirlenmiştir.
ATK'dan alınan kusur ve maluliyet raporları üzerine dosya hesaplama için aktüer ve doktor bilirkişilerden oluşan heyete verilmiş, bilirkişi heyetinin 26/06/2023 tarihli kök ve 24/06/2024 tarihli ek raporları birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde, kök ve ek raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı ve bu hususun Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu görülmüş, Kök raporda yapılan hesaplamada;
davacının geçici iş göremezlik zararının 17.954,21-TL, sürekli iş göremezlik zararının 325.044,22-TL(davalının teminat limiti 390.000,00-TL), bakıcı zararının 7.675,20-TL, belgesiz tedavi gideri zararının 3.250,00-TL olduğu hesaplanmış ve belgeli tedavi gideri olmadığı belirlenmiş, aynı zamanda ihtarnamenin tebliğine dair belge bulunmadığından davalının temerrüt tarihinin dava tarihi olan 22/09/2021 olduğu, faiz türünün de taleple bağlı kalınarak yasal faiz olduğu belirlenmiştir.
İtirazlar üzerine ve dosya ek rapor düzenlenmek üzere yeniden bilirkişi heyetine verilmiş olup, Ek raporda itirazların incelenmesi neticesinde yapılan hesaplamada; davacının geçici iş göremezlik zararının 17.954,21-TL, sürekli iş göremezlik zararının 459.545,25-TL (davalının teminat limiti 390.000,00-TL olduğundan talep edilebilecek tutar teminat limiti olan 390.000,00-TL), bakıcı zararının 7.675,20-TL, belgesiz tedavi gideri zararının 3.250,00-TL olduğu hesaplanmış ve belgeli tedavi gideri olmadığı belirlenmiş, aynı zamanda ihtarnamenin tebliğine dair belge bulunmadığından davalının temerrüt tarihinin dava tarihi olan 22/09/2021 olduğu,
faiz türünün de taleple bağlı kalınarak yasal faiz olduğu ve somut olayda Mahkemece hatır taşıması olduğu kanaatine varılması halinde %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesinde ek raporda belirlenen tutarlara dava değerini yükseltmiş ancak faiz başlangıç tarihinin davalının temerrüt tarihi olan 22/04/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi şeklinde talepte bulunmuştur.
Yapılan incelemede; dava dilekçesinde davacı açıkça ilçe merkezine gitmek için plakası ve sürücüsünü bilmediği araca bindiğini belirtmiştir. Davacının araçta yolcu olduğu ve aracın sürücüsünü ve plakasını bilmediği anlaşılmakla Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde 5.800,00-TL sürkli iş göremezlik, 50,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL geçici bakıcı gideri zararı ve 100,00-TL sürekli bakıcı gideri zararı ile 50,00-TL tedavi gideri talebinde bulunmuştur.
Mahkememizce alınan hesap raporlarının incelenmesi neticesinde davacının belirlenen zararları;17.954,21-TL geçici iş göremezlik, 459.545,25-TL (teminat limiti 390.000,00-TL olduğundan talep edilebilecek tutar teminat limiti olan 390.000,00-TL) sürekli iş göremezlik, 7.675,20-TL bakıcı gideri, 3.250,00-TL belgesiz tedavi gideri zararı olup, %20 hatır taşıması indirimi yapılması neticesinde davacının hesaplanan zararları.
14.363,37-TL geçici iş göremezlik zararı, 367.636,20-TL (teminat limiti 390.000,00-TL'nin altında) sürekli iş göremezlik zararı, 6.140,16-TLbakıcı gideri zararı ve 2.600,00-TL belgesiz tedavi gideri zararı olup, davacı vekilinin talep artırım dilekçesi neticesinde davacı için talep edilen tutarların.
17.954,21-TL geçici iş göremezlik zararı, 390.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararı, 7.675,20-TL bakıcı gideri zararı, 3.250,00-TL belgesiz tedavi gideri zararı olup, Mahkememizce, ATK'dan alınan kusur ve maluliyet raporu ile hesaplanan tazminat kalemlerinden yukarıda açıklanan %20 oranında hatır taşıması indirimi ve davalının 390.000,00-TL teminat limiti dikkate alındığında davacının davalıdan talep edebileceği zararlarının.
14.363,37-TL geçici iş göremezlik zararı, 367.636,20-TL sürekli iş göremezlik zararı, 6.140,16-TL geçici bakıcı gideri zararı, 2.600,00-TL belgesiz tedavi gideri zararı taleplerinin kabulüne, geçici iş göremezlik zararına ilişkin 3.590,84-TL fazlaya dair talebin reddine, Sürekli iş göremezlik zararına ilişkin 22.363,80-TL fazlaya dair talebin reddine, Geçici bakıcı gideri zararına ilişkin 1.135,04-TL fazlaya dair talebin reddine,
Belgesiz tedavi gideri zararına ilişkin 650,00-TL fazlaya dair talebin reddine ve sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığından dava dilekçesinde sürekli bakıcı gideri zararı için talep edilen 100,00-TL 'nin reddine karar vermek gerekmiş, davalının temerrüt tarihi yönünden yapılan incelemede;
her ne kadar bilirkişi raporunda davacının davalıya başvurusuna ilişkin ihtarnamenin tebliğ tarihinin bulunmadığından bahisle temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu belirtilmişse de davacı vekilince sunulan delil dilekçesi ekinde yer alan davacının davalıya başvurusuna dair belgenin üzerinde davalının adı ve evrakı alan personelim isim ve imzasının bulunduğu ve tarihin 22/04/2020 olduğu görülmekle,
davacının davalıya başvurusunu takip eden 8 iş günü sonrası 05/05/2020 tarihi itibariyle temerrütünün oluştuğu görülmekle ve davalının sorumluluğunun kanun gereği olması nedeniyle işleyecek faiz türünün yasal faiz olduğu anlaşılmakla belirlenen tazminat tutarlarına temerrüt tarihi olan 05/05/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/597, K. 2024/844, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama